İnsanların kendilerini adayabileceği en asil şeylerden birinin, zamanlarını yardıma ihtiyacı olan başkalarına ayırmak olduğu belirtildi. Ancak gönüllülüğün sadece hüznün belirgin olduğu yerlerde gerçekleşmek zorunda olmadığı kaydedildi. Gönüllülük aynı zamanda insanların yaşamı, yeteneği, topluluğu, enerjiyi ve elbette mutluluğu kutlamak için bir araya geldiği yerlerde de yaşatıldığı vurgulandı. Yurt içi ve yurt dışı spor etkinlikleri, kültürel organizasyonlar, müzik festivalleri, devleti temsil eden turizm etkinlikleri ve çeşitli yerel buluşmalarda gönüllülerin, her şeyin daha soğuk, daha yavaş ve daha az insancıl görüneceği sessiz kahramanlar olduğu aktarıldı. Bu kişilerin, gülümseyerek karşılayan, yönlendiren, uyum sağlamanıza yardımcı olan, kalabalık ve kaosa düzen getiren, heyecanı yatıştıran, küçük krizleri çözen ve her şeyin daha kolay akmasını sağlayan neşeli insanlar olduğu belirtildi. Seyirci veya sanatçı olarak onları çoğu zaman fark etmesek de, yeni bir yere geldiğimizde gördüğümüz ilk yüzün onlar olduğu ve eve götürdüğümüz son izlenimin de onlar olabileceği kaydedildi. Halka açık etkinliklerde gönüllülüğün ikincil ve önemsiz bir yardım değil, atmosferi yükselten ve deneyimi unutulmaz kılan önemli bir faktör olduğu vurgulandı. Gönüllülüğün sadece “CV için deneyim toplayan” gençlere veya çok boş zamanı olan insanlara ayrılmadığı açıklandı. Bu durumun, geride bırakılması gereken yanılgılardan biri olduğu belirtildi. Birçok insan için spor, kültür ve turizm etkinliklerinin, gönüllülük dünyasına giriş için mükemmel bir ilk adım teşkil edebileceği aktarıldı. Bu tür yerlerde iyiliğin, heyecan, dinamizm ve daha büyük bir şeyin parçası olma hissiyle birleştiği kaydedildi. Yüzlerce insanı bir araya getiren bir etkinlikte sahne arkasında yardımcı olan birinin, her güzel deneyimin arkasında ne kadar çaba, dikkat ve yürek olduğunu ancak o zaman anlayabileceği belirtildi. Ziyaretçilere rehberlik eden veya katılımcılara yardım eden bir başkasının ise insanlarla çalışmaktan ne kadar keyif aldığını ilk kez keşfedebileceği aktarıldı. Ayrıca bazı kişilerin tam da bu ortamlarda arkadaşlıklar kurup, özgüven kazanıp etkinliğin kendisinden çok daha uzun sürecek anılar biriktirebileceği de vurgulandı.