Ünlü müzisyen Goran Bregović, Sveti Petar Čvrstec köyünde bulunan mülkünde yaşanan trajik olayları anlatmış. Babasından miras kalan üzüm bağını sürdürmek ve halkın sevdiği gibi şarap yapmak isteyerek bir akrabanla anlaşmış. Ancak kısa sürede bir dizi trajik olay meydana geldi.
Goran Bregović'e göre, akrabaları sadece altı ay sonra onu arayıp artık devam edemeyeceğini söylemiş. Çünkü eşi bir arabaya atlayarak intihar girişiminde bulunmuş ve arabanın ona kolunu kırmış.
Bregović ailesiyle, çocuklarıyla ve hayatın anlamıyla konuşmaya çalışmış ama kadın sadece "dörtte uyan" ve "hiçbir şey yetişmiyor" demiş. Bu olaylardan etkilenen müzisyen, tüm fikri terk edip bu durumun "büyük bir felaket" olduğunu söylemiş ve "üzüm bağları yüzünden iki kişiyi öldürdüm" diyerek sonuca varmış.
Çocukluğundan beri yaşadığı zor anıları da hatırlatan Bregović, babasının alkolizmi nedeniyle ebeveynlerinin büyük aşkı sona erdiğini anlatmış. Goran 10 yaşında, kardeşi ise sadece 5 yaşındayken ayrılmışlar. Müzişyen için annesinin kaybı "büyük bir felaket" olmuş.
Babası emekli olduktan sonra köyde yaşamış ve ilk birkaç yıl elektrik ve su olmadan yaşamış. Bregović, babasının karanlıkta bir masada oturup transistörle şarkılar söylediğini gördüğünü anlatıyor ve babasının gibi kolay ve mutlu bir şekilde ölmeyi dilediğini söylüyor.
32 yıldır evli olan Bregović ile eşi Dženan 14 yıldır ayrı adreslerde yaşıyor. Eşi üç kızlarıyla (Ema, Una ve Lola) Paris'te yaşıyor, o ise Belgrad'da. Sırbistan başkentinde, Bregović tarımla ilgileniyor ve boran, domates, kabak ve turp yetiştiriyor.
Ailesinin tarihine dair bilgiler de veren müzisyen, annesinin babasının Solunalı bir kolonist olduğunu söylüyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında ailesinin kadınları Jasenovac kampına gönderilmiş ve oradan kaçırılan Alman askerleriyle değiş tokuş edilmiş. Nene, Beograd tren istasyonundan önce atlayarak Hersek'ten tütün şarçesi yaparak tüm aileyi geçindirdi.