Kıbrıs Rum Yönetimi Rus sermayesine kapılarını kapatarak on binlerce şirket ve hesabı tasfiye etti

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), uzun yıllar "Akdeniz'deki Moskova" olarak anılmasına neden olan Rusya ile stratejik bağlarını, Ukrayna savaşı sonrası Avrupa Birliği (AB) yaptırımları doğrultusunda tamamen kopardığını bildirdi. On yıllardır Rus sermayesinin kalesi konumunda olan Rum yönetimi, bugün Moskova’dan açıkça uzaklaşarak yaptırımları tavizsiz uyguladığını açıkladı.

Sert Ekonomik Tedbirler ve Finansal Kesinti
Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Rusya ile yaşanan bu diplomatik ve ekonomik kopuşun sonuçlarının oldukça keskin olduğunu kaydetti. Kombos, 2023 yılına kadar yaklaşık 43 bin paravan Rus şirketinin faaliyetlerine son verildiğini ve Rus vatandaşlarına ait 130 bin banka hesabının kapatıldığını belirtti. Bakan, 2015-2024 yılları arasında adadaki Rus mevduatlarının yüzde 87 oranında gerilediğini ve bu fonların toplam banka mevduatları içindeki payının yüzde 1,5 seviyesine düştüğünü vurguladı.

Turizm sektöründe de benzer bir tablonun yaşandığına dikkat çekilirken, 2022 öncesinde İngilizlerden sonra en kalabalık ziyaretçi grubunu oluşturan Rus turist sayısının yüzde 90 oranında azaldığı aktarıldı. Ancak, özellikle Limasol şehrinde yoğunlaşan ve kendi okul ile medya kuruluşlarına sahip 120 bin ila 140 bin arasında Rus vatandaşının adanın güneyinde yaşamaya devam ettiği bildirildi.

Jeopolitik Dönüşüm ve Güvenlik Stratejileri
2013 finansal krizi döneminde Rus sermayesini tutmak için "altın pasaport" gibi teşviklere başvuran Lefkoşa yönetiminin, Şubat 2022’den itibaren bu politikayı tamamen terk ettiği açıklandı. Bakan Kombos, Ukrayna'nın yaşadığı süreci 1974 yılındaki askeri müdahale sonrası adada yaşanan bölünmüşlükle kıyaslayarak, Kiev'e verilen desteğin Rum yönetiminin AB dönem başkanlığı sürecinde temel öncelik olacağını ifade etti.

Haberde, adadaki mevcut siyasi statünün Rum yönetiminin dış politika hedefleri önünde engel teşkil etmeye devam ettiği kaydedildi. Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis, bu yılın ilk yarısında Schengen bölgesine girmeyi hedeflediklerini belirtirken; NATO üyeliği konusunda ise Türkiye’nin onay mekanizmasının belirleyici bir engel olarak durduğu hatırlatıldı. Askeri alanda da köklü bir değişikliğe giden Rum yönetiminin, Rusya'dan silah alımını durdurarak savunma sistemlerini Batılı müttefiklerle modernize etmeye başladığı aktarıldı.