"headline": "Macaristan Seçimleri Sonrası Avrupa Birliği'nde Yeni Engelleyici Liderler Kimler Olacak?", "article": "Macaristan'da Viktor Orban'ın iktidarı kaybetmesiyle, Avrupa Birliği içindeki ana engelleyici faktör rolünün boş kaldığı belirtildi. Bu durumun, AB'nin yaptırımlar, bütçe ve diğer oybirliği gerektiren konularda kilit kararlar alırken birliğe ihtiyaç duyduğu hassas bir zamanda gerçekleştiği vurgulandı.\n\nBu değişimin, AB'nin yaptırımlar, bütçe ve oybirliği gerektiren diğer konularda kritik kararlar almak için birliğe güvendiği hassas bir zamanda gerçekleştiği aktarıldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Orban'ın yenilgisinin ardından vakit kaybetmeyerek, gelecekteki blokajları önlemek amacıyla oylama kurallarında değişiklikler önerdiği belirtildi.\n\nMacaristan Başbakanı'nın yıllarca, özellikle Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya desteği konusunda önemli girişimleri veto hakkını kullanarak durdurduğu kaydedildi. Pazar günü yaşadığı ağır seçim yenilgisinin ardından Orban'ın yerine Brüksel ile daha yakın işbirliğine hazır olduğunu açıklayan merkez sağ siyasetçi Peter Magyar'ın geleceği bildirildi. Birçok kişinin, onun zaferinin anlaşmalara ulaşmayı kolaylaştıracağını umduğu aktarıldı.\n\nKimliğinin açıklanmasını istemeyen bir AB diplomatı, "Sistematik ve sürekli engellemeye dayalı siyasi modelin, Fidesz'in ağır yenilgisiyle çöktüğü" yönünde bir izleniminin olduğunu belirtti.\n\nAncak, Orban'ın ayrılığının von der Leyen'in veya Kiev'in rahat bir nefes alabileceği anlamına gelmediği belirtildi. Politico'nun haberine göre, 27 liderin karar aldığı Avrupa Konseyi'nde, bazı kararları engellemeye devam edebilecek birkaç Orban müttefikinin hala bulunduğu kaydedildi.\n\nOrban'ın rolünü üstlenebilecek liderler şunlardır:\n\nSlovakya Başbakanı'nın, özellikle Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Ukrayna'ya yardım konusunda kararları engellemede sık sık Orban'ın en yakın ortağı olduğu aktarıldı. Orban'ın ayrılmasıyla Fico'nun, AB içinde Kremlin'in en yakın, belki de son müttefiki olarak kaldığı vurgulandı.\n\nFico'nun geçen yaz "Avrupa Birliği'nin yapıcı bir üyesi olmak istiyorum, ancak Slovakya'nın zararına değil," dediği bildirildi. Yakın zamanda, Orban'ın seçimleri kaybetmesi durumunda 90 milyar avroluk Ukrayna yardım paketini bloke edebileceği konusunda uyarıda bulunduğu belirtildi. Şimdi ise bu tehdidi gerçekten yerine getirip getirmeyeceği veya AB'deki çoğunluğun tutumunu takip edip etmeyeceği sorusu gündeme geldiği aktarıldı. Fico'nun bugüne kadar kilit anlarda genellikle geri adım atarak ortak kararları desteklediği kaydedildi.\n\nMilyarder ve sık sık "Çek Trump'ı" olarak adlandırılan Çekya Başbakanı'nın, Orban'ın siyaset tarzına zaten bir eğilim gösterdiği vurgulandı. Orban ve Fico ile birlikte, Ukrayna yardımından muafiyet talep ettiği ve Kiev'e desteğin azaltılmasını savunduğu belirtildi. Ayrıca, emisyon ticaret sisteminin Çekya endüstrisine zarar verdiğini savunarak AB'nin iklim politikasının sert bir eleştirmeni olduğu da kaydedildi.\n\nAncak, sağ eğilimli liderlerin tüm kararları engellemeyeceği, ancak belirli konularda "zorlu müzakereciler" olacakları beklendiği aktarıldı.\n\nİtalya Başbakanı'nın, sağcı duruşları AB'ye karşı pragmatik bir tutumla birleştirerek dikkatle dengelenmiş bir politika izlediği kaydedildi. Açık engelleme yerine, işbirliği ve uzlaşı yoluyla kararları etkilemeye çalıştığı vurgulandı.\n\nBir AB diplomatının onu Orban'dan "tamamen farklı bir siyasetçi tipi" olarak değerlendirdiği, ancak diğerlerinin aralarındaki ideolojik yakınlığın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardığı aktarıldı. Bir diplomatın, "Son AB zirvesinde, Orban'ın konumuna anlayış gösteren tek kişi Meloni'ydi," dediği belirtildi.\n\nEski Slovenya Başbakanı, sağcı popülist ve açık bir Trump sempatizanı olan Janša'nın, belirsiz seçimlerin ardından iktidara geri dönebileceği bildirildi. Orban ve Fico'dan farklı olarak, Janša'nın Ukrayna konusunda farklı bir tutuma sahip olduğu, AB'ye yakınlaşmasını güçlü bir şekilde desteklediği ve 2022'de destek işareti olarak Kiev'i ziyaret ettiği kaydedildi.\n\nYeni bir parti kuran eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı'nın, önemli bir seçim başarısı elde edebileceği belirtildi. Onun iktidara gelmesinin AB içindeki ilişkileri karmaşık hale getirebileceği vurgulandı. Radev'in daha önce Ukrayna'nın "yenilgiye mahkum olduğunu" ifade ettiği ve askeri yardımın artırılmasını eleştirerek bunun yalnızca çatışmayı uzattığını savunduğu kaydedildi. Onun bu tutumlarının, 2023'teki kamuoyu önündeki çatışmaları sırasında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin sert tepkisini de çektiği aktarıldı." }