"headline": "Sırbistan Eğitim Bakanı Stanković, Lise Kayıtları ve EXPO Ziyaretleri Hakkında Açıklamalarda Bulundu", "article": "Sırbistan Eğitim Bakanı Dejan Vuk Stanković, bugün yaptığı açıklamada, lise kayıtları için bitirme sınavına 64.000'den fazla öğrencinin katılacağını bildirdi. Bakan, tüm öğrencilerin yerleşebileceğini ancak bazı okullara yoğun ilgi olduğunu ve bir kontenjan için 10 öğrencinin dahi başvurduğunu belirtti.\n\nEğitim Bakanı Stanković, küçük mezuniyet kapsamındaki bitirme sınavlarının 15, 16 ve 17 Haziran tarihlerinde yapılacağını bildirdi. Öğrencilerin testler hakkında net talimatlar aldığını ve deneme sınavı sonuçlarının geçen yıla göre daha iyi olduğunu kaydetti.\n\nStanković, "Bu yıl geçen yıldan daha düzenliydi. Eğitim sürecindeki koşulları normalleştirdik ve istikrara kavuşturduk, okullar normal çalışıyor, dersler ve bilgi kontrolleri yapılıyor. Öğrenciler testlerin nasıl olacağına dair çok net talimatlar aldı, öğretmenlerle pratik yapıldı ve RTS Planeta dijital platformu üzerinden evde bağımsız olarak pratik yapıp hazırlanabildiler" şeklinde açıklamalarda bulundu.\n\nEğitim Bakanı, öğrencilerin kendi tercih ettikleri liselere yerleşebileceği umudunu dile getirdi ve rekabetin yoğun olacağı okulların bulunacağını belirtti. Tüm liselerde yer olduğunu, ancak öğrencilerin yüzde kaçının ilk tercihlerine yerleşeceğinin önemli olduğunu vurguladı. Stanković, "Hatta 'ona bir' rekabetin olacağı okullar da olacak, ancak bu, talep gören mesleklerin ve okulların varlığını gösteriyor. Bu okullar, öğretmenlerin ve kaliteli plan ve programların yardımıyla bilgi ve becerilerini geliştirecek en nitelikli öğrencileri seçme şansına sahip olacak" ifadelerini kullandı.\n\nÜniversite öğrencilerinin, okulların Expo 2027 ziyaretlerini zorunlu kılmasının eğitim sisteminin siyasi ve yatırım projelerini teşvik etmek için kullanıldığı yönündeki iddialarına ilişkin olarak Stanković, Sırbistan Hükümeti'nin çocukların ihtisas fuarı Expo'yu ziyaret etmesini, daha önceki dönemlerde Expo düzenleyen devletlerin deneyim ve örneklerine dayanarak programa dahil ettiğini açıkladı.\n\nStanković, "Milano, Osaka ve Dubai'de de çocuklar ihtisas fuarlarını organize bir şekilde ziyaret etmişlerdi. Dubai'de hatta bir milyon öğrenci vardı. Kimse bu konuda tek kelime etmedi veya bunu siyasi bir hikayeye dönüştürmedi. Expo, gençlerin 130'dan fazla ülkenin başkentimizde sergileyeceği her şeyi tanıma fırsatıdır" diye aktardı.\n\nBakan, ayrıca Eğitim Bakanlığı'nın Expo'da eğitim sistemimizin, gençlerin bilgi ve yaratıcılığının bir sunumunu da düzenleyeceğini ekledi.\n\nStanković, "Eğitim pavilyonumuz olacak; burada genç bilim insanları ve müzik sanatından folklordan gençlerin diğer ifade biçimlerine kadar çeşitli sanat alanlarından genç yaratıcıları ağırlayarak, bu ülkede yetenekli çocukların vicdanlı ve özverili öğretmenlerinin yardımıyla yeteneklerini olağanüstü bilgi, beceri veya sanatsal ustalığa dönüştürebileceğini göstereceğiz. Dolayısıyla Expo'yu bir fırsat olarak görüyorum, burada hiçbir devlet baskısı yok, bu Expo'nun düzenlendiği ülkelerde bir uygulamadır" şeklinde vurguladı.\n\nSırbistan'da yabancı üniversitelere kapı açacak yeni bir yasa ihtiyacı fikrine gelince, Stanković, yükseköğretim yasasında gelecekte yapılacak bazı değişiklikler veya yeni bir yasanın çıkarılması kapsamında yabancı üniversitelerin gelmesine alan açılması gerektiği fikrini ortaya koyduğunu ve bunun yükseköğretim teklifini zenginleştireceğini belirtti.\n\nBakan, "Bazı önde gelen Avrupa veya dünya üniversitelerinin Sırbistan'a franchise olarak gelmesi, genç insanlarımızın yurt dışında edindikleri eğitime çok benzer veya aynı eğitimi almalarını kesinlikle sağlayacaktır. Dahası, Avrupa veya dünya metropollerinde ödedikleri yaşam maliyetini ve eğitim maliyetini ödemek zorunda kalmayacaklar" ifadelerini kullandı.\n\nBakan, Sırbistan'da faaliyet gösterecek olan tüm bu üniversitelerin, yerli devlet ve özel fakültelerin akreditasyonunun yapıldığı aynı koşullar altında akredite edileceğinin anlaşıldığını vurguladı.\n\nStanković, "Sağlıklı rekabet yeni bir kalite üretebilir ve aynı zamanda gençlerin daha kaliteli bir şekilde eğitim alması için bir fırsat yaratabilir. Devletin belirli bir üniversite tipine diğerlerine karşı monopol verme yükümlülüğü yoktur. Hepimiz liberal ekonomiden yana olduğumuz için, devletin rekabet ilkesini teşvik etmek amacıyla öngörülebilir ve sağlam yasal temeller oluşturması hedeflenmektedir ve bu rekabet ilkesi yükseköğretimde de geçerli olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.\n\nAkademik camianın bir kısmının yabancı üniversitelerin gelmesinin devlet fakültelerinin konumunu zayıflatabileceği yönündeki iddialarına ilişkin soruyu yanıtlayan Stanković, bu tür bir endişenin neye dayandığını bilmediğini bildirdi.\n\nStanković, "Yerli üniversiteler öğrencilerinde bilgi edinmeye, aktarmaya ve doğrulamaya odaklanırsa, kaliteli olmaları durumunda rekabetten hiç korkmak zorunda kalmazlar. Bence bu rekabet korkusu aslında monopolü kaybetme korkusudur" değerlendirmesini aktardı.\n\nStanković, üniversitede siyaset yapmanın ve her türlü siyasallaşmanın yasak olduğunu vurguladı.\n\nBakan, "Çünkü üniversite bir bilgi kurumudur ve her şeyden önce öğrencilerine bilgi sunması, bilgiyi doğrulaması ve kariyerleri boyunca bu bilgiyi edinme arzularını teşvik etmesi gereken bir kurumdur. Bu endişelere gelince, sanırım abartılı bir dramatizasyon söz konusu" şeklinde açıkladı.\n\nStanković, bu tür endişelerin "üniversite özerkliğini kötüye kullananlar" tarafından yayıldığını belirtti. "Bunlar, üniversite özerkliğini siyasallaştırarak, günlük siyasi olaylara katılarak acımasızca çiğneyenlerdir. Üniversitenin siyasetten ayrı olması gerektiğini anlamalıyız ve devletin alacağı karara gelince, devletin bir noktada üniversite yasasında yapacağı değişikliklerle sağlıklı rekabetin akademik yaşamın ve yükseköğretimin ayrılmaz bir parçası olmasına imkan tanıyacağını düşünüyorum" ifadelerini aktardı.\n\nStanković, devletin 2025 yılından itibaren, üniversitenin yılın önemli bir bölümünde bloke olduğu bir dönemde, yükseköğretime ayrılan ödenekleri artırdığını ekledi. "Yükseköğretimde maaşları %30'dan fazla önemli ölçüde artırdık ve kendi kendini finanse eden öğrencilere öğrenim ücretinin %50'sini verdik. Bu uygulamayı bu yıl da sürdürdük. Üniversitelerin finansmanını daha şeffaf hale getirmek için SPIRI sistemini getirdik. Kimseden bir şey almadık. Paradoksal olan, bir takım fonları engellemek istediğimizi söylemeleri, oysa bu bütçe yılında daha fazlasını veren ve daha fazlasını vermeye çalışacak olan biziz, çünkü devlet olarak hedefimiz kaliteli yükseköğretimdir, zira eğitim devletimizin ana kaynağıdır" şeklinde sözlerini tamamladı." }