Harvard Kennedy School ve Harvard Business School profesörü Artur Bruks, Harvard Üniversitesi'nin 85 yıllık yetişkin gelişimi çalışmasının verilerine dayanarak, uzun ve mutlu bir yaşam sürmek isteyenler için yaşlandıkça daha mutlu ve sağlıklı olan kişilerin benimsediği altı temel alışkanlığı açıkladı. FoundMyFitness podcast'ine yakın zamanda konuk olan Bruks, 85 yıldır devam eden ve yetişkin gelişimini inceleyen bu uzun süreli çalışmanın, yaşla birlikte daha mutlu ve sağlıklı hale gelen insanların altı tipik alışkanlığını ortaya koyduğunu kaydetti. Bruks, ilk üç alışkanlığın “açık” ancak temel nitelikte olduğunu belirtti. Dengeli ve besin açısından zengin bir diyet, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı desteklerken, uzmanlar bağırsak ve beyin sağlığı için lif alımının önemini her geçen gün daha fazla vurguladı. Egzersiz konusunda ise Bruks, aşırıya kaçmanın ters etki yapabileceğini ve “egzersiz bağımlılarının” vücutta mekanik hasar riski taşıdığı konusunda uyararak, ölçülülüğün anahtar olduğunu vurguladı. Üçüncü alışkanlık maddelerle ilgilidir; en mutlu insanlar çok ölçülü davrandı, hiçbiri bağımlı değildi ve bağımlı olanlar ise bu durumu bıraktı. Bruks, “Hayat boyu sigara içenlerin, sigarayla ilişkili hastalıklardan ölme olasılığı onda yedidir ve bu, dünyadan ayrılmanın mutsuz bir yoludur” ifadesini aktardı. Sıkça göz ardı edilen alışkanlıklardan biri, ömür boyu öğrenmedir. Uzmana göre, sürekli öğrenen ve meraklı kalan insanlar, yaşlandıkça daha sağlıklı ve mutlu olma eğilimindedir. Bu, mutlaka örgün eğitim anlamına gelmez; genellikle tutkulu okuma ve etrafındaki dünya hakkında genel bir merakı ifade eder. Bruks, podcast'te “Gerçekten, gerçekten önemli olan budur” şeklinde belirtti. Bir diğer alışkanlık ise birçok kişinin gözden kaçırdığı olgun başa çıkma mekanizmaları geliştirmektir. Bruks bu kavramı “hayatın zorluklarıyla başa çıkma tekniği” olarak tanımladı ve bunun aktif olarak geliştirilmesi gereken bir beceri olduğunu vurguladı. Bruks, “Bunda iyi olmalısınız. Eğer bu beceride ustalaşmazsanız, gerçek sorunlar ortaya çıktığında kötü durumda kalırsınız” diye aktardı. Tüm mutlu ve sağlıklı insanlar zorluklarla başa çıkma konusunda kendi yöntemlerine sahiptir ve bu konuda çok beceriklidir; bazı sağlıklı yöntemler arasında terapi, meditasyon, dua veya günlük yazma yer alır. Çalışmanın belirlediği son ve belki de en önemli alışkanlık, güçlü ve yakın ilişkiler kurmaktır. Bruks, “En iyi hayatları yaşayan, yaşlandıklarında mutlu ve sağlıklı olan insanların sağlam bir evliliği ve/veya yakın arkadaşlıkları vardır” diye aktardı. Bruks'un vardığı sonuç basit ve güçlüdür: “Sevginin yerini hiçbir şey tutmaz. Mutluluk sevgidir – nokta” şeklinde açıkladı. Bu tespit, yalnızlık salgınıyla mücadelede toplumsal refah etkinlikleri ve insan bağlantısına öncelik veren olaylar aracılığıyla topluluğun önemini vurgulayan küresel eğilimlerle örtüşüyor. 2026 yılının başlarında “Mutluluk Arayışı” adlı köşe yazısına başlayan Bruks, mutluluğun sadece bir şans meselesi değil, öğrenilebilir bir beceri olduğunu kaydetti. Bruks, mutluluğu üç “makro besin”in bir yan ürünü olarak tanımladı: keyif (insanlar ve anılarla birleşen tatmin), memnuniyet (çaba ve mücadelenin ardından gelen ödül) ve anlam (hayatta bir amaç ve tutarlılık duygusu). Bu alışkanlıkları geliştirmek zaman ve bağlılık gerektirirken, çalışmalar yeni bir davranışın otomatik hale gelmesi için ortalama 66 gün gerektiğini gösteriyor ve bunun anahtarının küçük ancak tutarlı adımlarda yattığını belirtti.