Hırvatistan'dan Marija Keresteš ve Zvonimir Abramović, kamperleriyle ABD'de sekiz bin kilometre yol katettiklerini ve on beş milli parkı ziyaret ettiklerini açıkladı. Geçtiğimiz yaz gerçekleşen bu macera, çiftin doğaya ve yaban hayatına olan sevgisini bir kez daha gözler önüne serdi ve gezginlerin dünya görüşlerini değiştiren deneyimlerini aktardı. Çift, Zimbabve, Seyşeller, Botsvana, Namibya, Türkiye, Nepal, Tibet, Malezya, İran, Mısır, Tayland, İzlanda, Alaska ve Hawaii gibi birçok ülkeye seyahat ettiklerini belirtti. Seyahatlerinin çoğunu milli parkları ve yaban hayvanlarını gözlemleyebilecekleri doğal alanları ziyaret etmeye ayırdıklarını kaydetti. Yaban hayatını korumaya yardımcı olmak amacıyla safari ve nesli tükenmekte olan türler için barınakları ziyaret ettiklerini de vurguladı. “Pun kufer” portalına ABD gezileri hakkında konuşan Keresteš ve Abramović, Amerika'nın aslında bir kıta olduğunu ve son derece çeşitli olduğunu belirtti. Kamperle yaptıkları yolculukta dört mevsimi ve farklı hava koşullarını deneyimlediklerini, çok sayıda yaban hayvanını gözlemleme fırsatı bulduklarını aktardı. ABD'nin yolculuklar için mükemmel olduğunu ancak geniş coğrafyası nedeniyle dikkatli planlama gerektirdiğini de açıkladı. Ülkenin kampçılık için ideal olduğunu ve devlet kamp alanlarının ucuz ve çok iyi organize edilmiş olduğunu kaydetti. Milli parklardaki tüm görevlilerin iyi eğitimli ve son derece profesyonel olduğunu, herkesin açık kurallara uyduğunu ve milli parklardaki güvenlik seviyesinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Gezginler, bir sonraki destinasyonu seçerken para, zaman, iklim, seyahat edebilecekleri yılın zamanı, siyasi durum veya hayvan aktivitesi gibi birçok faktörü göz önünde bulundurduklarını bildirdi. Seyahatlerin odaklarını kaçınılmaz olarak değiştirdiğini, önyargıları yıktığını, hoşgörüyü ve farklı yaşam biçimlerini anlamayı öğrettiğini aktardı. Seyahatlerin insanı kökten değiştirebileceğini, güçlendirebileceğini ve maddi şeylerin ne kadar değersiz olduğunu gösterebileceğini belirtti. En büyük değerin güzel anılar ve zaman geçirmeyi sevilen insanlar olduğunu kaydetti. Her yeni yerde otomatikten çıktıklarını, konsantrasyonlarının arttığını, anı daha çok yaşadıklarını ve zamanın yavaşladığını da açıkladı. Dünyayı bağımsız keşfetmenin güzelliğinin farkında olan ancak bunun için gereken zaman ve çabanın bilincinde olan çift, ajanssız seyahat etmek isteyen herkese yardımcı olmaya karar verdiklerini bildirdi. Ulaşımdan konaklamaya, gezilerden pratik tavsiyelere kadar eksiksiz bir plan sunduklarını aktardı. Bu kişiselleştirilmiş planların, seyahatleri daha kaliteli ve stressiz hale getiren somut öneriler ve bilgiler içerdiğini vurguladı. Planlamanın spontanlığı öldürüp öldürmediği sorusuna cevap veren çift, sınırlı zaman ve bütçeye sahip olunduğunda planlamanın vazgeçilmez olduğunu açıkladı. Planlamanın spontanlığı ortadan kaldırmadığını, her zaman keşif için serbest zaman bırakılabileceğini belirtti. Gezginlerle konuşmanın, isteklerini anlamanın ve neler bekleyebileceklerini açıklamanın önemini de vurguladı.