Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanović, İsrail ordusunun "kabul edilemez tutumu ve uluslararası insancıl hukukun tüm normlarını eşi benzeri görülmemiş şekilde ihlal etmesi" nedeniyle Hırvatistan Silahlı Kuvvetleri'nin (OSRH) İsrail ordusuyla her türlü işbirliğini derhal durdurduğunu bildirdi. Milanović, Hırvatistan hükümetini de İsrail ile her türlü silah ve askeri teçhizat ticaretini sonlandırmaya çağırdı. Bu açıklama, Hırvatistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Ivan Anušić'in İsrail savunma sanayisi temsilcileriyle görüşmek üzere İsrail'i ziyaret ettiği bir dönemde geldi.

Yazılı bir açıklamayla durumun ciddiyetini vurgulayan Milanović, OSRH Yüksek Komutanı olarak, Hırvatistan Silahlı Kuvvetlerinin İsrail ordusuyla bundan sonra hiçbir şekilde işbirliği yapmayacağını kesin bir dille belirtti. Milanović, Hırvatistan Cumhuriyeti'ne gelebilecek herhangi bir zararı önlemek amacıyla, OSRH mensuplarının İsrail ordusu veya İsrail askeri sanayisi ile yapılacak hiçbir anlaşma, sözleşme veya mutabakatın uygulanmasında hiçbir şekilde yer almayacağını kaydetti. Böyle bir anlaşmanın "uygulanamaz ve Hırvatistan için zararlı" olacağını değerlendirdi.

Askeri teçhizat ve silah tedarikinden sorumlu olan Hırvatistan hükümetine çağrıda bulunan Milanović, İsrail'den silah ve askeri teçhizat alımını içeren tüm planlı anlaşmaların askıya alınmasını talep etti. Başbakan'ın zamanında tepki vermesi ve Hırvatistan Cumhuriyeti'nin çıkarları doğrultusunda hareket etmesinin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Milanović, Hırvatistan'ın çıkarlarının NATO müttefikleriyle işbirliği ve aynı zamanda Hırvatistan sanayisinin askeri teçhizat üretiminde dolaylı veya doğrudan katılım kapasitesini güçlendirmek olduğunu açıkladı. Milanović, yakın zamanda Başbakan Andrej Plenković'i telefon görüşmesinde İsrail ile her türlü askeri işbirliğinin kabul edilemez olacağı konusunda doğrudan uyardığını da aktardı. Milanović'in Başbakan Plenković ile farklı siyasi görüşlere sahip olduğu ve ilişkilerinin gergin olduğu biliniyor. Hırvatistan Anayasası'na göre cumhurbaşkanı ve başbakan dış ve güvenlik politikalarını birlikte belirlerken, cumhurbaşkanı silahlı kuvvetlerin başkomutanı konumunda bulunuyor.