Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanović, bugün Zagreb'de Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska Davkova'yı kabul etti. Milanović, ülkesinin AB'ye katılım sürecinin çok uzun sürdüğünü belirterek, tavsiye veremeyeceğini ancak Avrupa Birliği (AB) olmadan da hayat olduğunu vurguladı. Milanović, Siljanovska Davkova ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Kuzey Makedonya'nın kendisine neyin daha iyi olduğuna ve hangi yolu seçeceğine kendisinin karar vermesi gerektiğini aktardı. Hırvatistan Cumhurbaşkanı, "Bu, zannediyorum ki vatandaşlarının güvenliği, memnuniyeti, refahı, barışı ve huzurunun yoludur. AB ve NATO dahil olmak üzere diğer her şey bir cephe, bir tür enerji yenilemesi, strafor... Evi oluşturan şey yapıdır; taşıyıcı duvarlar ve onun mimarisidir." açıklamalarında bulundu. Bu düşüncelerinin tavsiye olmadığını, komşusuna bile veremediğini, hele ki başka bir devlete hiç veremeyeceğini kaydeden Milanović, "Bunlar benim düşüncelerimdir. Bu Hırvatistan için de geçerlidir. AB bir üstyapıdır, bir bina değildir... AB, sürdüğü sürece hoş bir duygu verir. Durum bu, benim bu konuda hiçbir yanılsamam yok." diye belirtti. Milanović, Kuzey Makedonya'ya başkalarının manipülasyonu ve rehberliği olmadan, kendileri için neyin iyi olduğunu değerlendirme arzusunu dile getirdi ve "Bu çok uzun sürüyor. 5, 6, 7 yıl önce bunu söylemezdim, ama bugün söylüyorum çünkü bunu görüyorum. AB'siz de başarılı ve onurlu bir hayat var." şeklinde vurguladı. Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Siljanovska Davkova, Kuzey Makedonya'nın adaylık statüsünün çok uzun sürmesi konusunda Milanović ile hemfikir olduğunu belirtti. Davkova, "Bu yola kararlılıkla girdik, 20'den fazla olumlu rapor aldık, ancak bir türlü müzakerelere başlayamadık. Bizden en tuhaf şeyler talep ediliyor. Anayasamızı değiştirmemiz isteniyor." diye kaydetti. Arnavutluk ve Karadağ gibi diğer ülkelerden tavsiye aldıklarını, ancak Kuzey Makedonya'nın Brüksel'den de çifte standart olmamasını ve diğer ülkelerde değerlendirilenin kendilerinde de değerlendirilmesini talep ettiğini aktardı. Bu maratonun mutlu bir sonu olup olmadığı sorulduğunda ise Siljanovska, bunun "öngörülemeyen sonuçları ve engelleri olan bir maraton olduğunu ve bu engellerin Avrupa hukukunda bir dayanağı olmadığını" Hırvat medyasının aktardığını belirtti.