Hırvatistan'da son dönemde 'krizma' (erginleşme töreni) kutlamalarında zarfa konulan hediye miktarı, bölgede uzun süredir devam eden 'ne kadar para verilmelidir' tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Düğün, vaftiz ve doğum günü gibi önemli günlerde verilen hediye parası miktarı ve 'altın standart'ın ne olduğu sorusu, hem Sırbistan hem de komşu Hırvatistan'da yanıtı olmayan bir konu olarak belirtildi. Eskiden krizma törenleri mütevazı bir şekilde, aile çevresinde ve genellikle evde kutlanırken, günümüzde giderek artan bir şekilde restoranlarda, düğünleri aratmayan fiyatlarla düzenlendiği kaydedildi. Örneğin, Zagreb'de ortalama bir kişi başı masrafın 65 avroya ulaştığı, buna yemek, içecek ve pasta dahil olduğu aktarıldı. Bu maliyetin genellikle hediye miktarı için bir referans noktası olarak alındığı ifade edildi. Bazı vatandaşların zarftaki miktarın kutlama masrafına göre ayarlanması gerektiğini düşündüğü ve kişi başı 300 avroya varan rakamların konuşulduğu vurgulandı. Ancak, bu görüşe herkesin katılmadığı belirtildi. Bir baba, sadece birkaç yıl öncesinin nasıl olduğunu anımsattı. 'Kızımın krizma töreni olduğunda, vaftiz annesi ona 200 avro vermişti ve bu o zamanlar maksimumdu. Büyükbabası 100 avro vermiş, diğerleri ise 100, 200 veya 300 kuna cinsinden para hediye etmişti. Dürüst olmak gerekirse, krizma bir düğün gibi görülmemeli' diye kaydetti. Tartışmanın hızla alevlendiği bildirildi. Bir kullanıcı, 'Krizma'nın dönüştüğü bu durum çılgınlık' diye yazarken, diğerleri kutlamanın asıl fikrinin ve anlamının kaybolduğunu vurguladı. Birçok kişi, krizma törenlerinin evde kutlandığı eski günleri hatırlattı. Bir vatandaş, 'Anneler pasta pişirir, en yakın akrabalar gelirdi ve her şey basitti. Bugün bu, açgözlü bir alay konusu haline geldi, her şey para için yapılıyor' yorumunda bulundu. Bununla birlikte, bazı kişilerin hâlâ bu yaklaşıma sadık kaldığı belirtildi. Restoran yerine kendi evlerinde veya itfaiye evinde kutlama düzenledikleri, yiyecek ve içecekleri kendilerinin hazırladığı açıklandı. Bir kadın, 'Herkesi davet ediyoruz, istediğimiz kadar oturuyoruz, sabaha kadar kutluyoruz. Baskı yok, sandalye hesaplama derdi yok' diye aktardı. Somut miktarlar söz konusu olduğunda, çoğunluğun daha ılımlı rakamlara bağlı kaldığı ifade edildi. Yakınlık derecesine göre genellikle 50 ila 200 avro arasında miktarların konuşulduğu kaydedildi. Bazıları altın hediye etmek gibi daha yaratıcı çözümler sunarken, diğerlerinin ise aşırılıklara gittiği belirtildi. Bir yorumcu, 'Hiçbir şey. Krizma kendi başına önemli olmalı, parayla ilgili değil' görüşünü açıkladı. Öte yandan, 'En az 1.000 avro. Bugün paranın hiçbir değeri yok, bunun altında bir miktara gitmenin anlamı yok' şeklinde aşırı görüşlerin de ortaya çıktığı aktarıldı. Sonuç olarak, tek bir yanıtın olmadığı anlaşıldı. Kimileri maliyetleri hesaplayıp 'kişi başı masrafı karşılama' çabasındayken, diğerleri 'gücün yettiği ve dilediğin kadar ver' şeklindeki eski kurala bağlı kaldığı bildirildi. Zarf içindeki hediye tartışmasının yakın zamanda sona ermeyeceği kesin olarak vurgulandı.