Geçen yıl bir mahallede meydana gelen olayda, bir kadının bir köpeği okşaması, köpek sahibinin silahlı tehditleri ve fiziksel saldırısıyla sonuçlanan şiddet dolu bir olaya dönüştü. Olayın ardından polis müdahale etti, ancak mahkeme, şikayeti delil yetersizliği gerekçesiyle reddettiğini bildirdi. Bu durumun, mağdur aileyi derinden sarstığı ve hukuk mücadelesinde şok edici bir sonuçla karşılaştırdığı aktarıldı. Hırvat kadının eşi, olayın geçen yıl eşinin yürüyüş yaparken bir avluda bulunan köpeği ve yavrusunu sevmesiyle başladığını belirtti. Adam, bu ilk karşılaşmanın ciddi sonuçlar doğuracağına dair hiçbir işaret olmadığını, eşinin köpeklerin birbirlerini koklamasına izin verip okşadıktan sonra yoluna devam ettiğini aktardı. Ancak iki hafta sonra durum tamamen değişti. Aynı sokaktan arabayla geçerken, köpek sahibi kadın yola fırlayarak kadını evcil hayvanını çalmaya çalışmakla suçlayıp bağırmaya başladığı kaydedildi. Köpek sahibinin eşini şapka ve gözlükle kendini gizlediğini, her şeyi polise bildirdiğini haykırdığını aktaran adam, sakinleştirme girişimlerinin başarısız olduğunu belirtti. Kısa süre sonra durum daha da tırmandı. Köpek sahibi kadın ve partneri, ailenin evine gelerek olay çıkardı. Görüşmeci, dövme kaplı, öfkeli bir adamın kapıyı yumruklayarak 'Kimin karısına dokunuyorsun sen!' diye bağırdığını, özellikle küçük kızlarının her şeyi izlemesi nedeniyle bu durumun çok korkunç olduğunu belirtti. Adamın bir noktada silah çıkarıp kurduğunu iddia ettiği belirtildi. Mağdur eş, ona sakinleşmesini söylediğini, silahını geri koyduğunu ancak ardından bir sopa ve muşta çıkardığını aktardı. Saldırganın kendisine doğru hamle yaptığını ve elinden geldiğince kendini savunduğunu sözlerine ekleyerek dramatik anları aktardı. Aile daha sonra eve kilitlenerek polisi ararken, saldırganların kaçtığı kaydedildi. Polis, o gün müdahale ettiğini ve adama karşı tehdit suçlamasıyla şikayette bulunulduğunu bildirdi. Ancak davanın daha sonra beklenmedik bir sonuçla karşılaştığı açıklandı; savcılık, yeterli delil bulunamadığı için şikayeti reddettiğini belirtti. Şüphelinin silahı olduğunu inkar ettiği ve bu beyanlarının tanık ifadeleriyle doğrulandığı, tartışmalı silahın da bulunamadığı vurgulandı. Adam, 'Silahı olmadığını söyledi ve bu yeterli oldu. İki gün sonra serbest bıraktılar. Biz hastalık iznine çıktık ve şokta olduğumuz için bir süre uzaklaşmak zorunda kaldık' sözlerini aktardı. Ailenin yaşananların sonuçlarından hala muzdarip olduğunu ekleyen mağdur, 'Eşim ve kızım travmadan henüz kurtulamadı. Kendimizi savunmasız hissediyoruz' diyerek yaşadıkları travmayı ve güvensizlik hissini vurguladı.