Çeşitli markalar altında satılan ibuprofen, hemen her evde bulunur ve ateş, baş ağrısı, kramp gibi rahatsızlıkların giderilmesi için kullanılır. Doğru kullanıldığında kısa süreli rahatlama sağlayabilen ibuprofenin, aşırı ve sık kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Kolayca erişilebilir olması, bu ilacın risksiz olduğu anlamına gelmiyor. Bazı tahminler, ibuprofen dahil non-steroid anti-enflamatuar ilaçların (NSAİİ) uzun süreli kullanımının dünya genelinde her yıl 100.000'den fazla hastaneye yatışla ilişkili olduğunu kaydetti. Aile hekimi Metju Goldman, etkin kendi kendine tedavi ile farklı seçeneklere duyulan ihtiyaç arasındaki sınırın genellikle ibuprofenin günlük bir alışkanlık haline gelmesi veya semptomları kontrol edememesi durumunda aşıldığını aktardı. Goldman, reçetesiz ilaçların gerçek ilaçlar olarak düşünülmediğini ancak ibuprofenin vücut üzerinde gerçek etkileri olduğunu ve doğru kullanılmadığında ciddi riskler taşıyabileceğini vurguladı. Dr. Goldman, aksi belirtilmedikçe, gençler ve yetişkinlerin belirli dozajları aşmaması gerektiğini belirtti. Ayrıca, ibuprofenin ağrı için art arda 10 günden fazla veya ateş için art arda üç günden fazla kullanılmaması gerektiğini kaydetti. Altı aylıktan küçük bebeklerin ibuprofen kullanmaması, daha büyük bebekler ve 12 yaşından küçük çocuklar için ise paket üzerindeki dozaj talimatlarına uyulması gerektiği açıklandı. Reçeteli ibuprofen dozları, günde 3.200 mg'a kadar daha yüksek dozlara izin vermektedir. Bazı durumlarda doktorlar bunu belirli rahatsızlıklar için önerebilir. Ancak yüksek dozlarda ibuprofen alımının sadece tıbbi gözetim altında yapılması gerektiği bildirildi. Cleveland Kliniği'nden Dr. Goldman, daha yüksek dozların mide kanaması, kalp sorunları ve böbrek hasarı gibi ciddi yan etki riskini önemli ölçüde artırdığını açıkladı. Bu risklerin bir sağlık uzmanıyla yakın işbirliği içinde yönetilmesinin en iyisi olduğunu vurguladı. İbuprofenin oldukça hızlı etki gösterdiği belirtildi. Dr. Goldman, genellikle 20 ila 30 dakika içinde rahatlama hissedilmeye başlandığını ve bazı kişilerde bu sürenin daha da kısa olabileceğini aktardı. Akut ağrıda en yüksek etkilerin genellikle bir ila iki saat içinde ortaya çıktığını kaydetti. Artrit gibi iltihaplar için kullanıldığında ise tam faydanın hissedilmesi için birkaç günden bir haftaya kadar sürekli kullanım gerekebileceği vurgulandı. İbuprofenin kontrollü bir madde olmadığı ve opioidler gibi bağımlılık yapmadığı bildirildi. Ancak düzenli kullanımın psikolojik veya davranışsal bir bağımlılığa yol açabileceği belirtildi. Dr. Goldman, kronik ağrısı olan kişilerin psikolojik veya davranışsal bağımlılık geliştirebileceğini ve belirtileri maskelemek için ilacı kullanmaya başlayabileceğini, ancak altta yatan nedeni ele almayabileceğini açıkladı. Zamanla, bu durumun rahatlama hissetmek için giderek daha yüksek dozlar alınması anlamına gelebileceği, bırakıldığında ise rebound ağrı yaşanabileceği kaydedildi. Bu durumun, ibuprofenin aşırı ve uzun süreli kullanımının ciddi yan etki riskini artırdığı için bir sorun olduğu vurgulandı. Dr. Goldman, her gün ibuprofen almanın aslında ne olduğunu kontrol etme, yani nedenini ortaya çıkarma işareti olduğunu belirtti. Tüm ilaçlar gibi, ibuprofenin de önerilen dozlarda bile potansiyel yan etkileri bulunmaktadır. Kısa süreli yan etkiler arasında mide rahatsızlığı, mide bulantısı, ishal veya kabızlık yer alabilir. Ibuprofenin yiyecek veya süt ile alınmasının mide tahrişi riskini azaltmaya yardımcı olabileceği aktarıldı. Çalışmalar, uzun süreli NSAİİ kullanımının, özellikle bir yıl veya daha uzun süre her gün alındığında önemli risklerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Dr. Goldman, böbreklerin özellikle savunmasız olduğunu ve bu riskin dehidrasyon veya zaten böbrek hastalığı mevcutsa arttığını açıkladı. Ibuprofenin aşırı kullanımının mide kanaması, böbrek hasarı, yüksek tansiyon, kalp krizi veya felç riskini artırabileceği belirtildi. Dr. Goldman, kendi kendine ibuprofen tedavisinin daha dikkatli inceleme gerektiren altta yatan hastalıkları maskeleyebileceğini kaydetti. Ibuprofenin kısa süreli ağrıları gidermek için harika bir strateji olduğunu, ancak günlük rutinin bir parçası olarak ihtiyaç duyuluyorsa, muhtemelen doktorun ilgisinden ve doğru tedaviden fayda sağlayacak daha büyük bir sorun olduğunu yineledi. İbuprofenin her zaman diğer ilaçlarla birleştirilemeyeceği ve bazı etkileşimlerin ciddi olabileceği bildirildi. Düzenli olarak bazı ilaçlar kullanılıyorsa, ibuprofen kullanmadan önce bir doktora danışmanın akıllıca olacağı aktarıldı. Doktorun, kan incelticiler, diüretikler veya belirli tansiyon ilaçları kullanılıyorsa ibuprofen alınmaması gerektiğini önerebileceği belirtildi. Ibuprofenin kesinlikle alkolle karıştırılmaması gerektiği, çünkü mide kanaması riskini artırabileceği vurgulandı. Bazen daha büyük sorunun, ne kadar ibuprofen alındığı değil, neden bu kadar sık ihtiyaç duyulduğu olduğu kaydedildi. Dr. Goldman, en iyi tedavinin sadece semptomları en aza indirmekle kalmayacağını, aynı zamanda temel nedeni de güvenli bir şekilde ele alacağını vurguladı. Eğer ibuprofenin günlük rutinin bir parçası olarak ihtiyaç duyulduğu fark edilirse, muhtemelen doktorun ilgisinden ve doğru tedaviden fayda sağlayacak daha büyük bir sorun olduğu aktarıldı.