Instagram'ın denetim aracını kullanan ebeveynler, çocuklarının kısa süre içinde intihar veya kendine zarar verme ile ilgili içerikleri defalarca araması durumunda bildirimler alacak. Meta şirketinin bu yeni adımı, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi hakkında dünya genelinde süren tartışmaların ortasında geldi.

Gelecek haftadan itibaren ebeveynler, çocukları hassas terimleri arattığında e-posta, SMS veya WhatsApp aracılığıyla bildirimler alacak. Bu uygulama ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Birleşik Krallık ve Kanada'da başlayacak, ardından diğer ülkelere yayılacak. Şirket, amacın her tıklamayı kontrol etmek değil, uyarıda bulunmak olduğunu bildirdi. Ancak bu yeniliğin Sırbistan'da uygulanmasının zor olduğu vurgulandı. Sosyal medya uzmanı Nikola Jagodić, Blic TV'ye yaptığı açıklamada, uygulamanın Sırbistan'da gerçekçi olmadığını belirtti. Jagodić, "Uzun yıllardır var olan bazı şeyler bile kullanılmıyor, bu yüzden Sırbistan gibi daha küçük pazarlarda bunun hayata geçmesini samimi bir şekilde beklemiyorum." ifadelerini kullandı. Jagodić, Instagram'ın ve diğer sosyal medya platformlarının çocukları yeni ağlarda korumak için büyük çaba ve yatırım yaptığını, ancak bunun pedofiliyi veya sosyal medyada kaydedilen intiharlar gibi diğer sorunları durdurmayacağını kaydetti. Jagodić, bu tür sorunların çözümünde asıl önemli olanın ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim kurması olduğunu aktardı.

Gençlerin sosyal medya aktivitelerini takip etmenin zor olmasının temel nedenlerinden biri, hesap açılışlarındaki denetimlerin yetersiz olmasıdır. Bu durum, kullanıcıların genellikle yaşları ve kimlikleri hakkında yanlış bilgi vermelerine yol açmaktadır. Psikolog Snežana Anđelić, her şeyi yasaklamanın mümkün olmadığını belirtti. Anđelić, Blic TV'ye verdiği demeçte, çocukların zihinsel kapasiteleri ve olgunlukları yetersizken, hayatta kalamayacakları bir dünyaya bilinçli olarak sokulmaması gerektiğini vurguladı. Anđelić, çocukların 14 yaşına kadar cezai sorumluluğu bulunmadığını anımsatarak, 10-12 yaşlarındaki çocukların, nasıl baş edeceklerini bilemedikleri ve sayısız tehlikenin bulunduğu bir dünyaya sokulmasının risklerine dikkat çekti.

Sosyal medyanın barındırdığı tehlikelerin yanı sıra, bu platformlar gençlerde giderek daha sık görülen bir bağımlılığa da yol açabilmekte, bu durum gerçek hayatın, sorumlulukların ve sosyal izolasyonun ihmal edilmesine, hatta intihara kadar varabilmektedir. Sosyal medya uzmanı Nikola Jagodić, önümüzdeki 5, 10, 15 veya 20 yıl içinde bu tür vakaların giderek artmasını beklediklerini kaydetti. Jagodić, "Sosyal medya bağımlısı olan biri, kaydırmalardan ve hızlı videolardan daha yavaş olan başka hiçbir içeriği tüketemez. Yani o çocuk bunu fiziksel olarak yapamaz. Bunu görmeniz gerekiyor. Birinin oturup önüne bir kitap koyduğunuzda okuyamadığını, titrediğini, çeşitli ataklar geçirdiğini, beyninin bunca hızlı içerik karşısında adeta püre haline geldiğini görmelisiniz." ifadelerini kullandı.

Psikolog Snežana Anđelić, 10 yaşındaki bir çocuğun sosyal medyaya kesinlikle ihtiyacı olmadığını vurguladı. Anđelić, sosyal oyunlar aracılığıyla beynin sürekli ve aşırı uyarılması durumunda, çocuğun daha fazlasını arayarak bir tür bağımlılık geliştirdiğini ve zihinsel bir kaos yaşadığını belirtti. Anđelić, bu nedenle 10, 12 hatta 13 yaşındaki çocukların sosyal medyaya ihtiyaç duymadığını kaydetti. Anđelić, "Çocuğun o dünyaya girmesine izin veriyoruz, sonra o dünya çocuğu boğduğunda, çocuk tamamen kaosa sürüklendiğinde ve o dünyada ne yapacağını bilemediğinde şaşırıyoruz." açıklamasını aktardı. Yeni önlem, gençlerin korunmasında ek bir araç olabilir ancak uzmanlar, teknolojinin tek başına bir çözüm olmadığını hatırlattı. Anahtarın eğitimde, yaşa uygun denetimde ve ebeveynler ile çocuklar arasındaki açık iletişimde olduğu vurgulandı.