İran krizinin sona ermediği, ancak gerilimlerin azaldığı, ticaretin hareketlendiği ve piyasaların rahat bir nefes aldığı aktarıldı. Bu durumun, baskının başarılı olduğu ve sistemin yeniden başladığı yönündeki aceleci sonuçların yanlış olduğu vurgulandı. Uzmanlar, yaşananların bir çözümden ziyade, sürecin yeni bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Başkan Trump ile sıklıkla ilişkilendirilen belirgin bir modelin olduğu kaydedildi: baskı, tırmandırma, öngörülemezlik ve ardından güç pozisyonundan müzakereler. Bu modelin, diplomasinin yıllardır ilerletemediği süreçleri harekete geçirdiği belirtildi. Trump'ın bu bağlamda bir "tarih ajanı" gibi davrandığı, süreçleri büyük enerjisiyle hızlandırdığı ve kendi siyasi mirasına damgasını vurduğu aktarıldı. Tarihin doğrusal ilerlemediği, gerilimi biriktirip aniden hareket ettiği, bu anlarda bireylerin katalizör haline geldiği ifade edildi. Yaşananların sadece bölgesel bir kriz değil, daha geniş bir jeopolitik yeniden düzenlemenin başlangıcı olduğu vurgulandı. İran'da olanın İran'da kalmadığı, sonuçlarının enerji piyasaları, güvenlik ittifakları ve büyük güç ilişkileri aracılığıyla yayıldığı belirtildi. Bu tür anlarda sadece bir bölgenin değil, küresel sistemin işleyiş biçiminin değiştiği kaydedildi. Ancak durumun bir ara olduğu, İran sorununun çözülmediği ve İran'ın ideolojik, kurumsal ve köklü bir sistem olduğu açıklandı. Askeri, ekonomiyi ve iç güvenliği kontrol eden İran Devrim Muhafızları (IRG) sisteminin kırılmadığı, baskının onu durdurduğu ancak değiştirmediği, tarihin bu tür sistemleri baskı altında daha da sertleştirdiğini gösterdiği ifade edildi. İran'ın ne kadar kendi başına olduğu ve direncini Rusya ile Çin'den ne ölçüde aldığı sorularının temel bir sorun olduğu belirtildi. İstihbarat iş birliği seviyesi, silah akışları ve bu bağların derinliğinin bilinmediği kaydedildi. Modern çatışmaların artık yerel olmadığı, ağlarla birbirine bağlı olduğu ve görünmeyenin çoğu zaman görünenden daha önemli olduğu vurgulandı. Avrupa'nın ise mevcut ancak belirleyici olmadığı, beyanların ve tutumların olduğu ancak sert gücün belirleyici olduğu bir anda Avrupa'nın sonucu şekillendirmediği, bunun bir kapasite sorunu olduğu ve şimdi bunun açıkça görüldüğü ifade edildi. Tüm bu nedenlerle, yaşanan durumun bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. Bunun bir şeyin sona erdiği için değil, bir şeyin açığa çıktığı için olduğu açıklandı. Savaşın durmadığı, sadece şekil değiştirdiği ve sona ermediği, aksine devam ettiği belirtildi.