Yıllardır yaşamak ve tatil yapmak için en güvenli ve çekici destinasyonlardan biri olarak kabul edilen Dubai, bir dizi İran füze ve insansız hava aracı saldırısının ardından tamamen farklı bir gerçeklikle karşı karşıya kaldı. Binlerce yabancı işçi, turist ve etkileyici kişinin Dubai'yi terk ettiği, plajlar, oteller ve restoranların ise neredeyse tamamen boşaldığı bildirildi. Dubai'nin yıllarca lüksün, düşük vergilerin ve güvenli yaşamın sembolü olduğu, yüz binlerce yabancıyı kendine çektiği belirtildi. Daily Mail gazetesinin aktardığına göre, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılarını artırmasıyla birlikte şehrin özenle inşa edilmiş imajının son haftalarda sarsılmaya başladığı kaydedildi. Füze ve insansız hava araçlarının, yapay Palm Jumeirah Adası'ndaki ünlü Fairmont oteli de dahil olmak üzere birçok hedefi vurduğu ifade edildi. Normalde turist ve yabancı sakinlerle dolu olan plajların bugün neredeyse boş olduğu vurgulandı. Ünlü Jumeirah Plajı'nda sıra sıra şemsiyelerin kapalı, yüzlerce şezlongun ise boş kaldığı belirtildi. Restoranlar ve plaj barlarının hâlâ açık olmasına rağmen neredeyse hiç misafir olmadığı aktarıldı. Masaların kurulduğu, müziğin çaldığı ancak çok az ziyaretçinin bulunduğu kaydedildi. İşletmelerin önünde duran çalışanların, son haftalarda şehri kitlesel olarak terk eden turistlere bağlı olduklarını bilerek nadir geçenleri çekmeye çalıştığı belirtildi. Bu çalışanların çoğunun Hindistan, Pakistan, Afrika ve Güneydoğu Asya'dan geldiği ve ekonominin omurgasını oluşturduğu ifade edildi. Yıllarca yerel ekonomiyi hareketlendiren turistlerin ve zengin yabancıların gelmemesiyle birlikte, bu kişilerin geçim kaynaklarının giderek güvencesiz hale geldiği vurgulandı. Pakistanlı bir kafe yöneticisinin İngiliz medyasına, şehri bu durumda hiç görmediğini söylediği aktarıldı. Şehirde kalan sakinlerin atmosferin eskisine göre tamamen farklı olduğunu belirttiği kaydedildi. Afgan-Alman kökenli bir sakinin, saldırıların günlük bir durum haline geldiğini şu sözlerle aktardığı ifade edildi: 'Saldırılar korkutucu. Siren seslerine ve patlamalara alışıyorsunuz ama birçok aile yine de ne olur ne olmaz diye gitmeye karar verdi. Cuma günleri normalde sokaklar trafiğe kapalı, restoranlar dolu olurdu, şimdi ise şehir bir hayalet şehre beniyor'. Mevcut verilere göre, İran'ın sadece iki hafta içinde Birleşik Arap Emirlikleri'ne yaklaşık 1.700 füze fırlattığı, bunların üçte ikisinin doğrudan Dubai'yi hedef aldığı bildirildi. Hava savunmasının füzelerin yaklaşık yüzde 90'ını engellemesine rağmen, birkaç saldırının şehirdeki hedefleri vurduğu kaydedildi. Saldırıların kritik altyapıyı da etkilediği belirtildi. Bir insansız hava aracı saldırısında Dubai Uluslararası Havalimanı terminalinin hasar gördüğü ve dört kişinin yaralandığı aktarıldı. Birçok büyük havayolu şirketinin güvenlik nedenleriyle bölgeye uçuşlarını haftalarca durdurduğu ifade edildi. Dubai Uluslararası Finans Merkezi'nde yüksek bir binanın isabet aldığı, sanayi bölgesindeki bir yangının ardından şehrin üzerinde yoğun siyah duman görüldüğü kaydedildi. Yeni saldırı tehditleri nedeniyle bazı Batılı bankaların çalışanlarını şehirden tahliye ettiği açıklandı. Çatışmanın sadece Dubai'deki yaşamı etkilemediği vurgulandı. İran'ın, günlük küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği dünyanın en önemli denizcilik rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı neredeyse bloke ettiği belirtildi. Ticari gemilere yönelik saldırıların ve deniz geçişinin kapanmasının petrol fiyatlarında ve uçak biletlerinde artışa neden olduğu, ekonomistlerin ise küresel bir resesyon olasılığı konusunda uyardığı kaydedildi. İran askeri yetkililerinin petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara ulaşabileceği konusunda uyardığı, Batılı müttefikleri bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçladığı açıklandı. Saldırılara rağmen Dubai'deki yetkililerin nüfus arasındaki paniği azaltmaya çalıştığı vurgulandı. Vatandaşlara cep telefonlarından pencerelerden uzak durmaları ve sığınak bulmaları yönünde uyarılar gönderildiği, ancak aynı zamanda füze veya patlama görüntülerinin yayımlanmasının yasaklandığı bildirildi. Birleşik Arap Emirlikleri'nin sosyal medyada bu tür görüntüleri yayımlayan en az 21 kişi hakkında adli işlem başlattığı belirtildi. Kuralları ihlal etmenin para cezası, hapis veya sınır dışı edilmeyle sonuçlanabileceği ifade edildi. Aynı zamanda, Dubai'de yaşayan birçok etkileyicinin yetkililere destek mesajları yayımladığı, şehrin hâlâ güvenli olduğunu iddia ettiği aktarıldı. Bazı sosyal medya kullanıcılarının bu tür paylaşımların şehrin itibarını korumak için koordineli bir kampanyanın parçası olduğundan şüphelendiği kaydedildi. Son birkaç hafta içinde on binlerce kişinin, aralarında çok sayıda turistin de bulunduğu, Dubai'den ayrıldığı tahmin edildiği bildirildi. Şehrin saldırılarla bağlantılı olarak bugüne kadar dört ölüm vakası kaydettiği belirtildi. Dubai nüfusunun yüzde 90'ının yabancılardan oluştuğu göz önüne alındığında, nüfusun kitlesel göçünün turizme, finansal hizmetlere ve uluslararası şirketlere büyük ölçüde bağımlı olan yerel ekonomi için ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Aracı roket saldırısında tahrip olan Pakistanlı bir taksi şoförünün ülkeyi terk etmeyi düşündüğünü söylediği aktarıldı. 'İş yok, turist yok. Ailem eve dönmem için yalvarıyor. Benim gibi birçok şoför başka bir ülkeye gitmeyi düşünüyor' şeklinde konuştuğu kaydedildi. Yetkililerin durumun kontrol altında olduğunu belirtmesine rağmen, birçok sakinin yıllarca istikrar ve lüksün sembolü olan şehir üzerindeki çatışmanın sonuçlarının uzun süreli olacağına inandığı ifade edildi.