İran, son yılların en büyük protestolarına sahne oluyor. 12. gününe giren protestolar, ülke genelinde 100'den fazla şehre yayıldı. Vatandaşların sokaklara dökülmesi, ulusal para biriminin çöküşü, rekor düzeydeki enflasyon ve derin ekonomik ile siyasi kriz nedeniyle meydana geldi. Gösteriler, hızla dinci rejimin devrilmesi için yapılan açık çağrılara dönüştü.

Sahadan gelen bilgilere göre, ülkenin birçok kesiminde mobil ağlar ve internet çalışmıyor. Uzmanların belirttiğine göre, bu durum, yöneticilerin geleneksel olarak sert müdahalelerde bulunmadan önce başvurduğu bir yöntem. NetBlocks, bu durumu "ulusal internet kesintisi" olarak tanımladı ve göstericilerin iletişimini engellemek ile şiddet görüntülerinin yayılmasını önlemek amacıyla uygulandığını açıkladı.

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, kitlesel protestoların patlak vermesinin ardından ilk kez kamuya açık bir konuşma yaptı. Devlet televizyonundan yayınlanan konuşmasında, ekonomik zorlukların "gerçek" olduğunu kabul etti ancak şiddeti ve devlet mallarının yakılmasını sert bir dille kınadı. Ayrıca, "meşru protestolar" ile "yurtdışından kışkırtılan kargaşalar" arasında ayrım yaptı.

Trump’a yönelik eleştirileriyle dikkat çeken Hamaney, "Amerikan Başkanı'nın elleri, binlerce İranlının kanıyla lekelenmiştir," ifadelerini kullandı. Hamaney, Trump’ın kendi ülkesindeki sorunlarla ilgilenmesi gerektiğini ve İran'ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı.

Hamaney, Trump’ın da geçmişteki "kibirli despotlar" gibi, kendisi için de aynı akıbetin yaşanacağını öne sürdü. Nimrod, Rıza Şah Pehlevi ve Muhammed Rıza Pehlevi gibi isimleri anarak, "Hepsi en güçlü olduklarını düşündükleri anda devrildi. Trump da aynı şekilde devrilecek," dedi.

Konuşmasının devamında, göstericilerle diyalog kurulması gerektiğini, ancak "kargaşacılara yerlerinin gösterilmesi" gerektiğini belirtti ve güvenlik güçlerine "kamu düzenini kararlılıkla korumalarını" çağrı yaptı.

Sosyal medyada yayılan görüntülerde, internet kesintisine rağmen, Tahran, Meşhed, İsfahan, Tabriz ve diğer şehirlerde on binlerce insanın sokakta olduğu görüldü. Göstericiler "Diktatöre ölüm" ve "Korkmayın, hepimiz bir aradayız" gibi sloganlar atarken, monarşinin geri dönmesi çağrılarını da yapıyorlar.

Meşhed'den "Şah yaşasın" ve "Bu son savaş - Pehlevi geri dönecek" sesleri yükselirken, Tahran'da Hamaney ve dini otoritelere karşı sloganlar atılıyor.

Protestolar, Washington'daki sürgünde bulunan devrik Şah'ın oğlu Reza Pehlevi tarafından da teşvik edildi. Pehlevi, İranlılara "birlik içinde sokaklara çıkma" çağrısı yaptı ve "milyonlarca İranlı özgürlük talep ediyor" dedi, Donald Trump’a da destek için teşekkür etti.

Bazı şehirlerdeki huzursuzluklar şiddete dönüşmüş durumda. Görüntülerde, devlet binaları ve yerel yönetim alanlarının ateşe verildiği, polis ve askeri hedeflere saldırılar gerçekleştiği görüldü. İran medyası, çatışmalarda güvenlik güçlerinden hayatını kaybedenlerin sayısının arttığını bildiriyor.

İnsan hakları örgütleri ise çok daha ağır veriler sunuyor. İnsan Hakları Aktivistleri adlı kuruluş, en az 42 kişinin öldüğünü, 2.270'ten fazla kişinin gözaltına alındığını belirtti. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise 45 göstericinin hayatını kaybettiğini, bu kişiler arasında çocukların da bulunduğunu açıkladı.

Donald Trump, İran’daki duruma ilişkin yine açıklama yaptı ve rejimin kitle öldürmeleri gerçekleştirmesi durumunda doğrudan müdahalede bulunacakları tehdidinde bulundu. "Eğer insanlar öldürmeye başlarlarsa, ki bunu genelde kargaşalar sırasında yapıyorlar, onlara çok güçlü bir şekilde vuracağız," diyen Trump, Hazine Bakanı ise "İran ekonomisinin dizlerinin üstünde" olduğunu değerlendirdi.

Öte yandan, İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, güvenlik güçlerine "barışçıl göstericilere karşı son derece temkinli olmaları" çağrısında bulundu.

Mevcut protesto dalgası, 2022'de Mahsa Amini’nin ölümü ile başlatılan ayaklanmadan bu yana en geniş çaplı gösteri olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda 2009'daki kitlesel eylemlerden bu yana en derin iktidar krizine işaret ediyor. Ekonomik çöküş, yaptırımlar, yüzde 40 civarındaki enflasyon ve riyalin tarihi düşük seviyelere gerilemesi, İslam Cumhuriyeti'nin temellerini tehdit eden patlayıcı bir birleşim oluşturuyor.

Göstericiler sokaklarda "Bu artık bir protesto değil – bu bir isyan," mesajını veriyor.