İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in, düzenlenen bir hava saldırısında ağır yaralandığı ve büyük bir gizlilik içinde operasyon için Moskova’ya nakledildiği öne sürüldü. Kuveyt medyasının iddiasına göre, bu kritik tahliye operasyonunu bizzat Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin organize etti; Tahran yönetimi ise sessizliğini koruyor.

"Epik Öfke" Operasyonunda Ağır Darbe

Gelen raporlara göre Hamaney, ABD’nin yürüttüğü "Epik Öfke" (Epic Fury) operasyonu sırasında yaralandı. Aldığı yaraların boyutu; uzuv kaybı (amputasyon) ihtimali ve ciddi iç organ hasarını da kapsayacak kadar ağır. İran üzerindeki hava saldırılarının devam etmesi nedeniyle tedavinin ülke içinde yapılamadığı, bu yüzden Kuveyt merkezli Al-Jarida portalının bildirdiğine göre, Moskova’ya nakil görevinin "çok gizli" koduyla icra edildiği belirtiliyor.

Putin’den Pezeşkiyan’a: "Onu Bize Getirin"

İran güvenlik servislerinin, Hamaney’in tedavisinden sorumlu doktorların takip edilmesi sonucu konumunun deşifre olmasından büyük endişe duyduğu kaydedildi. Kaynakların iddiasına göre Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde tedavinin Rusya’da yapılmasını bizzat teklif etti.

Hamaney’in Perşembe gecesi Rus askeri uçağıyla Moskova’ya ulaştırıldığı, beraberinde İranlı meslektaşlarının eşlik ettiği Rus doktorlar tarafından ameliyata alındığı bildirildi. Yeni liderin şu anda Putin’in başkanlık saraylarından birinin içindeki özel bir hastanede tedavi gördüğü ifade ediliyor.

"Ölü mü Diri mi Bilen Yok"

İran’da ipler şu an Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarının elinde olsa da, sahadaki isimlerin Hamaney’den doğrudan bir talimat almadıkları söyleniyor. The Telegraph gazetesine konuşan bir İranlı yetkili, belirsizliği şu sözlerle özetledi:

"Kimse onun ölü mü yoksa diri mi olduğunu bilmiyor."

Mesaj Gerçek mi, Kurmaca mı?

Devlet televizyonunda Hamaney’e atfedilen ve bölgedeki ABD üslerinin kapatılması gerektiğini vurgulayan bir bildiri okunsa da, bu mesajın otantikliği konusunda ciddi şüpheler var. Reformistlere yakın kaynaklar, bu metnin aslında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani tarafından kaleme alındığını ve Hamaney’in içerikten haberi bile olmadığını iddia ediyor.

Liderin kamuoyu önüne çıkmaması ve konuşmasına dair bir ses kaydının bulunmaması, "yönetim boşluğu" iddialarını daha da güçlendiriyor.