İran yönetimi, olası "ABD-İsrail saldırılarında" rejim liderlerinin tasfiye edilmesi ihtimaline karşı daha önce "kadro yedekleri" hazırladığını belirtti. Tüm güvenlik güçleri "yüksek alarm" durumuna geçirilirken, Tahran'daki yetkililerin asıl endişesinin sadece dış müdahale değil, aynı zamanda "içeriden kaynaklanacak siyasi kaos" olduğu vurgulandı.

Ülkenin günlük yönetiminin fiilen, "Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi" Sekreteri, 67 yaşındaki Ali Larijani'ye geçtiği aktarıldı. Sert bir muhafazakar, güvenlik operasyoncusu ve İran siyasetinin deneyimli bir ismi olan Larijani'nin kariyeri boyunca Tahran rejiminin askeri omurgası olan "İslam Devrim Muhafızları Kolordusu"nda tuğgeneral rütbesine yükseldiği kaydedildi. Güvenilir bir isim olarak on yıl boyunca İran devlet radyo ve televizyonunun başında bulunduğu belirtildi. Ocak 2026'dan itibaren, büyük "rejim karşıtı protestolar" ve ABD hava saldırıları korkusunun ortasında Larijani'nin "fiilen İran lideri" haline geldiği ifade edildi. Yüksek Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in ona protestoları bastırma, İran'ı savaşa hazırlama ve Rusya, Katar ve Umman gibi rejim ortaklarıyla ilişkileri sürdürme görevini verdiği aktarıldı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin resmi olarak müzakere etmesine rağmen, Larijani'nin ABD ile "nükleer program" görüşmelerini de denetlediği kaydedildi.

Larijani'nin, İslam Cumhuriyeti'nin en etkili klanlarından birine ait olduğu bildirildi. Babasının saygın bir Şii hukuk uzmanı olduğu, kardeşlerinden birinin Hamaney'in dış politika danışmanı olduğu, diğerinin ise yüksek liderin danışma organını yönettiği belirtildi. The New York Times gazetesinin haberine göre, Larijani'nin Hamaney'in kişisel güvenini kazandığı ve "ilke takipçisi", yani İslam Devrimi ilkelerine bağlı bir kişi olarak görüldüğü aktarıldı. 2000'li yıllarda ABD ile müzakereleri denetlediği, 2020'li yıllarda ise İran'ın Çin ile yakınlaşmasında kilit bir figür haline geldiği kaydedildi. Diplomatik kaynaklar, "gücün zaten devredildiğini" bildirdi. Acil kararlar için en dar çevrede bulunan isimler arasında ise rejimini istikrara kavuşturacak ve aynı zamanda ABD'ye bir kanal açacak "İranlı Delsi" olabilecek kişinin kim olacağı sorusu giderek daha sık gündeme geldi.

İran'da güçlü bir muhalefet lideri bulunmadığından, halefin "rejim içinden" arandığı kaydedildi. Tüm göstergelere göre, Ali Larijani'nin şu anda en ciddi aday olduğu belirtildi. Onu, Parlamento Başkanı Muhammed Bager Kalibaf ile reformcu olarak görülen ve Washington'dan belli bir destek alabilecek eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin takip ettiği aktarıldı. İran'ın sessiz bir miras mücadelesi dönemine girdiği ve Ali Larijani'nin isminin Tahran'da giderek daha yüksek sesle anıldığı kesin olarak vurgulandı.