İran, ABD'nin olası bir saldırısına karşılık vereceği uyarısında bulunurken, ülkede düzenlenen protestolar cumartesi akşamı da sürdü. Yetkililerin daha sert bir şekilde müdahale ettiği gösterilere, iki hastaneden alınan bilgilere göre, son iki günde 100'den fazla ölü gömüldü.

BBC tarafından doğrulanan görüntülere ve tanıkların ifadelerine göre, hükümet, protestocular üzerinde baskıyı artırdığı görülüyor. Protestolar, tüm İran illerinde 100'den fazla şehir ve beldeye yayıldı.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran hükümetinin "insanları öldürmeye başlaması" durumunda "çok kuvvetli bir şekilde vuracağı" tehdidinde bulundu. İran İslam Cumhuriyeti Meclisi Başkanı ise, ABD saldırısı durumunda meşru hedeflerin İsrail ve bölgedeki tüm Amerikan askeri üsleri olacağını belirtti.

Gösteriler, fiyatların ani yükselişi ve enflasyon nedeniyle patlak verdi, ancak hızla İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yönetiminin sona ermesi çağrısına dönüştü.

İran devlet savcısı, protestolara katılanların "Tanrı'nın düşmanı" olarak kabul edileceğini ve bu suçun infaz cezasını gerektirdiğini kaydetti. Hamaney, protestocuları "Donald Trump'a yarayan vandallar grubu" olarak nitelendirdi.

Trump, cumartesi günü ABD'nin "yardım etmeye hazır olduğunu" belirtirken, İran'ın "özgürlüğe doğru baktığını" ifade etti.

Protestoların artışı ile ölü sayısı da yükseliyor. İki insan hakları örgütüne göre, 100'den fazla insanın öldüğü, bunlar arasında güvenlik güçlerinin üyesi olanların da bulunduğu açıklandı.

Çeşitli hastanelerden gelen bilgilere göre, hastane kapasitelerinin dolduğunun belirtildiği bildirildi. BBC'nin Farsça servisinin doğruladığına göre, Rüşt şehrindeki bir hastaneye cumartesi akşamı 70 ceset getirildi, Tahran'daki bir hastaneden ise yaklaşık 38 kişinin yaşamını yitirdiği bilgisi geldi.

İran polisi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, protestocularla çatışma seviyesinin "yükseldiğini" ve "anahtar kişilerin" yakalandığını aktardı. "Ölü sayısının önemli bir kısmının" güvenlik güçlerinden değil, "eğitilmiş ve yönlendirilmiş bireyler" tarafından kaynaklandığını iddia etti.

İnsan hakları organizasyonlarının verilerine göre, protestoların başladığı 28 Aralık'tan bu yana 2.500'den fazla kişi gözaltına alındı.

Yabancı medyaların çalışması yasaklandığı ve internetin neredeyse tamamen bloke edildiği İran'dan bağımsız habercilik yapmak neredeyse imkansız hale geldi. Ancak bazı video kayıtları ortaya çıktı.

Doğrulanan görüntüler, İran'ın ikinci büyük şehri Meşhed'de güvenlik güçleri ile protestocular arasındaki çatışmaları göstermekte. Görüntülerde, maske takmış protestocuların konteynerlerin arkasına saklanarak barikatlar kurduğu, güvenlik güçlerinin ise uzakta bulunduğu görünmektedir. Bir otobüs alevler içinde kalırken, arka planda silah sesleri ve tencere ile tavalarla yapılan gürültüler duyulmakta.

Tahran'da, cumartesi akşamı protestocular, Gişa mahallesinde sokaklara dökülürken, diğer görüntülerde Punak Meydanı ve Heravi mahallesinde dini otoriteye karşı sloganların atıldığı kaydedildi.

İran'da mevcut internet erişimi, yerel ağlarla sınırlı olup, dış dünya ile bağlantılar minimum düzeyde. Uzmanlar, bu durumda internetin, 2022 yılındaki "Kadın, Hayat, Özgürlük" protestolarındaki engellemelerden daha zorlayıcı olduğunu belirtiyor.

İnternet araştırmacısı Alireza Manafi, dış dünya ile bağlantı için tek yolun Starlink uydusunun interneti olduğunu, ancak yetkililerin kullanıcıları takip edebilme ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

Son İran Şahı'nın oğlu Reza Pahlavi, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamakta, vatandaşlara protestoları sürdürmeleri çağrısında bulundu. Ancak insanların yaşamlarını tehlikeye atmadan grup olarak hareket etmelerini tavsiye etti. Hükümetin "sadık güçler" eksikliği çektiğini belirtti, ancak BBC bu durumun doğruluğunu teyit edemedi.

Uluslararası Af Örgütü, "artan yasa dışı ölümcül güç kullanımıyla ilgili kaygı verici raporları" incelediğini açıkladı.

İran'daki İnsan Hakları Aktivistleri örgütü, son iki hafta içinde en az 78 protestocunun ve 38 güvenlik gücünün yaşamını yitirdiğini, İran İnsan Hakları örgütü ise 192 protestocunun hayatını kaybettiğini belirtmektedir. BBC’nin Farsça servisi, 26 ölümün kimliğini, bunlar arasında altı çocuğun da bulunduğu şekilde doğrulamıştır.