Geçtiğimiz hafta İran İslam Cumhuriyeti, Foreign Policy dergisine göre, ülkenin modern tarihindeki en büyük katliamı gerçekleştirdi. Tehëse, yönetim karşıtı kitlesel protestolar yanıt olarak, Tahran yönetimi neredeyse silahsız göstericilerin binlercesini öldürdü. Kesin ölü sayısı henüz bilinmemekle birlikte, gerçekçi tahminler 12.000 ile 20.000 arasında ölüm olduğunu göstermektedir; birçok sivil, çapraz ateşte de hayatını kaybetmiştir.
Bazı analistler bu durumu İslam Cumhuriyeti'nin sonunun başlangıcı olarak yorumlasa da, Foreign Policy yazarları, rejimin çözülme krizine rağmen hala son derece acımasız ve hayatta kalma yeteneğine sahip olduğunu vurguladı. Opozisyon derin bir bölünme içindeyken, dış müdahale kendiliğinden bir çözüm sunmamaktadır. Rejimin çöküşü, yalnızca iktidar elitinin içinde meydana gelebilecek ciddi çatlaklar ve güvenlik güçlerinin kitlesel firarları ile mümkün olabilir.
İsyan, Tahran'daki bir pazarda, ağır bir döviz krizi sonrasında başlamış; öğrenciler, işçiler ve yıllardan beri yoksulluk ve sistemik yolsuzluktan yorgun halk hızla bu eyleme katılmıştır. Protestolar, su kıtlığına maruz kalan ülkenin batı ve güneybatısındaki küçük şehirlere de yayılmış ve Foreign Policy'nin belirttiğine göre, bu durum rejimin uzun süreden beri kaynak yönetiminde yaptığı hatalardan kaynaklanmaktadır.
Gösterilere birkaç gün boyunca hoşgörü gösteren hükümet, sonrasında acımasız bir güç kullanma yoluna gitmiştir. Üst devrimci lider Ali Hamnei, "kargaşa yaratanların dizginlenmesi gerektiğini" belirtmiş ve Devrim Muhafızları ile ilgili mesajlar, toleransın sona erdiğini işaret etmiştir. 8 Ocak'ta yaşanan internet kesintisi ve medyadaki karanlık ortamda, bu şiddet olayları hızla artmıştır.
Foreign Policy'nin aktardığı verilere göre, Devrim Muhafızları, büyük şehirlerin yanı sıra onlarla birlikte birçok küçük yerleşim yerinde de silahsız göstericilere ateş açmıştır. Bazı yerlerde Rus yapımı ağır makineli tüfeklerin kullanıldığına dair iddialar mevcutken, belirli bölgeler savaş alanı gibi görünmüştür.
Rejim, protestoları "Mossad’ın komplosunun bir parçası" olarak nitelendirmiş ve göstericileri "terörist" olarak tanımlamıştır. Bu durum, rejimin kitlesel öldürmeleri ve idamları meşrulaştırmasını sağlamıştır. İran yargı yönetimi, "düşmana yardım edenlere merhamet edilmeyeceği" uyarısında bulunarak, kitlesel idamlar riskini dramatik şekilde artırmıştır.
Özellikle korkutucu bir baskı unsuru ise acıyı bir silah olarak kullanmadır. Kurbanların aileleri, cenazeleri almak veya gömme işlemlerini düzenlemekten men edilmiştir. Rejimin mesajı nettir: Boyun eğmeme yalnızca bireyi öldürmekle kalmayacak, aynı zamanda en yakınlarını da cezalandıracak ve onlara saygı ve yas haklarını elinden alacaktır.
Çoğu İranlı rejimi nefret etse de, rejim hala önemli bir destek tabanına ve yüz binlerce silahlı sadık takipçiye sahiptir. Eli, büyük tüccarlar ve oligarklar, kaos ve iç savaş korkusu içinde açıkça iktidara karşı durmamayı tercih etmektedir. Foreign Policy’ye göre, rejim, isyan sürse bile zayıflamış bir biçimde hayatta kalabilir.
Opozisyondaki bölünme, hükümete yarar sağlamaktadır. Eski taht varisi Reza Pehlevi, sosyal medyada muhalefetin sembolü olarak öne çıkmış olsa da, Foreign Policy yazarları, onun çoğu İranlı tarafından desteklenmediğini ve sahada gerçek bir altyapısının olmadığını aktarmaktadır. Rejimin içinde kitlesel firarlarla ilgili iddiaları henüz doğrulanmamışken, protestocular gerçek bir korunma sağlanmadan bırakılmıştır.
Reza Pehlevi'nin "sorumluluk taşıyıp taşımadığı" sorusuna verdiği yanıt - "bu bir savaş, savaşın kayıpları olur" - onun kredibilitesini daha da zedelemiştir. Birçok İranlı, bu tutumu hem ülkede, hem de diasporada alaycı ve sorumsuz olarak değerlendirmektedir.
Metinde, Başkan Donald Trump’ın yönetiminin, özellikle rejimin interneti kapatmasını ve suçlarını gizlemesini önleme amacıyla önemli bir rol oynayabileceği belirtilmektedir. Ancak, ABD’nin hiçbir muhalefet figürüne öncelik vermemesi gerektiği ve İran'ın cesaret eksikliğinden değil, organize bir devrimci hareket ve net liderlikten yoksun olduğuna da dikkat çekilmektedir.
Foreign Policy’nin son tespiti ise karamsardır: İslam Cumhuriyeti çöküşün eşiğinde kalsa bile, sonuna kadar savaşacaktır. İran halkı için, sadece televizyon mesajları ve sosyal medya kampanyaları yeterli değildir; gerçek destek, sorumlu liderlik ve ortak bir gelecek vizyonu gerekmektedir.
İran'da yaşanan iç karışıklıklar ve rejimin direnişi
19 January 2026, 20:40
Editör: Gazete.rs
Haber Kaynağı ve Bilgilendirme
Bu haber, Sırbistan basınındaki gelişmeleri Türk okuyucusuna ulaştırmak amacıyla Gazete.rs editörleri tarafından nova.rs verileri kullanılarak özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
Kaynak: Bu haber nova.rs kaynağından otomatik olarak çevrilmiştir.
Dünya Kategorisinden Son Haberler
İran Füzeleri Azerbaycan Havalimanını Hedef Aldı, Bölgesel Gerginlik Tırmanıyor
1 hour, 42 minutes önce
ABD ve İsrail'in ortak İran operasyonu hakkında çelişkili Beyaz Saray açıklamal…
1 hour, 43 minutes önce
Orta Doğu'da İsrail ve İran Arasında Gerilim Yeni Saldırılarla Yükseliyor, Bölg…
2 hours, 38 minutes önce
Katar jetleri Amerikan üssüne saldırmak üzereyken İran bombardıman uçaklarını d…
2 hours, 38 minutes önce
Orta Doğu'da Çatışma Tırmanıyor: Kudüs'te Sirenler, Beyrut'ta Patlama, Katar'da…
4 hours, 4 minutes önce
Pentagon Basın Toplantısı ABD'nin İran Operasyonlarında Şeffaflık Eksikliğini O…
11 hours, 14 minutes önce
ABD Başkanı Trump'ın İspanya'ya ticari ilişki kesme tehdidi Avrupa'yı endişelen…
11 hours, 30 minutes önce
ABD Pakistan'daki konsolosluk personelinin bir kısmına ülkeyi terk etme talimat…
12 hours, 26 minutes önce
İran'ın Orta Doğu Operasyonlarında ABD 2 Milyar Dolarlık Askeri Ekipman Kaybetti
12 hours, 26 minutes önce