Bir binden fazla insansız hava aracı ve 200 füze Birleşik Arap Emirlikleri'ne isabet etti. Dünya bunun klasik bir askeri çatışma olduğunu düşünürken, önde gelen analistler İran'ın kendi "Samson Operasyonu" versiyonunu uyguladığını açıkladı. Hedefler sadece askeri üsler değil, aynı zamanda Körfez ekonomisinin kendisi; yapay zeka, lüks ve ABD Başkanı Donald Trump'a yatırılan milyarlarca dolar oldu. Bu durum Arap liderlere barış yerine savaş getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) elit tabakasının önde gelen isimlerinden milyarder Halaf Ahmed el-Habtur, ABD Başkanı Donald Trump'a sert bir mektup aktardı. El-Habtur, mektubunda "Ateş etmeye başlamadan önce ikincil zararı hesapladınız mı? Körfez ülkelerini seçmedikleri bir tehlikenin kalbine yerleştirdiniz. Barış Komitesi için girişimleriniz Körfez devletleri tarafından finanse edildi... O para nereye gitti?" sözleriyle ABD yönetimini sorguladı. BAE'nin Amerikan üslerini İran'a saldırmak için kullanmayı reddetmesine rağmen, Tahran onları ana hedef olarak işaretledi. En son tahminlere göre, Emirlikler'e yaklaşık 200 füze ve hatta 1.072 insansız hava aracı fırlatıldı. Hava savunma sistemleri devreye girse de, yaklaşık 20 füze ve 70 insansız hava aracı kalkanı geçerek Dubai Havalimanı, büyük oteller, ana su arıtma tesisi ve yatırımcıları en çok endişelendiren Amazon Web Services (AWS) şirketine ait iki veri merkezini hedef aldı. Bu saldırıların yanıtı, İran'ın elit Arap rüyasını yok etme stratejisinde yatıyor. Tahran, "Dubai modeli" olarak bilinen Arap dünyasının küresel finansal ve teknolojik elitle entegrasyon sembolünü hedef alarak İsrail'in "Samson seçeneğine" benzer bir taktik uyguladığını belirtti. Özellikle yapay zeka (AI) alanına yapılan saldırılar kritik önem taşıyor. Körfez ülkeleri petrolden teknolojiye devasa bir geçiş sürecinde bulunuyor. Ancak BAE'deki iki ve Bahreyn'deki bir AWS veri merkezine düşen sadece üç İran insansız hava aracı, bu teknolojik patlamaya 'felç edici bir zehir' enjekte etmek için yeterli oldu. Yatırımcılar panik içinde çünkü İran, Körfez'in dijital geleceğini tek bir düğmeye basarak sona erdirebileceğini kaydetti. Yıllarca milyarlarca petroldoları Trump'a ve iş arkadaşlarına akıtan Körfez liderleri, bu iş insanını kontrol edebileceklerine inanmışlardı. Ancak teknolojik refah ve barış yerine savaş sirenleri ve insansız hava araçlarıyla karşılaştılar. Arap liderler şimdi Trump'ın ne parayla ne de iş ortaklarıyla kontrol edilemeyeceğini vurguladı. Ekonomilerinin yıkımıyla karşı karşıya kalan şeyhler, 'B Planı'nı çoktan hazırlıyorlar. Bu jeopolitik depremin ardından İran'ı kontrol altına almak için Körfez'in efendilerinin yeni bir küresel güvenlik garantörüne, yani Çin ve Şi Cinping'e yönelecekleri bildirildi.