İran'ın Sırbistan Büyükelçisi Muhammed Sadık Fazli, Sırbistan Devlet Televizyonu RTS'e yaptığı açıklamada, ülkeyi şu anda geçici bir konseyin yönettiğini, yeni yüce liderin henüz seçilmediğini ve ABD ile İsrail'in toplantı yerleri olduğunu düşündükleri noktaları hedef alarak bu süreci sabote ettiğini bildirdi.

Büyükelçi Fazli, İran'ın nükleer faaliyetlerinin askeri nitelikte olmadığını belirterek, "İran ve İran halkı savunma durumundadır" diye kaydetti. İran halkının Yüce Lider Ayetullah Ali Hamney'in vefatı nedeniyle yas tuttuğunu aktaran Fazli, "Amerikan ve İsrail uçakları, dronları ve füzeleri İran'a saldırmasına rağmen, vatandaşlar bugün hala sokaklarda ve camilerde Yüce Lider'in vefatı nedeniyle yas tutuyorlar" ifadelerini kullandı.

Hayatını kaybeden Ayetullah Ali Hamney'in oğlu Müçteba Hamney'in İran'ın yeni Ayetullah'ı ve yüce lideri seçildiği yönündeki medya iddialarına değinen Fazli, yeni yüce liderin seçiminin İran anayasasında öngörülen bir süreç olduğunu vurguladı. Konsey toplantılarının devam ettiğini ve olası aday olabilecekleri tahmin edilen birkaç ismin değerlendirildiğini belirten Büyükelçi, "Konsey henüz kararını açıklamadığı için onlar karar verene kadar yeni bir isimden söz edilemez" diye kaydetti.

Fazli'nin aktardığına göre, İran Anayasası'na göre yüce liderin vefatından sonra geçici bir konsey oluşturulur. Yeni bir yüce lider atanana kadar, ölen yüce liderin yetkileri, görevleri ve sorumluluklarının bu konseye devredildiğini belirtti. İran'ın siyasi yapısı daha detaylı incelendiğinde "İran'da işleyen bir sistemin mevcut olduğunun" görülebileceğini vurgulayan Fazli, "Bu da demek oluyor ki, bir bireyin değişimi veya ayrılması sistemin işleyişini olumsuz etkilemeyecektir" diye açıkladı.

Yeni Ayetullah'ın ne zaman seçileceği sorusuna karşılık İran Büyükelçisi, bu sürecin birkaç gün süreceğini işaret etti. Fazli, "Maalesef, Amerikalıların ve İsraillilerin bu sürecin gerçekleşmemesi için ısrar ettikleri ortaya çıktı. Dün, bu toplantının yapılması gereken veya yapılacağı varsayılan yerleri birkaç kez bombalamaya çalıştılar. Bu, ABD'nin kötü niyetli, kirli ve sahte amaçlarının kanıtıdır" diye aktardı.

İran, nükleer silah geliştirdiği iddialarını kategorik olarak reddetti ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı raporlarının açık olduğunu vurguladı. Buna karşılık Washington, programın hızla geliştiğini, gizli yerlerin bulunduğunu ve müzakereler sürerken nükleer silah geliştirme çalışmaları yapıldığını iddia etti.

Fazli, "Öncelikle Amerikalıların büyük yalanlarıyla karşı karşıyayız. Haziran 2025'te Amerikalılar müzakere masasını bombaladı. Birkaç gün önce de, müzakere süreci devam ederken aniden masayı bombaladılar" diye açıkladı. Büyükelçi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl verdiği bir röportajı hatırlatarak şunları kaydetti: "Trump, İran'ın tüm nükleer tesislerini tamamen yok ettiğini ve İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellediğini söylemişti. O dönemde de bizim hiçbir askeri nükleer faaliyetimiz yoktu. Ancak Trump'ın önemli bir stratejisi var: büyük yalanları tekrar tekrar söyleyerek inanılmasını kolaylaştırmak. İran'ın nükleer faaliyetleri hiçbir zaman askeri nitelikte olmadı ve değildir."

ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İranlı müzakerecilerden alıntı yaparak İranlıların yüzde 60 saflıkta 460 kilogram yüksek zenginleştirilmiş uranyumu kontrol ettikleri ve bunun 11 nükleer savaş başlığı yapmaya yetecek kadar olduğunu söyledikleri iddiasına değinen Fazli, "İran'ın zenginleştirilmiş uranyuma sahip olması doğru bir ifade olabilir, ancak bunu nükleer bomba yapmak için kullanacağımızı söylediğimiz iddiası aynı büyük yalanların bir parçasıdır. Amerikalılara soruyorum: Geçen yıl bu 460 kilogramın saklandığı yerleri vurduğunuzu ve işin bittiğini iddia etmediniz mi? Şimdi tekrar aynı şeyi iddia ediyorsunuz. O zaman mı halka yalan söylediniz, yoksa şimdi mi diye sormamız gerekiyor" diye bildirdi.

Müzakerelerin ardından İran Dışişleri Bakanı'nın ve Umman Dışişleri Bakanı'nın arabuluculuğunda yapılan açıklamalarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Fazli, "İran ve Umman Dışişleri Bakanlarının ne söylediğine bakın, sonra da Sayın Witkoff'un ne söylediğine. Maalesef durum o ki, Amerikalılar akıllarına geleni söylüyorlar ve hiçbir değer veya ahlaki özellik onlar için önemli değil" diye kaydetti.

Fazli, İran'ın defalarca saldırıya uğraması halinde bölgedeki Amerikan üslerine saldırıyla karşılık vereceğini vurguladı. "ABD veya Siyonist rejim tarafından bir saldırı gerçekleştirilmesi halinde, ABD'nin tüm çıkarlarını ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef alacağımızı defalarca yineledik. Bu, onların bilmediklerini iddia edebilecekleri bir şey değil. Neden Amerikan üsleri? Sebebi çok basit. Birincisi, bu üsler bize yönelik saldırıların kaynağıdır. Yani, bize yönelik saldırıların kaynağı ve başlangıç noktası olan yerlere saldırarak karşılık veriyoruz. İkincisi, bu üsler bize saldıran ülkenin toprağı olarak kabul edilir. Bu da demek oluyor ki, bize saldıran ülkenin askeri ve casusluk üslerine saldırıyoruz ve saldırı kesinlikle içinde bulunduğu ülkenin topraklarına yapılmamaktadır" diye açıkladı.

Hiçbir zaman sivil yerleşim yerlerini hedef almadıklarını ve almayacaklarını da kaydeden Fazli, "Hedefimiz bize karşı faaliyet gösteren askeri üsler ve casusluk merkezleridir. Burada çok önemli bir gerçek var. Bir ifade kullanmama izin verin: Bu günlerde 'sahte bayrak' denilen bir durumla karşı karşıyayız. Ne anlama geldiğini biliyor musunuz? İran'a atfedilen bazı olaylar meydana geldi. Muhtemelen dün hem Katar hem de Suudi Arabistan'ın, Mossad'ın terör unsurlarının bu ülkelerin topraklarında faaliyet gösterdiğini duyurduğunu duymuşsunuzdur" diye ekledi.

Diplomasinin şu anda bir şansı olup olmadığı sorusuna İran Büyükelçisi, "İran, kendisine karşı saldırı gerçekleştirilen bir ülkedir" yanıtını verdi. Muhammed Sadık Fazli, "Hiçbir rasyonel sebep olmadan, ABD ve Siyonist rejimin saldırganlığının ve saldırısının hedefiyiz. Bu da demek oluyor ki, saldırgan taraf olan ABD, saldırıyı durdurmak zorundadır" diye belirtti. İki taraf arasında, en azından arabulucular aracılığıyla herhangi bir diplomatik iletişim olup olmadığı sorusuna ise İran Büyükelçisi net bir şekilde, "Biz Amerikalılarla artık müzakere etmeyeceğiz" diye bildirdi.