Norveçli bahçe tasarımcısı Anika Ceterman, sakinleştirici sadeliğiyle öne çıkan İskandinav bahçe tasarımının sırlarını açıklayarak, bu özgün tarzı evlerine taşımak isteyenlere üç temel tavsiyede bulundu. Kuzey Avrupa bölgesinin uzun yıllardır iyi zevkin hakimi olduğunu belirten Ceterman, Skandinavların rahat minimalist eğilimlerinin moda ve iç mekanların çok ötesine geçtiğini ve bahçelerinde arzu edilen sakinleştirici sadeliği yaratma sanatını mükemmelleştirdiklerini kaydetti. Eskiden ilham için Akdeniz veya Japonya'ya yönelirken, İskandinav tasarımının İngiliz iklimine çok daha iyi adapte olduğunu ve büyük bir ilham kaynağı sunduğunu Ceterman aktardı. Anika'nın "Yeni Nordik Bahçeleri: İskandinav Peyzaj Tasarımı" adlı kitabında detaylandırdığı gibi, Nordik bir bahçe yaratmanın işlevsellik ve estetik arasında mükemmel bir denge bulmakla ilgili olduğunu belirtti. Tasarımcı, her malzeme ve bitkinin bu iki rolü de yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Ceterman, Norveç'in peyzaj ve coğrafyasının temel yaklaşımını şekillendirdiğini ve bahçenin nasıl görünmesi ve hissettirmesi gerektiğine dair temel bir anlayış sağladığını açıkladı. Güçlü mevsimlerin yaşandığı bir dünyada yaşadıklarını, bitkilerin tam bir yaşam döngüsünden geçip her ilkbaharda uzun bir kıştan sonra geri döndüklerini kaydetti. Doğal ışık, mevsim değişiklikleri ve genellikle granit tabanlı toprak ve arazi gibi unsurların her bahçeye özel bir karakter verdiğini belirtti. Anika Ceterman, İskandinav bahçesi için üç temel tavsiyesini sıralarken, ilk olarak minimalist iç mekan tasarımında olduğu gibi bahçede de malzeme kalitesine vurgu yaptı. "Daha az daha çoktur" felsefesini savunduğunu bildiren Ceterman, malzemelerle en iyi sonucu elde etmenin ve dikkatli, hassas bir uygulama ile kalıcılığı sağlamanın önemli olduğunu vurguladı. Detayların malzemenin kendisinde bulunduğunu aktardı ve minimalizmin nicelikten ziyade kaliteye öncelik vermek anlamına geldiğini belirtti. İkinci olarak bütünlüğün kilit rol oynadığını açıklayan Ceterman, malzemelerin yalnızca ayrı ayrı değil, uyumlu bir bütünün parçası olarak işlev görmesi gerektiğini kaydetti. Dengeli bir malzeme paleti seçerek sert ve yumuşak unsurları birleştirmeyi ve bunları tüm alana yaymayı tavsiye etti. Bahçeye bir oturma odası veya mutfak gibi bir iç mekan gibi yaklaşılması gerektiğini, hiçbir elementin izole olarak seçilmemesi gerektiğini belirtti. Son olarak, sürdürülebilir bir yaklaşımın önemini vurgulayan Ceterman, bunun geçici bir trend değil, tasarımın temeli olduğunu açıkladı. Bahçelerinin yerel, doğal bitkilere dayandığını, bu bitkilerin vahşi yaşam için paha biçilmez olduğunu ve çevreye doğal olarak uyum sağladığını kaydetti. Japon bahçeleri cazip gelse de, yerel bitki örtüsünün alana en iyi şekilde uyum sağlayacağını, daha az bakım gerektireceğini ve daha doğal, uyumlu bir sonuç vereceğini belirtti. Ceterman, doğayla birlikte çalışmayı, vahşi yaşama saygı göstermeyi ve çevreden gelen malzemeleri kullanmayı tavsiye ederek sözlerini tamamladı.