Bugün yapılacak Jermenistan parlamento seçimleri, ülkenin bağımsızlığından bu yana en önemli tarihi dönüm noktalarından birini temsil ettiği belirtildi. Bu seçimlerin de facto olarak Jermenistan'ın jeopolitik geleceğine ilişkin bir referanduma dönüştüğü, Batı'ya yönelme veya Moskova'nın güvenlik şemsiyesi altına dönme tercihi arasında bir seçim sunduğu kaydedildi. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Nikol Paşinyan'a açık desteğinin, Moskova'da ciddi rahatsızlık yarattığı ve bölgedeki dengeleri etkilediği aktarıldı. Jermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi, "Tarihi Jermenistan"ın aksine "Gerçek Jermenistan" yaratma platformunda kampanya yürüttüğü kaydedildi. Buna karşılık, Rus yanlısı muhalefet, özellikle Rus-Jermen milyarder Samvel Karapetyan liderliğindeki Güçlü Jermenistan ve Robert Koçaryan'ın Jermenistan İttifakı gibi bloklar, Paşinyan'ı ulusal çıkarlara ihanetle suçladığı aktarıldı. Resmi Moskova için bu seçimler, Güney Kafkasya'daki kalan etkisini koruma mücadelesini temsil ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için riskin birkaç nedenden ötürü çok büyük olduğu vurgulandı. Bu seçimler öncesindeki en büyük sürpriz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Paşinyan'a verdiği açık ve doğrudan destek oldu. Bu durum, Trump'ın Doğu Avrupa'daki dış politikasında (genellikle Orban gibi egemenlik yanlısı ve Moskova yanlısı liderleri desteklediği bir bölgede) bir emsal teşkil ettiği belirtildi. Trump, Mayıs 2026 sonunda Truth Social ağında Paşinyan'a "tam ve mutlak destek" verdiğini, onu "harika bir dost ve lider" olarak nitelendirdiğini ve mesajını "Make Armenia Great Again - MAGA!" ile bitirdiği hatırlatıldı. ABD Başkanı Trump yönetiminin himayesinde Ağustos 2025'te Vaşington'da Jermenistan ve Azerbaycan arasında ön barış anlaşması sağlandığı belirtildi. Trump, Paşinyan'ı "ekonomik refah yoluyla barış" vizyonunu paylaşan önemli bir ortak olarak gördüğünü açıkladı. Trump'ın, hem Rusya'yı hem de İran'ı atlayan Batı yatırımları ve enerji koridorlarına açık, istikrarlı bir Güney Kafkasya istediği vurgulandı. Jermenistan'ın Rus yanlısı muhalefeti geleneksel olarak Paşinyan'ın ülkeyi yıkıma sürüklediği ve yalnızca Brisel'den gelen "küreselci ve liberal güçler" tarafından desteklendiği anlatılarını inşa etmişti. Muhafazakar ve sağcı bir süper güç lideri olan Trump'ın desteği bu dinamiği tamamen bozduğu kaydedildi. Muhalefetin artık Paşinyan'ı yalnızca "gerçek bir dayanağı olmayan Batı kuklası" olarak sunmasının çok daha zorlaştığı ifade edildi. Trump'ın bu hamlesi Moskova'da ve Jermenistan milliyetçileri arasında öfkeye neden olduğu, ABD Başkanı'nın hatta seçimlerden hemen önce Dışişleri Bakanı Mark Rubio'yu Erivan'a ziyarete gönderdiği aktarıldı. Paşinyan, 2020 ve 2023 yıllarındaki toprak kayıpları ve tarihi travmalar nedeniyle büyük bir siyasi yük taşımasına rağmen, seçim anketleri partisinin önde olduğunu gösterdiği belirtildi. Bu durumun başlıca nedenleri arasında muhalefetin bölünmüşlüğü ve vatandaşların istikrar ile güvenlik arayışı olduğu kaydedildi. Trump'ın sağladığı "arka rüzgar" Paşinyan'ın uluslararası konumunu daha da güçlendirdiği, Putin'e ise Vaşington'ın Kreml'in Jermenistan'ı kendi yörüngesinde tutma girişimlerini sessizce izlemeyeceği yönünde net bir mesaj gönderdiği vurgulandı. Bugün tüm gözler Jermenistan'a çevrilirken, kararsız seçmenlerin oylarının bu Kafkas cumhuriyetinin kaderini belirleyeceği açıklandı.