Kahramanmaraş'ta Çarşamba günü okulunda sekiz öğrenciyi ve bir öğretmeni öldürüp 17 kişiyi yaralayan 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Isa Aras Mersinli'nin, olay yerindeki veli Nedžmetin Bekçi sayesinde durdurulduğu bildirildi. Okulda aşçı olarak da çalışan Bekçi, bir an bile tereddüt etmeden çıplak elleriyle saldırgan çocuğa yöneldiği belirtildi. Çocuğun, eski bir polis memuru olan babasından aldığı düşünülen silahla sınıflarda acımasızca ölüm saçtığı aktarıldı. Okulun hemen arkasındaki binada oturan Nedžmetin Bekçi, silah seslerini duyduğunda olay yerine koştuğunu belirtti. Bekçi, okula arka kapıdan girdiğini ve iki öğretmen ile bir kantin çalışanının yardımıyla saldırganı etkisiz hale getirmeyi başardığını kaydetti. Bekçi, "15 gün izin almıştım ve Çarşamba günü doktor randevum vardı. Doktordan döndüğümde saat 12.30 civarındaydı, bazı garip sesler duydum. Önce yakındaki bir inşaatta çekiç sesi olduğunu düşündüm, ancak sesler şiddetlenince terasa çıktım ve çocukların pencerelerden atladığını gördüm" ifadelerini vurguladı. Bekçi, 4. kattan okula ne hızla indiğini kendisinin de bilmediğini söyledi. Okula girdiğinde, iki öğretmen ve bir kantin çalışanının, çırpınan ve tekmeleyen saldırganı etkisiz hale getirmeye çalıştığını gördüğünü belirtti. Bekçi, "Üzerine atladık ve ellerini bağlamayı başardık. Polis gelene kadar onu yerden kaldırmadık. Sürekli direniyordu... Her an 'Beni affedin! Beni affedin!' diye bağırıyordu" sözlerini aktardı. Bekçi, "O sürekli kalkmaya çalışıyordu. O şok anında terörist, canlı bomba sandık. O anda ne olduğunu anlayamadık. Hepimizi havaya uçuracağını düşündük. Polis geldiğinde onu onlara teslim ettik" diye açıkladı. İlk bilgilerin Isa'nın kanlı saldırı sonrası intihar ettiğini işaret etmesine rağmen, otopsinin okul çalışanları onu zaptetmeye çalışırken aldığı bir yaradan aşırı kanama sonucu öldüğünü ortaya koyduğu hatırlatıldı. Bekçi'nin ona ölümcül darbeyi vurduğundan şüphelenildiği belirtildi. Medyada bundan bahsetmese de, Hürriyet'in polis kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Bekçi'nin sorgusunda sınıfta yaşananları anlattığı ve kaçmasını engellemek amacıyla saldırgana bıçakla saldırdığını belirttiği bildirildi. Bekçi polise verdiği ifadede, "Yardım etmek, bir başkasını daha yaralamasını engellemek için içeri atladım. Kapüşonunun altından uzun saçları görünen biriydi. İlk başta en az 25 yaşında olduğunu düşündüm. Uzun boylu, iri yapılıydı... Yüzünü görmedim. Kurtulmaya çalışıyordu. Bıçak salladığımı hatırlıyorum, bıçağın nereden geldiğini bile bilmiyorum ve bacağının yanına salladım. Kesip kesmediğimden bile emin değildim. Tek istediğim ayağa kalkmasını, başka birini yaralamasını ya da kaçmasını engellemekti" diye açıkladı. Medyaya yaptığı açıklamada Bekçi, sadece çocuklarının hayatta olup olmadığını öğrenmek istediğini söyledi. Saldırganı etkisiz hale getirdikten sonra yaptığı ilk şeyin, kızını ve oğlunu aramaya koşmak olduğunu kaydetti. Bekçi, "Kızım okul öncesi, oğlum 6. sınıf. Kızım aşağıda, oğlum yukarıda. Oğlumun çantasını gördüm ama onu bulamadım ve sadece 'İyi ki kaçmış' diye düşündüm. Kızımı bulmak için aşağıya koştum. Neyse ki öğretmeni onları bir odaya saklamıştı ve onu orada buldum. Sonra oğlumun nerede olduğunu öğrendim. O da tuvalete kaçıp kendini kilitlemeyi başarmıştı" diye aktardı. Bekçi, oğlunun iki arkadaşının bu korkunç saldırıda öldürüldüğünü vurguladı. Bekçi, "Tüm bu çocuklar bizim çocuklarımız! Onları korumalıyız. Çocuğumu asla bir daha o okula gönderemeyeceğim" diye belirtti.