Kanada'nın doğu kıyısındaki Njufaundlend Adası'nda yer alan küçük sahil kasabası Ferilend, zengin tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Kuzey Amerika'nın ilk resmi İngiliz kolonisi olarak 1621'de kurulan Ferilend, özellikle ilkbahar aylarında Grönland buzullarından kopan dev buzdağlarının geçiş noktası olmasıyla dikkat çekiyor.

Atlas Okyanusu'nun kıyısında, dik kayalıkları ve taşlık koylarıyla dramatik ve fotoğrafik bir manzara sunan Ferilend bölgesi, Njufaundlend ve Labrador'un doğu kıyısı boyunca uzanan 'Buzdağı Geçidi'nin bir parçasıdır. Bu hat üzerinden ilkbaharda büyük buzdağları geçer ve Ferilend, bu eşsiz doğal olayı birinci elden izleme imkanı sunar. Kanada'nın önemli tarihi yerlerinden biri olan Ferilend'in, İngilizler gelmeden çok önce de Beothuklar, daha sonra ise Bask ve Fransız balıkçılar tarafından liman olarak kullanıldığı Pun Kufer adlı yayında kaydedildi. Lord Baltimore olarak bilinen George Calvert tarafından kurulan Avalon Kolonisi, çalkantılı Avrupa'dan farklı olarak dini hoşgörü cenneti olarak tasarlandı.

Avalon Kolonisi arkeolojik alanı, Ferilend'in doğa tarafından yaratılmamış nadir cazibe merkezlerinden biridir. Bu alan, sömürge binalarının kalıntılarını, savunma surlarını ve ilk Avrupalı yerleşimcilerin yaşamlarına dair eşsiz bir bakış açısı sunan eserleri barındırıyor. Sahil boyunca uzanan sayısız yürüyüş parkuru, kuşları, balinaları ve deniz manzaralarını izlemek için idealdir. Deniz feneri eşliğinde yerel ürünlerle yapılan piknikler ve okyanus manzarası, Ferilend'in kendine özgü bir markası haline geldi.

Ferilend'in en büyük cazibesi ise nisan ayından haziran başına kadar süren buzdağı gözlemleridir. Bu dönemde, binalar kadar yüksek dev buz blokları, Labrador Akıntısı ile kıyı boyunca yavaşça sürüklenir. Buzdağları genellikle günler hatta haftalarca kıyıda kalır ve turistler bu olağanüstü göçü izlemek için yürüyüş yollarını ve seyir teraslarını doldurur. Buzdağları, güçlü görsel etkilerinin yanı sıra, sessiz çıtırtı ve gıcırtılardan, bu göçün nedenini ve sonuçlarını kötücül bir şekilde uyarıyor gibi duran gürültülü kırılmalara kadar kendine özgü sesler de çıkarır.