Karadağ Dışişleri Bakanlığı, resmi "X" hesabından yaptığı açıklamada, Sırbistan'dan gelen "hibrit savaş" yürütme ve çıkarlarını tehdit etme yönündeki asılsız suçlamaları reddettiğini bildirdi. Karadağ Dışişleri Bakanlığı, Karadağ'ı Sırbistan'a karşı herhangi bir "hibrit savaş" yürütmekle veya Sırbistan'ın çıkarlarını sözde tehdit etmekle suçlayan iddiaları temelsiz ve uygunsuz olarak nitelediğini belirtti. Açıklamada, Karadağ'ın Avrupa Birliği üyeliği stratejik hedefine yaklaştıkça ve ülkedeki seçim süreçleri yaklaştıkça, komşu ülkeden gelen açıklamaların, bazı siyasi yapıların egemen, uluslararası tanınmış ve eşit devletlerle çevrili oldukları basit gerçeğini kabul etmeye hazır olmadıklarını gösterdiği kaydedildi. Bu açıklamaların, bir gün hayali siyasi veya ulusal merkezlere geri verilmesi gereken alanlar değil, bağımsız devletler oldukları gerçeğini yansıtmadığına vurgu yapıldı. Karadağ'da "Kimse seni kötü biri kadar kötülemez" diye bir atasözü olduğu belirtildi. Bu sözün, Karadağ'ın herhangi birine karşı hibrit savaş yürüttüğü iddiasının absürtlüğünü en iyi şekilde yansıttığı ifade edildi. Açıklamada, bu tür açıklamaların yeni dezenformasyon kampanyalarına ve siyasi baskılara bir giriş mi yoksa Karadağ ile ilgisi olmayan sorunlardan dikkatleri başka yöne çekme girişimi mi olduğunun kamuoyunun takdirine bırakıldığı aktarıldı. Karadağ'ın bağımsızlığını kimseye karşı veya kimseye rağmen yeniden kazanmadığı vurgulandı. Karadağ vatandaşlarının, sonuçları tüm dünya tarafından tanınan bir referandumla özgürce ve demokratik bir şekilde devlet bağımsızlığını yeniden tesis etme ve Avrupa'nın en eski devletlerinden birine tam itibarını geri kazandırma kararı aldıkları belirtildi. Bu kararın nihai, demokratik ve uluslararası düzeyde doğrulanmış olduğu açıklandı. Karadağ'ın bugün hukukun üstünlüğüne, insan haklarına saygıya ve Avrupa değerlerine dayanan sivil, çok etnikli ve çok dinli bir devlet olduğu kaydedildi. Karadağ Anayasası ve hukuk düzeninin, ulusal, dini veya dilsel aidiyetlerine bakılmaksızın tüm vatandaşların farklılıklarının nasıl saygı gördüğünü ve haklarının nasıl korunduğunu gösteren bir örnek teşkil ettiği belirtildi. Din özgürlüğü, dil ve yazı kullanma hakkı ile azınlık haklarının tam korunmasının, çağdaş Karadağ'ın temel değerleri ve Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde sürekli olarak geliştirilen standartlar olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Avrupa yolumuz, hiç kimsenin kişisel özelliklerine göre ayrılmadığı, herkese eşit haklar, haysiyet ve ortak ilerlemeye katkıda bulunma fırsatının garanti edildiği bir fırsatlar toplumu inşa etmeyi gerektiriyor" ifadesine yer verildi. Karadağ'ı kendi devleti olarak gören herkesin kendi yerinde olmasını, kendini güvende, eşit ve saygın hissetmesini istedikleri belirtildi. Karadağ'ın dış politikasının açık, tutarlı ve ilkeli olduğu kaydedildi. NATO ittifakının sorumlu bir üyesi ve Batı Balkanlar'da Avrupa entegrasyon sürecine öncülük eden bir devlet olarak kararlarını bağımsız, egemen ve yalnızca vatandaşlarının ve Karadağ devletinin çıkarları doğrultusunda aldıkları açıklandı. Karadağ'ın Sırbistan Cumhuriyeti de dahil olmak üzere tüm komşularıyla mümkün olan en iyi ilişkileri arzu ettiği ifade edildi. Ancak, iyi komşuluk ilişkilerinin yalnızca karşılıklı saygı, eşitlik ve gerçeklerin kabulü üzerine inşa edilebileceği vurgulandı. Bu bağlamda, Karadağ'ın kimseden toprak almadığı iddialarının kesinlikle reddedildiği belirtildi. Bölgenin geleceğe, reformlara, ekonomik kalkınmaya ve Avrupa entegrasyonuna yönelmesi gerektiği kaydedildi. İç sorunları ve reform eksikliklerini gizleyen gerginlik ve siyasi kurgu yaratma girişimlerinden ziyade, daha fazla sorumluluğa ihtiyaç olduğu aktarıldı. Karadağ'ın, Avrupa değerlerini samimi bir şekilde paylaşan ve kalkınmalarını demokrasi, iyi komşuluk iş birliği ve karşılıklı saygı ilkeleri üzerine inşa etmek isteyen tüm Batı Balkan devletlerine destek vermeye devam edeceği ve bu yolda her zaman Karadağ'da bir ortak bulacakları bildirildi.