Karadağ'daki tefecilerin, borçluları "fiduci sözleşmeleri" adı verilen yöntem ve sahte satış anlaşmaları aracılığıyla Sırbistan'ın Belgrad kenti ile Karadağ'nın Žabljak ve Pljevlja bölgelerindeki değerli taşınmazlarına el koyduğu bildirildi. Vijesti gazetesinin güvenlik birimlerinden ve diğer kaynaklardan edindiği bilgilere göre, fahiş faizler ve "faize faiz" uygulamaları nedeniyle borcunu ödeyemeyen mağdurların mülkleri, yasal boşluklar kullanılarak gasp ediliyor. Bu durumun, kurumsal denetim eksikliği nedeniyle yaygınlaştığı vurgulandı.

Vijesti gazetesinin kaynakları, tefecilerin borçluları, fiduci sözleşmelerinin yanı sıra sahte satış anlaşmaları imzalamaya zorladığını belirtti. Genellikle noter huzurunda yapılan bu kurgusal sözleşmelerde, mağdur bir borç sözleşmesi yerine dairesini, evini, arsasını veya arabasını sattığına dair bir belge imzalıyor. Borç belirlenen süre içinde ödenmezse, mülkiyet otomatik olarak tefeciye devrediliyor. Tefecilerin "faize faiz" uygulamasıyla, aylık taksitlerde bir günlük bile gecikme, ana borcun hızla katlanmasına yol açtığından, borcun geri ödenmesinin neredeyse hiçbir zaman mümkün olmadığı vurgulandı. Bu mekanizma ile tefecilerin borcu çok hızlı bir şekilde ikiye katlayıp belirli bir süre sonra mülkleri ele geçirdiği kaydedildi. Adalet Bakanlığı yetkilileri daha önce, noterlerin Noterler Kanunu'na göre orantısız, tefecilik amaçlı veya haksız derecede yüksek faiz oranları içeren sözleşmeleri reddetmekle yükümlü olduğunu açıklamıştı. Ancak Karadağ Noterler Odası'nın, vatandaşları tefecilik sözleşmelerinden nasıl koruduğuna dair somut bir yanıtı olmadığı ve kredi sözleşmelerine, faiz oranlarına veya şüpheli durumların yetkili makamlara bildirimlerine ilişkin herhangi bir kayıt tutmadığı tespit edildi. Noterler Odası'nın rolü eğitimler düzenlemek ve yasal düzenlemelere yönlendirmekle sınırlı kalırken, kontrol, takip veya vatandaşları koruyucu önleyici mekanizmalardan yoksun olduğu kaydedildi. Operasyonel veriler, Pljevlja bölgesinde daha önceki dönemde Şarić organize suç grubunun bir üyesi olan N. Soković'in faizle para verme işleriyle yoğun bir şekilde uğraştığını ortaya koydu. Güvenlik birimlerinin verilerine göre, Soković'in bu faaliyetlerin büyük bir kısmını Sırbistan topraklarında gerçekleştirdiği ve borçluların faiz ödeme kısır döngüsünden çıkamamaları nedeniyle Žabljak ve Belgrad'da taşınmazların yanı sıra inşaat makineleri ve otomobiller gibi orantısız mal varlıkları edindiği aktarıldı.

Güvenlik sektöründen Vijesti'ye daha önce yapılan açıklamalarda, mağdurların şikâyette bulunmaması veya sonradan geri çekilmesi nedeniyle bu tür suçların kanıtlanmasının zor olduğu bildirilmişti. Vijesti'nin araştırması, borç köleliğinin yalnızca "sorumsuz" kişileri değil, her kesimden insanı etkileyebileceğini gösteriyor; tefecilerin sadece bir zayıflık anını beklediği vurgulandı. Yapılan bir anketin sonuçları da bu durumu doğruladı: vatandaşların bir kısmı, kurumsal yardımın bulunmadığı veya çok yavaş olduğu durumlarda çaresizlikten borçlanırken, önemli bir kısmının ise gerçekçi olmayan bir yaşam tarzını sürdürmek veya kumar kayıplarını karşılamak amacıyla borca girdiği ortaya çıktı. Ankete katılanlar, bu kararlarını bugün gazetecilere konuşurken "ciddi kişisel hatalar" olarak nitelendirdi.