Kediler mesafeli ve gizemli hayvanlar olarak bilinse de, sahiplerini uzaktan gözlemleme davranışları, biyolojiye, içgüdülere ve iletişim yöntemlerine derinden bağlı olduğu belirtildi. İnsanlara soğukluk veya ilgisizlik gibi görünen bu durumun, aslında çevreyi izlemenin ve sahibiyle olan ilişkiyi sürdürmenin sofistike bir yolu olduğu kaydedildi. Kedilerin sabırlı gözleme dayanan avcılar olarak evrimleştiği aktarıldı. Gözlerinin sadece "bakmak" için değil, hareketi analiz etmek, mesafeyi tahmin etmek ve durumun güvenliğini değerlendirmek için kullanıldığı vurgulandı. Evcil kedinin doğada avını takip edeceği aynı odaklanmış bakışı kullandığı, ancak ev ortamında bu "avın" genellikle sahibi olduğu açıklandı. Uzaktan gözlemin bu nedenle çok pratik bir işlevi olduğu bildirildi: Kedi bilgi topluyor. Bir sonraki adımda ne olacağını değerlendirmek için sahibinin hareketlerini, ses tonunu ve davranışlarını takip ettiği belirtildi. Köpeklerden farklı olarak kedilerin güçlü bir "sürü" yaşam tarzı geliştirmediği açıklandı. Doğaları gereği daha temkinli oldukları ve durumu güvenli bulana kadar mesafe korumaya eğilimli oldukları vurgulandı. Bu nedenle, genellikle rafta veya kanepe arkası gibi uzak bir yerde oturup sahiplerini gözlemledikleri kaydedildi. Bu mesafenin, özellikle yeni veya öngörülemeyen durumlarda onlara kontrol ve güvenlik hissi verdiği aktarıldı. Gözlemin kedilerin iletişim kurduğu temel yollardan biri olduğu belirtildi. İnsanların aksine, sözsüz sinyallere, yani bakışa, vücut duruşuna ve kuyruk hareketlerine güvendikleri kaydedildi. Bir kedinin sahibini uzaktan izlediğinde dikkat çekmeye çalıştığı, ilgi veya merak gösterdiği, ruh halini değerlendirdiği veya kendi yöntemleriyle "konuştuğu" bildirildi. Bu durumda bağlamı okumanın önemli olduğu vurgulandı: Rahat bir vücut ve yavaş göz kırpmanın güven anlamına geldiği, katılık ve genişlemiş göz bebeklerinin ise rahatsızlığı işaret edebileceği belirtildi. Kedilerin son derece meraklı hayvanlar olduğu açıklandı. Sahiplerini uzaktan gözlemlemenin genellikle dünyayı keşfetme yolları olduğu belirtildi. Rutinleri takip ettikleri, davranış kalıplarını öğrendikleri ve özellikle yiyecek veya oyun söz konusuysa ne yapıldığını anlamaya çalıştıkları aktarıldı. Bu anlamda, sahibin kedinin güvenli bir konumdan analiz ettiği "hareketli bir içerik" haline geldiği kaydedildi. Mesafeli görünseler de kedilerin insanlarla güçlü duygusal bağlar geliştirdiği bildirildi. Araştırmaların, sahiplerini dikkatlice takip ettiklerini ve duygularına tepki verebildiklerini gösterdiği vurgulandı. Bazı kedilerin aktif olarak temas aramak yerine, sessiz bir varoluş biçimi olarak sahibini uzaktan gözlemlemeyi tercih ettiği kaydedildi. Bunun bir uzaklık işareti değil, yakınlığı sürdürmenin incelikli bir yolu olduğu belirtildi. Bir kedinin sahibini uzaktan izlediğinde, ilişkisini göz ardı etmediği, aksine aktif olarak sürdürdüğü açıklandı. Bu davranışın avcı içgüdüsü, güvenlik ihtiyacı, merak ve sözsüz iletişim yeteneğini bir araya getirdiği belirtildi. Başka bir deyişle, bu sessiz, mesafeli dikkatin soğukluk işareti olmadığı, tam tersine kedinizin sizi dikkatle gözlemlediğinin, anladığının ve kendi yöntemleriyle gizlice takip ettiğinin bir işareti olduğu vurguladı.