Kanadalı Mark Carney'nin Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya getirdiği orta güçler, bu hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ticarette açtığı "çatlamaya" karşı bir sınavla yüzleşmeye hazırlanıyor. Yaklaşık 40 ülkenin bu hafta Kamerun'da Dünya Ticaret Örgütü'nü (DTÖ) kurtarmak ya da yeni bir düzen kurmak için bir araya geleceği aktarıldı. AB ve Hint-Pasifik CPTPP ticaret blokları bünyesindeki yaklaşık 40 ülkenin, Afrika ülkesi Kamerun'da yapılacak önemli bir toplantıda Dünya Ticaret Örgütü'nü (DTÖ) kurtarmayı amaçladığı belirtildi. Trump, altı yıl önce bu küresel ticaret örgütünün anlaşmazlık çözüm mahkemesini zayıflattığı hatırlatıldı. Yönetiminin şimdi, DTÖ'nün temel ilkelerini Çin'e karşı daha sert bir tutum almak üzere değiştirmeleri için üye ülkelere baskı yaptığı, Beyaz Saray'ın gümrük vergilerinin ise kuralları açıkça ihlal ederek küresel ticarete zarar verdiği vurgulandı. Diğer anlaşmazlıkların yanı sıra, mutabakat ilkesiyle işleyen DTÖ'nün 166 üyesi arasında, yazılım, bulut hizmetleri, müzik ve film akışı dahil olmak üzere e-ticaret ve dijital alışverişin kalıcı olarak gümrük vergilerinden muaf tutulup tutulmaması konusunda anlaşmazlıklar yaşadığı belirtildi. Kamerun'un başkenti Yaounde'deki dört günlük toplantının kulislerinde, küresel ekonominin yaklaşık üçte birini oluşturan AB ve 12 üyeli CPTPP bloku, Cuma günü DTÖ'yü doğru yolda tutmak için bir plan hazırlayacaklarını bildirdi. Carney'nin Dünya Ekonomik Forumu'ndaki konuşmasında çağrısını yaptığı gibi, örgütün kurtarılamaması halinde "yeni bir düzen inşa etme" hedefinde olduğu belirtildi. Britanya Ticaret Bakanı Kris Bryant, 14. DTÖ Bakanlar Konferansı (MC14) öncesinde POLITICO'ya yaptığı açıklamada, Mark Carney'nin konuşmasının ardından Kanada'nın bu tartışmaya ek enerji kattığını kaydetti. Bryant'ın reform müzakerelerinde kolaylaştırıcı rolü üstlendiği belirtildi. Geçtiğimiz ay Carney, Kanada, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda, Peru, Şili, Meksika, Brunei, Singapur, Vietnam, Malezya ve son olarak Birleşik Krallık'tan oluşan hızlı büyüyen Hint-Pasifik bloku ile AB arasında "köprü kurmaya aracılık etmeyi" teklif ettiği aktarıldı. Bu yeni ticaret anlaşmasının aynı zamanda DTÖ'yü reforme etmeyi amaçlayan bir Trump karşıtı hamle olduğu vurgulandı. Bryant, DTÖ'nün "gerçekten olmak istediği bir örgüt haline gelebileceğini, yani kararlar alıp süreçleri ileriye taşıyabilecek bir yapıya dönüşebileceğini" belirtti. Dijital ticarete gümrük vergisi getirilmesinin yasaklanmasına ilişkin nihai kararın 2024 Dubai Bakanlar Toplantısı'nda bu yıla ertelenmesinin ardından, e-ticaret moratoryumunun geleceğinin kilit göstergelerden biri olacağı aktarıldı. Bryant, AB ve CPTPP ülkelerinin ortak açıklamasına işaret ederek, "Bunun kalıcı olmasını isteriz" diye belirtti. Biri CPTPP'den, diğeri AB'den olmak üzere iki diplomata göre, AB ve CPTPP ticaret bakanlarının bu hafta MC14'te sunacakları DTÖ reformu hakkında yeni bir ortak açıklama hazırladıkları bildirildi. CPTPP'den bir diplomat, belgenin henüz kesinleşmediğini ve içeriğiyle ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirterek, açıklamanın "neredeyse kesinlikle" e-ticaret hakkında bir şeyler içereceğini kaydetti. AB'li bir diplomat, "çok taraflı düzeyde iddialı bir anlaşmaya varamazsak, DTÖ reformu hakkında çok taraflı bir açıklamanın koordinasyonunun hedeflendiğini" belirtti. Bu durumun, DTÖ üyelerinin uzlaşmaya varamaması halinde AB ve CPTPP'nin, istekli ülkeler koalisyonuyla birlikte kurallara dayalı ticarete devam edeceği anlamına geldiği aktarıldı. Economist Impact'taki "Ticaretin Geleceği" girişiminin küresel direktörü John Ferguson, "İronik bir şekilde, eski kurallara dayalı düzenin fitilini ateşleyen kişi olan Donald Trump'ın, istemeden de olsa yenilenmiş bir küresel kurallara dayalı ticaret düzeninin katalizörü olabileceğini" kaydetti. Ferguson, "ABD kendi kurallarının arkasına çekilirken, dünyanın geri kalanı durmuyor; Amerika olmadan küresel ticaret sistemini aktif olarak yeniden inşa ediyor" açıklamasını yaptı. Ferguson, "Bildiğimiz küresel ticaret sistemi dağılıyor olabilir ancak bu çatlaklardan daha dirençli bir şey ortaya çıkabilir" diye ekledi. "AB-CPTPP anlaşması bunun temeli olabilir" diye belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in kısa süre önce CPTPP üyesi Avustralya ile bir ticaret anlaşmasında ilerleme kaydetmesinin ardından, Brüksel'in ortaklığı derinleştirmeye istekli olduğu bildirildi. Komisyonun ticaret bölümü Genel Direktör Yardımcısı Denis Redonne, geçen hafta Londra'daki Chatham House'ta düzenlenen bir etkinlikte POLITICO'ya, "CPTPP ülkeleriyle işbirliği bizim için önemlidir. Ekonomik ilişkilerimizin bir kurallar sistemi üzerine kurulması gerektiği görüşünü paylaşıyoruz" açıklamasını yaptı. Redonne, Trump yönetiminin DTÖ Temyiz Organı'nı bloke etmeye devam etmesi halinde, AB ve CPTPP'nin bir üyesi dışında tüm üyelerinin MPIA olarak bilinen gönüllü tahkim grubuna katıldığını bildirdi. Kanada Asya Pasifik Vakfı araştırma merkezinin Başkan Yardımcısı Vina Nadjibullah, "Mutabakata dayalı DTÖ reformunun engellenmeye devam etmesi halinde, bunu isteyen ülkelerin belirli alanlarda ilerleme sağlamak için paralel mekanizmalar geliştirmek zorunda kalacakları yönündeki bilincin arttığı açıktır" kaydetti. Nadjibullah, AB ve CPTPP'nin "zaten önemli ölçüde mutabakatın olduğu alanlarda koalisyonlar kurmak için çalıştığını" belirtti. "Bu, DTÖ'nün yerini almak değil, dijital ticaret, yatırım kolaylaştırma ve tedarik zincirlerinde ilerleme sağlamak için benzer düşünen ekonomilerin büyük bir grubu için tamamlayıcı bir platform oluşturmaktır" diye ekledi. Bu ortaklığın daha geniş bir stratejik hikayeye işaret ettiğini aktaran Nadjibullah, "ticarette, kurallara dayalı düzeni mümkün olduğunca korumak ve aynı zamanda onu geliştirmek için yeni yollar yaratmak üzere tasarlanmış, daha geniş bir orta güçler koalisyonunun ortaya çıktığını" belirtti. Trump'ın geçen yılın başlarında "Kurtuluş Günü" gümrük vergilerinin ardından, Brüksel ve CPTPP bloku, Beyaz Saray'ın öngörülemeyen ticaret politikalarına karşı kendilerini korumak amacıyla bir planla birleşmek için acele ettikleri bildirildi. Geçen Kasım ayında Melbourne'daki önemli bir toplantıda, Avrupa Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič'in, DTÖ reformu ve her iki bloktaki üreticilerin malları ve bileşenlerini daha kolay ticaret yapmalarını sağlayacak menşe kuralları anlaşması dahil olmak üzere beş temel alanda işbirliğini derinleştirmeyi kabul ettiği belirtildi. Bu konuların yanı sıra dijital ticaret kurallarının ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinin, bu Cuma Šefčovič ve CPTPP bakanları arasındaki toplantının gündeminde olacağı aktarıldı. Şubat ayında Başbakan Carney'nin, Avrupa Birliği'ndeki kişisel temsilcisi John Hannaford'u, bölgesel liderlerle potansiyel anlaşmaları ilerletmek üzere Singapur'a gönderdiği kaydedildi. Ferguson, AB ve CPTPP arasındaki ticaret anlaşmalarının güvence altına alınmasının "Trump yönetimine doğrudan bir yanıt olacağını ve dünyanın önde gelen ekonomilerinden oluşan kritik bir kütlenin küresel piyasalarda gerçek istikrar yaratmak için birleşebileceğinin kanıtı olacağını" vurguladı. Yüksek düzeyli bir Kanada hükümet yetkilisi, Kamerun'daki görüşmelerin hızlı ilerleme sağlanabilecek alanları bulmaya ve ardından daha fazla çalışma programını tanımlamaya odaklanacağını bildirdi. Yetkili, adı açıklanmayan diğerleri gibi, görüşmelerin gizli olması nedeniyle Kanada'nın müzakerecilerin mümkün olan en hızlı şekilde en fazla ilerlemeyi kaydetmesini istediğini belirtti. Bu görüşün Londra'da da paylaşıldığı aktarıldı. Britanya Ticaret Bakanı Bryant, "Ne kadar çok bir araya gelirsek, somut anlaşmalara o kadar çok ulaşabilir ve süreci canlı tutabiliriz" diye belirtti. Blokların yılda sadece bir kez toplanması halinde hedeflere ulaşılamayacağını da ekledi. (Kaynak: Politico)