Uzmanlar, günlük hayatta kullandığımız klavyelerin gerçek bir bakteri yuvası olabileceğini belirtti. Chicago'daki Northwestern Memorial Hastanesi'nde yapılan bir araştırma, bazı tehlikeli bakterilerin klavyede 24 saate kadar hayatta kalabildiğini kaydetti. Vancomycin'e dirençli Enterococcus faecium ve metisiline dirençli Staphylococcus aureus gibi bakterilerin bu grubun arasında olduğu aktarıldı. Diğer bazı türlerin ise daha kısa süre hayatta kalabileceği, ancak yine de risk oluşturacak kadar uzun süre varlığını sürdürebildiği belirtildi. Uzmanlar, bakterilerin çoğunun ellerimizden, yani cilt, ağız ve burundan geldiğini vurguladı. Sağlıklı insanlarda çoğu durumda sorun yaratmasalar da, parmaklarda küçük kesikler olsa bile enfeksiyona yol açabilecekleri açıklandı. Bilgisayarı başkalarıyla paylaştığınızda özel dikkat gösterilmesi gerektiği bildirildi. Örneğin, sizden önce birinin grip başlangıcı safhasında klavyeyi kullanmış olması durumunda enfeksiyon bulaşma ihtimalinin bulunduğu kaydedildi. En basit ve etkili korunma yönteminin, bilgisayar veya telefon kullanmadan önce ve sonra elleri düzenli olarak yıkamak olduğu vurgulandı. Ayrıca uzmanlar, yemek yerken klavye başında olunmaması gerektiğini belirtti, zira bu şekilde ağızdaki bakterilerin yüzeye ek olarak yayıldığı aktarıldı. Hastanelerde ise bu sorunun daha ciddi olabileceği açıklandı, çünkü birçok kişinin aynı cihazları kullandığı ve bakterilerin bağışıklığı zayıflamış hastalara kolayca bulaştığı vurgulandı. Temizlik konusunda ise eller için normal sabun ve ılık suyun yeterli olduğu, klavyenin ise haftada birkaç kez izopropil alkolle nemlendirilmiş mikrofiber bir bezle silinebileceği belirtildi. Uzmanlar ayrıca, "mükemmel temizlik" vaat eden sözde temizleme jelleri gibi ürünler konusunda da uyardı, zira bu ürünlerin genellikle sonuç vermediği ve hatta ek toz çekebileceği bildirildi. Cam temizleyiciler, deterjanlar veya mini elektrik süpürgelerinin de tavsiye edilmediği, çünkü cihazı hasar verebileceği veya etkisiz kalabileceği vurgulandı. Sonuç olarak, klavyenin steril olmak zorunda olmadığı, ancak başta el yıkama olmak üzere temel hijyenin bakterilere karşı en önemli koruma olduğu kaydedildi.