Kosovska Mitrovica'da toplanan Sırp temsilciler, Kosova'daki Sırp halkının haklarını korumak ve bölgedeki tek taraflı uygulamalara karşı çıkmak amacıyla altı maddelik bir deklarasyon kabul ettiklerini bildirdi. Deklarasyonda, Sırp vatandaşlarının temel haklarının ihlal edilmemesi için çeşitli talepler vurgulandı.

Deklarasyonun temel talepleri arasında, Kosova'da yaşayan tüm Sırp vatandaşlarına kişisel belge edinme süreçlerinde uygun hukuki, idari ve diğer kolaylıkların sağlanması gerektiği belirtildi. Mevcut yasaların Sırp halkının çıkarlarına tamamen aykırı olduğu ve değiştirilmesi gerektiği vurgulandı. Aynı zamanda, eğitim ve sağlık sistemi kapsamında bölgede çalışmak ve öğrenim görmek üzere gelen personel ve öğrencilere, çalışma ve öğrenim süreçleri boyunca kesintisiz giriş ve kalış imkanı tanınması talep edildi. Sırp temsilciler, tüm vatandaşlara taşınır ve taşınmaz mülkiyetin barışçıl ve kesintisiz kullanım hakkının yanı sıra, araç kullanım hakkının ayrımcılık ve hukuki belirsizlik olmaksızın güvence altına alınmasını istedi. Sırp halkına ait sağlık ve eğitim kurumlarının işleyişini veya sürekli hizmet sunumunu tehlikeye atabilecek her türlü eylem veya uygulamanın kesinlikle reddedildiği ve kınandığı kaydedildi. Tüm açık konuların, özellikle bu kurumların konumunun, yalnızca Belgrad ile Priştine arasındaki diyalog yoluyla, Sırp Belediyeler Birliği'nin kurulmasıyla çözülmesi gerektiği ifade edildi. Şiddet içeren, tek taraflı ve bu iki sektörün işleyişini tehlikeye atacak her türlü eyleme kesinlikle karşı çıkıldığı aktarıldı. Deklarasyonda, deklarasyonun ilk ve ikinci maddelerindeki tedbirler uygulanana kadar, vatandaşların yeni hukuki koşullara uyum sağlamalarına ve temel yaşam ihtiyaçlarının tehlikeye atılmamasına olanak tanıyacak makul ve yeterli bir süre tanınmasında ısrar edildi. Quinte ülkelerinin ortaya çıkan sorunlara sürdürülebilir ve adil temelli bir çözüm bulmaya yönelik güçlü ve sürekli çabalarını memnuniyetle karşıladıkları belirtildi.

Sırp Belediyeler Birliği'nin kurulmasının ısrarlı bir şekilde reddedilmesinin ve mevcut anlaşmaların sürekli ihlal edilmesinin, uluslararası toplumun Sırp halkının haklarının korunmasına daha aktif katılımını gerektirdiğinin altı çizildi. Deklarasyonda, Kosova'daki mevcut sistemin, Sırp vatandaşlarının onurlu bir yaşam sürmesi, hukuki ve mülkiyet güvenliği için yeterli koruma sağlamadığı kaydedildi. Sırp temsilciler, Kosova ve Metohiya'daki Sırp halkının siyasi ve kurumsal temsilcilerinin ortak bir duruşunu yansıtan bu deklarasyonun, hukuki güvenlik, diyalog ve Sırp halkının haklarına tam saygı çağrısı olduğunu açıkladı. Uluslararası topluma ve Kosovalı yetkililere, eğitim ve sağlık kurumlarına yönelik müzakereler ve Sırp Belediyeler Birliği dışındaki tek taraflı adımların, Yabancılar Yasası ve araçlarla ilgili yasaların sahadaki gerçekliğe uygun düzenlemeler olmaksızın uygulanmasının, Sırp halkının yüzyıllardır yaşadığı bu topraklardan idari bir etnik temizlik anlamına geleceği uyarısında bulunuldu. Bu durumun, binlerce Sırp ailesini etkileyeceği, çocukların ebeveynlerinden, hastaların doktorlarından, öğrencilerin ise eğitimden mahrum kalacağı vurgulandı. Kiliselerin ve manastırların keşişsiz ve rahiplerinin yanı sıra inananlardan da mahrum kalacağı, köylerin ve belediyelerin boşalacağı belirtildi. Çok etnikli toplum yapısının sadece kağıt üzerinde kalacağı ve uluslararası toplum için bir yenilgi olacağı aktarıldı. Kosova'nın kuzeyindeki belediyelerde 30 Ocak'ta yapılan toplantılarda, Sırp Listesi'nin meclis üyeleri, muhalif Sırp Halk Hareketi, Herkes İçin Kuzey ve Koreni insiyatifleri tarafından önerilen Yabancılar Yasası ve Trafik Yasası'nın uygulanmasına ilişkin deklarasyon önerisini gündeme almayı reddetmişti. Priştine'nin kararıyla 15 Mart'tan itibaren Kosova'da Yabancılar Yasası ve Araçlar Yasası'nın tam olarak uygulanmaya başlayacağı kaydedildi. Bu iki yasanın da Sırpların yaşamını doğrudan ve olumsuz etkilediği bildirildi. Yabancılar Yasası'na göre, Kosova vatandaşlığı veya kişisel belgesi olmayan tüm kişiler yabancı kabul edilecek ve Kosova polisine kalışlarını bildirmek zorunda kalacak. 2013'teki Brüksel Anlaşması'ndan bu yana birçok Sırp'ın Kosova belgelerini almak zorunda kaldığı ancak bazılarının idari zorluklar nedeniyle bunu başaramadığı belirtildi. Araçlar Yasası ise, sürücünün aracın kayıtlı olduğu ülkede ikametgahı yoksa, yetki belgesiyle araç kullanmayı yasaklıyor. Bu durumun, Kosova ve Metohiya'daki birçok Sırp'ın Orta Sırbistan şehirlerine kayıtlı araçları süremeyeceği anlamına geldiği aktarıldı.