Kreni-Promeni hareketi, bugün Radyo Televizyonu Sırbistan (RTS) binası önünde basın toplantısı düzenleyerek, kamu hizmetinin "hükümetin değil, Sırbistan Cumhuriyeti vatandaşlarının hizmetinde olduğunu" belirtti ve yasalara uyulmasını talep etti.

Hareketin temsilcileri, RTS'e yedi gün içinde cevap verilmesi yönünde bir yazı sundu. Mevcut haber verme yönteminin toplumsal gerginlikleri derinleştirdiğini savunan Kreni-Promeni, bu durumun vatandaşları gerçeklikten mahrum bıraktığını kaydetti.

Hareketin sözcüsü Marina Pavlić; kendilerinin, kamu hizmeti olan RTS önünde toplandıklarını, bunun üstünde daha fazla durulması gerektiğini ifade etti. Pavlić, "Bu hizmeti vatandaşlar olarak biz finanse ediyoruz; ancak yasaya uygun haber alma hakkımız ihlal ediliyor” dedi.

Pavlić, birçok vatandaşın bilgi edinmek için yalnızca RTS'e güvendiğini, bu durumun "gerçeklikte çarpık bir algı" yarattığını öne sürdü. Cenzür ve kendine cenzür gibi unsurlara dikkat çeken Pavlić, bu sorunun iki yönü olduğunu ifade etti.

RTS'te Beograd programı çerçevesinde, sürekli olarak Beograd Belediyesi temsilcilerinin yer aldığını belirten Pavlić, Kreni-Promeni'nin ise asla söz hakkı bulamadığını ifade etti. "Sava Manojlović'in RTS'te son kez yer aldığı program, seçim öncesi 'TV Duel' programıydı ve bu seçimlerde Kreni-Promeni, Sırbistan'daki en iyi siyasi sonuçla yaklaşık yüzde 18 oy aldı," dedi.

Bununla birlikte, RTS'in halkı, kendilerine güvenen siyasi görüşlerin karşıt görüşleriyle tanıştıracak adil bir alan sağlamadığını dile getirdi. Pavlić, şu anda RTS yönetiminin değişim sürecinde olduğunu belirterek, kamuoyunun yeni yönetim adayları hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Hareketin lideri Savo Manojlović, RTS'in yeni yönetiminin seçildiği bu süreçte, durumu daha da kötüleştirme endişesi taşıdıklarını belirtti. "Mevcut yönetim felakete yol açtı. Ancak, daha kötü bir durumun olabileceğini de görüyoruz,” dedi.

Manojlović, RTS'in tüm vatandaşların hizmetinde bir kurum olduğunu ifade ederek, kamu hizmetinin resmi otoritelere yönelik propagandaya dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi. “RTS, Cumhurbaşkanı'nın faaliyetlerini takip etmeye elbette ki devam etmeli, fakat bunu bir PR hizmetine dönüştüremez,” dedi.

Manojlović, vatandaş olarak neden RTS'in Cumhurbaşkanına sorular sormadığını sorgulayarak, bu durumu kamuoyunun dikkatine sundu. “Neden Cumhurbaşkanı’na sorular sormuyorlar? Özellikle de Donald Trump’ın Sırbistan ile ilgili beyanlarını dikkate alırken,” ifadelerini kullandı.

Kamu hizmetinin uluslararası aktörlerle olan ilişkisinin "vatandaşları küçümsemek" anlamına geldiğini vurgulayan Manojlović, RTS'in önemli toplumsal gerginlikler yaratan konular üzerinde tartışma yapmaktan kaçındığını belirtti.

Hareket, RTS'e yönelik taleplerinin siyasi kazançtan çok, çeşitli görüşlerin kamu hizmetinde yer almasının sağlanması amacıyla olduğunu ifade etti. “Biz sadece RTS'te birkaç dakikalık alan kazanmak için mücadele etmiyoruz, iki tarafı da duymak istiyoruz,” dedi Manojlović.

Son olarak, hareketin, devletin kamu ihale yasalarına aykırı olan uygulamalara karşı gerekli başvuruları yapacağını belirtti. “Bu durum, içinde bulunduğumuz topluma ait bir sorun ve çözüm değil,” dedi.