Küresel çapta yapılan yeni bir araştırma, menopoz öncesi dönem olan perimenopozun en bilinen belirtisi sıcak basmaları olsa da bunların kadınların yaşadığı en yaygın semptomlar arasında yer almadığını bildirdi. Bu durum, perimenopozla ilgili yaygın algılara meydan okuyor ve kadınların sağlık algısında önemli bir boşluğa işaret ediyor. Mayo Kliniği'nden araştırmacılar tarafından yürütülen ve 150'den fazla ülkeden 17.000'den fazla kadının katıldığı geniş kapsamlı bir dijital çalışma, menopoz öncesi geçiş dönemi olan perimenopozda kadınların ruh hali değişiklikleri ve eklem şikayetlerini sıcak basmalarından çok daha sık deneyimlediğini kaydetti. Genellikle 40'lı yaşların ortalarında başlayan ve ortalama altı yıl süren perimenopoz döneminde, bazı kadınlarda semptomlar 30'lu yaşlarda başlayıp on yıla kadar uzayabildiği belirtildi. Çalışma sonuçları, sıcak basmalarının perimenopozdaki kadınlarda en yaygın 11. belirti olarak yüzde 75 oranında görüldüğünü bildirdi. Bu bulgulara göre, yorgunluk, fiziksel ve zihinsel bitkinlik, ruh hali değişiklikleri, sindirim sorunları ve uyku bozuklukları gibi semptomların daha sık rapor edildiği vurgulandı. Dr. Krisandra Şufelt, bu bilgi eksikliğinin kadınların semptomları hormonal değişikliklerle ilişkilendirememesi sonucunda kafa karışıklığına ve tedaviye erişimde gecikmelere yol açtığını aktardı. Yale Tıp Fakültesi'nden jinekoloji uzmanı ve profesör Dr. Meri Jane Minkin, menopoz durumunu tek başına güvenilir bir şekilde belirleyen kesin bir test olmadığını vurguladı. Evde yapılan hormon testlerinin yanıltıcı olabileceğini, zira FSH gibi hormon seviyelerinin perimenopoz boyunca büyük ölçüde dalgalanabileceğini belirtti. Dr. Şufelt, otuzlu yaşlarının sonlarında veya kırklı yaşlarında yeni semptomlar fark eden kadınların bir doktora danışmasının en iyi adım olduğunu açıkladı. Uzmanların semptomların perimenopozla mı yoksa başka bir sağlık sorunuyla mı ilişkili olduğunu değerlendirebileceğini ve doğru teşhisin kritik önem taşıdığını kaydetti. Perimenopozla ilgili semptomların tespit edilmesi halinde, kadınların günlük yaşamlarını önemli ölçüde kolaylaştırabilecek tedavi seçeneklerinin mevcut olduğu da açıklandı.