Küresel değerli metal piyasasında geçtiğimiz hafta önemli bir düzeltme yaşandığı bildirilerek, altın fiyatlarının psikolojik 4.000 dolar sınırının altına düştüğü belirtildi. Reuters haber ajansı, 24 Haziran'da altının, Amerikan dolarının güçlenmesi ve ABD Merkez Bankası (Fed)'in daha kısıtlayıcı para politikası ile faiz oranları beklentileri nedeniyle 4.000 dolar seviyesinin altına gerilediğini aktardı. Reuters'in bildirdiğine göre, altın 24 Haziran'da Amerikan dolarının güçlenmesi ve Amerikan Merkez Bankası (Fed)'in para politikası ve faiz oranlarına ilişkin daha kısıtlayıcı bir yaklaşım sergileyeceği beklentileriyle 4.000 dolar seviyesinin altına gerilediği aktarıldı. Güçlü dolar, bu değerli metalin genellikle Amerikan para birimiyle işlem görmesi nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri dışındaki alıcılar için altını daha pahalı hale getirdiği kaydedildi. Aynı zamanda, tahvil veya banka mevduatlarının aksine getiri sağlamadığı için yüksek faiz oranlarının altının kısa vadeli çekiciliğini azalttığı belirtildi. Ancak bu durum, altının değer koruyucu rolünü kaybettiği anlamına gelmediği vurgulandı. Aksine, altının fiyatının sadece jeopolitik risklere ve piyasa korkusuna bağlı olmadığını, daha önemli bir gerçeği gösterdiği belirtildi. Kısa vadede piyasanın genellikle faiz oranları beklentilerine, Amerikan dolarının hareketine ve ABD devlet tahvili getirilerine daha güçlü tepki verdiği kaydedildi. Reuters, 1 Temmuz'da Amerikan devlet tahvili getirilerinin artması ve güçlü doların etkisiyle altının baskı altında kaldığını bildirdi. Bir önceki işlem seansında son yedi ayın en düşük seviyesi olan 3.943 dolara ulaştıktan sonra, spot altın fiyatının ons başına yaklaşık 3.979 dolar civarında seyrettiği aktarıldı. Mevcut durumun tam da bu yüzden özellikle ilginç olduğu ifade edildi. Küresel belirsizliğin altın fiyatlarını otomatik olarak yükseltmesi gerektiği yaygın bir varsayım olarak görülse de, piyasanın nadiren bu kadar basit işlediği belirtildi. Yatırımcılar Amerika Birleşik Devletleri'nde daha yüksek faiz oranları beklemeye başladıklarında, doların güçlendiği ve devlet tahvili getirilerinin arttığı, bu nedenle jeopolitik risklerin devam ettiği koşullarda bile altının geçici baskı altında kalabileceği açıklandı. 4.000 dolar sınırının altına düşmesinin güçlü bir psikolojik etkisi olduğu kaydedildi. Bunun sadece bir grafik üzerindeki teknik bir seviye değil, aynı zamanda çok sayıda yatırımcının yakından takip ettiği bir fiyat eşiği olduğu vurgulandı. Fiyat bu seviyeyi aşağı yönlü kırdığında, kısa vadeli piyasa katılımcılarının bir kısmının riski sınırlamak için satışa başladığı belirtildi. Diğer yandan, daha uzun vadeli yatırım ufuklarına sahip yatırımcıların ise bu tür düzeltmeleri, daha düşük fiyatlarla kademeli fiziksel altın alımı için bir fırsat olarak görebileceği aktarıldı. Tam da bu noktada spekülatif ticaret ile uzun vadeli yatırım arasındaki farkın belirginleştiği kaydedildi. Altın fiyatları kısa vadede önemli ölçüde dalgalanabilse de, temel işlevinin birkaç gün veya hafta içinde hızlı getiri sağlamak olmadığı vurgulandı. Altının kilit rolünün, özellikle yüksek enflasyon, yüksek kamu borcu, kur belirsizliği ve para politikası değişiklikleri ortamında, daha uzun bir zaman diliminde satın alma gücünü korumak olduğu belirtildi.