Amerikanın Başkanı Donald Trump, en büyük arzularından biri olan Nobel Barış Ödülü'ne kavuştu. Venezuela'nın muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi María Corina Machado, Beyaz Saray'daki görüşme sırasında bu ödülü Trump'a takdim ederek Washington ve Latin Amerika'da güçlü tepkilere yol açtı. Ancak bu jest, Machado'nun Venezuela'daki liderlik iddiası için Trump'tan beklediği açık destekle sonuçlanmadı.

Machado, 2025 yılında Nicolás Maduro'nun otoriter rejimine karşı mücadelesi nedeniyle Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştı ve toplantı sırasında Trump'a ödülü, çerçeveli ve özel bir yazı ile birlikte sundu. Ödülün yanındaki plaketin üzerinde, "Başkan Donald J. Trump'a, barışı sağlamada olağanüstü liderliği, diplomasiyi ilerletmesi ve özgürlük ile refahı savunması dolayısıyla teşekkür etmek için verilmektedir" ifadeleri yer aldı.

Trump, medaljayı aldığını ve bunun karşılıklı saygının "harika bir jesti" olduğunu vurguladı ve muhalefet lideri ile görüşmesinin "büyük bir onur" olduğunu belirtti. Ancak Beyaz Saray, bu görüşmenin yalnızca nezaket gereği yapıldığını ve Trump'ın Machado hakkındaki görüşlerinin değişmediğini aktardı.

Beyaz Saray sözcüsü Carolyn Leavitt, Trump'ın Machado'nun "Venezuela'nın liderliği için gerçekçi bir alternatif olmadığını" yeniden dile getirirken, Machado'nun "birçok Venezüellalı için cesur ve istisnai bir ses" olduğunu ifade etti. Bu durum, Nobel madalyası ile yapılan sembolik jestin Machado'nun beklediği siyasi desteği getirmediğini gözler önüne serdi.

Machado, kendisini destekleyenlere yaptığı konuşmada tarihi bir an yaşandığını vurgulayarak, "200 yıl önce Marquis de Lafayette, Simon Bolívar'a George Washington'un simgesi olan bir madalya vermişti. Bugün Bolívar'ın halkı, Washington'un varisine - bu durumda Nobel Barış Ödülü'nü - geri veriyor" şeklinde ifade etti.

Bununla birlikte, Beyaz Saray yetkilileri, Trump'ın Machado'ya yönelik tutumunun değişmediği konusunda temkinli bir yaklaşım sergiledi. Trump, önceki söylemlerinde Machado'nun siyasi gücünü sorgulamıştı.

Nobel Komitesi, "Nobel ödülleri geri alınamaz, devredilemez veya başka kişilere aktarılmaz" açıklamasında bulunarak, bu eylemin sembolik önemini daha da sorguladı.

Norveç Sosyalist Sol Parti'nin lideri Kirsti Bergste, "Bu öncelikle absürd bir durum. Nobel Barış Ödülü verilemez" ifadelerini kullanarak, Trump'ın son dönem tehditlerinin bu ödül için neden uygun olmadığını vurguladı.

Merkez Parti Başkanı Trigve Slagsvold Vedum ise "Kimin ödülü aldıysa aldı. Trump'ın madalyayı kabul etmesi, onun kişiliği hakkında çok şey söylüyor: Başkalarının tanınmaları ve başarılarıyla övünen birisi" şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Machado son aylarda Trump yönetiminin desteğini kazanmak için yoğun çabalar sarf ederken, Cumhuriyetçi kongre üyeleriyle sıkı iş birliği yapmış ve Caracası hedef alan sert politikalarını açıkça desteklemiştir. Partisi, 2024 seçimlerini kazandığını iddia etse de Maduro bu sonuçları tanımayı reddetmiştir.

Amerikan güçleri, Ocak ayı başında Maduro'yu etkileyici bir askeri operasyonla yakaladıklarında, Trump'ın Machado'yu desteklemek yerine geçici yönetimle temas kurmaya başladığı biliniyor. Bu durum, Machado'nun siyasi pozisyonunu daha da zayıflattı.

Venezuela'daki rejim, Machado'yu hâlâ "adaletten kaçan" biri olarak nitelendirirken, o, geçtiğimiz yılın sonunda ülkesini terk ettikten sonra yurtdışında yaşamını sürdürmektedir.

Eğer Machado, bu hediyenin Trump'ın kendisine net bir siyasi destek vermesini sağlayacağını düşünüyorsa, görünüşe göre bunu beklemeye devam etmesi gerekecek. Toplantının ardından, Machado, Trump'ın imzasını taşıyan bir hediye paketi ile Beyaz Saray'dan ayrılırken görüntülendi. Ancak bunun dışında başka bir kazanç elde ettiği söylenemez.