Avrupa, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki ilişkilerin Druzhba petrol boru hattı üzerinden tırmanmasıyla yeni bir krizle karşı karşıya. Yaşanan diplomatik ve enerji savaşı tam bir gerilim noktasına ulaşırken, Başbakan Orban 25 Şubat 2026'da "şok edici bir hamleyle" orduyu sahaya sürdü.

Ocak sonunda Druzhba petrol boru hattının güney kolundan Rus petrol akışının tamamen durdurulmasının ardından, Macaristan Başbakanı Orban 25 Şubat 2026 tarihinde Savunma Konseyi'ni acil olarak toplayarak sert bir emir verdi. Orban, Ukrayna'nın iddia ettiği gibi boru hattının kapanmasının Rus saldırılarından kaynaklanan teknik bir arıza olmadığını, aksine kasıtlı bir siyasi abluka ve "vana kapama" olduğunu açıkladı. Macaristan Başbakanı Orban, ulusal güvenlik servislerinin kendisine "potansiyel bir Ukrayna tehdidi" konusunda bilgi verdiğini ve Kiev'in Macaristan'ın enerji sistemini sabote etmeyi ve bozmayı amaçlayan başka eylemler planladığını kaydetti. Çatışma kişisel bir boyut da kazandı. Orban, 26 Şubat'ta Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'ye hitaben açık bir mektup yayımladı. Mektupta Zelenskiy'yi "ahlaki şantaj taktikleri" uygulamakla sert bir dille eleştirdi. Macaristan Başbakanı, Zelenskiy'nin dört yıldır Macaristan'ı savaşa çekmeye çalıştığını ve Brüksel ile Macar muhalefetiyle işbirliği yaparak Budapeşte'de Ukrayna yanlısı bir hükümeti iktidara getirmeye çalıştığını belirtti. Orban, Druzhba petrol boru hattının derhal açılmasını kesin bir dille talep ederek, Zelenskiy'ye ülkesinin enerji güvenliğine yönelik daha fazla saldırıdan kaçınmasını ve "Macaristan'a daha fazla saygı!" mesajını iletti. Ayrıca Orban, Macaristan'ın başkalarının askeri çabalarını finanse etmeyeceğini veya başkalarının kararları nedeniyle daha yüksek enerji fiyatları ödemeyeceğini vurguladı.

Bu enerji savaşının Ukrayna ve tüm Avrupa için şimdiden yıkıcı sonuçları olduğu aktarıldı. Analistler, durumun daha da kötüleşebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Edinilen bilgilere göre, Başbakan Orban'ın geri adım atmayı planlamadığı, Avrupa Birliği'nin Budapeşte ve Bratislava'yı blokajları kaldırmaya ikna etmede yetersiz kaldığı ve Kiev'in Batı'dan gelen şantajlar ile Doğu'dan gelen Rusya'nın askeri saldırganlığı arasında zor durumda kaldığı belirtildi.