Kariyer diplomat Zoran Milivojevic, bugün yaptığı açıklamada, Macaristan'daki seçimlerin ülkenin dış politikası açısından kader tayin edici olmadığını, ancak Avrupa'daki güncel siyasetle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Milivojevic, bir AB üyesi ülkedeki seçimlerin ulusal çerçeveyi doğrudan aştığını ve daha geniş bir Avrupa ve küresel bağlamı etkileyen bir faktör haline geldiğini ilk kez gördüğünü kaydetti. Ayrıca Milivojevic, transatlantik ilişkilerde bir emsal yaşandığını vurguladı ve daha önce hiçbir ABD üst düzey temsilcisinin bir Avrupa ülkesindeki seçimler öncesinde açıkça bir adayı desteklemediğini belirtti. Milivojevic, Tanjug'a verdiği demeçte, yakın tarihte bir ABD başkan yardımcısının seçimlerden üç gün önce herhangi bir AB veya Avrupa ülkesine gelerek bir adayı desteklemesinin görülmediğini aktardı. Bu durumun transatlantik ilişkiler tarihinde yaşanmadığını belirten Milivojevic, ayrıca bir ülkedeki seçimlerin Macaristan'ın kullandığı veto hakkı nedeniyle AB dış politikasını etkilemesinin de Brüksel'de çoğunluğa sahip bir politikanın yansıtılmasını engellediğini açıkladı. Milivojevic'e göre, bu durum Brüksel ve ABD'deki mevcut yönetimler arasında bir rekabeti bildirdi. Saat 11:00 itibarıyla yaklaşık yüzde 40'lık yüksek katılımın, seçimlerin uluslararası boyutunun ne denli güçlü olduğunu gösterdiğini Milivojevic belirtti. Brüksel siyasetine yakın bir adayın zaferinin, finansal fonların serbest bırakılmasına ve AB'nin Ukrayna'daki savaşa yönelik mevcut politikasının devamına yol açabileceğini bildiren Milivojevic, diğer yandan Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın zaferinin ise bu tür politikalara karşı direnişi güçlendirebileceğini belirtti. Milivojevic, iki adaydan birinin politikasının transatlantik ilişkileri doğrudan etkileyeceğini belirtti; zira Orban'ın zaferinin Amerikan yönetiminin Avrupa'daki ve küresel bağlamdaki, örneğin Rusya politikasıyla ilgili mevcut politikasının devamı anlamına geldiğini kaydetti. Eğer Péter Magyar kazanırsa, bu politikanın Avrupa'da şu anda daha baskın olan yönde bir düzeltmeye gideceğini açıkladı. Ayrıca Milivojevic, Macaristan'ın geniş bölgesel bağlamdaki enerji ve siyasi rolünü vurgulayarak, Slovakya, Hırvatistan ve Sırbistan'ı kontrol eden MOL şirketinin etkisini de belirtti. Milivojevic, Macaristan'daki olası yeni bir hükümetin, basit çoğunlukla, hukukun üstünlüğü alanındaki değişiklikler de dahil olmak üzere, Brüksel'in 17 milyar avroyu serbest bırakmak için öne sürdüğü temel talepleri üçte iki çoğunluk olmadan uygulayamayacağını bildirdi. Milivojevic, seçim sonucunun Sırbistan için de doğrudan sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Péter Magyar'ın kazanması ve dış politikanın önünün açılması durumunda, Sırbistan üzerindeki baskının artacağını, katılım müzakerelerinde farklı bir yaklaşım sergileneceğini ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda daha büyük bir baskıyla karşılaşılacağını vurguladı.