Peter Mađar ve Tisza partisinin Macaristan'daki parlamento seçimlerini kazanması Avrupa siyasetinde büyük bir değişiklik başlattı. Viktor Orban'ın 16 yıllık kesintisiz iktidarının ardından Macaristan, Avrupa Birliği (AB) ve Rusya ile ilişkileri doğrudan etkileyecek yeni bir döneme girdiği belirtildi. Macaristan içinde Peter Mađar'ın zaferi, Viktor Orban'ın on beş yıldır inşa ettiği sistemin sökülmesinin başlangıcını işaret ettiği kaydedildi. Brüksel için bu, son yılların en önemli haberi olarak aktarılırken, Moskova için ise Avrupa'nın kalbinde önemli bir jeopolitik yenilgi olduğu bildirildi. Ancak, Brüksel için her şey o kadar da parlak değil. Analistler, Mađar'ın "kolay bir ortak" olmayacağı ve gelişinin mevcut politikalarla tam bir kopuş anlamına gelmediği konusunda açıkça belirtti. Tisza partisi, AB'nin göç ve iltica paktına karşı çıkmaya devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, Kremlin'deki sessizliğin Budapeşte ile Moskova arasındaki bağların tamamen sona erdiği anlamına gelmediği kaydedildi. Mađar, Rus enerji ithalatını 'bir gecede' durdurmayacağını açıkça belirtti. Brüksel, 2027 yılına kadar ithalatın sona ermesini talep ederken, Mađar Rusya'ya bağımlılıktan kurtulmak için gerçekçi sürenin 2035 yılı olduğunu aktardı. Mađar'ın büyük olasılıkla Kiev'e mali yardımı serbest bırakacağı ancak Ukrayna'ya askeri yardım ve silah göndermeyeceği belirtildi.