Macaristan'da seçim kampanyası, ülkenin siyasi dengelerini değiştirebilecek ciddi iddiaların odağı haline geldi. Gizli servislerin muhalif Tisa partisini sabote etmeye çalıştığı öne sürüldü ve bu olay şimdiden "Macar Watergate" olarak adlandırıldı. Bu durumun, Tisa partisinin anketlerdeki yükselişi ve yaklaşan parlamento seçimleri öncesi iktidardaki Fidesz'e oluşturduğu tehditle bağlantılı olduğu belirtildi. Geçtiğimiz hafta, Macaristan Anayasal Düzeni Koruma Servisi'nin (AH) muhalif Tisa partisine sızarak partinin seçimlere katılmasını engellemeye veya şansını önemli ölçüde azaltmaya çalıştığı bildirildi. Servis, partinin bilgi sistemini yöneten IT uzmanlarını partinin iç verilerine ulaşmak ve bunları manipülasyon için kullanmak amacıyla işe almaya çalıştı. Operasyonun Temmuz 2025'te, anketlerde önde giden Tisa partisinin 12 Nisan'da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın Fidesz'i için ciddi bir tehdit oluşturduğunun anlaşılmasıyla başladığı kaydetti. Tüm bu skandalı Ulusal Soruşturma Bürosu (NNI) yüksek rütbeli yetkilisi ve Çocuk Pornografisiyle Mücadele Departmanı baş araştırmacısı Bence Szabó, Direkt36 araştırma portalına açıkladı. Szabó, gizli servisin kendi birimine, Tisa partisinin IT sistemlerini yöneten iki kişiye karşı sahte bir çocuk pornografisi soruşturması başlatması ve bilgisayar ekipmanlarına el koyması için baskı yaptığını aktardı. Ekipmanlara el konulduktan sonra verilerin yasa dışı bir şekilde kopyalandığı ve 2025 sonbaharında yaklaşık 200.000 parti destekçisinin kişisel verilerinin sızdırıldığı belirtildi. O dönemde hükümet veri sızıntısından Ukrayna'yı sorumlu tutmuş olsa da, yeni kanıtlar her şeyin arkasında devlet aygıtının manipülasyonunun yattığını vurguladı. Szabó, masum kişilere karşı uzlaşmacı materyal bulma emirlerini reddederek istifa etti ve medyaya başvurdu. Szabó, vatanına hizmet etmek üzere yemin ettiğini, belirli bir grup veya partiye değil, millete hizmet ettiğini kaydetti. Macaristan Başbakanı Orban'ın hükümeti, birçok kişinin "Macar Watergate" olarak adlandırdığı bu olayı hâlâ Ukrayna casusluğuna karşı bir mücadele olarak sunarken, Szabó vatana ihanetle suçlandı. Rusya ile iddia edilen bağlantılar nedeniyle, araştırmacı gazeteci Szabolcs Panyi hakkında da süreç başlatıldı ve o da "Ukraynalı casus" olmakla itham edildi. Tisa Partisi Lideri Peter Magyar, hükümeti "Eğer onun saçının tek bir teli bile eksilirse, halk ayaklanacaktır" sözleriyle uyardı. Viktor Orban, bu skandalla ilgili doğrudan bir açıklama yapmadı, ancak 29 Mart 2026'da düzenlenen bir mitingde "Şarjörümde kullanabileceğim birkaç kurşun daha var" şeklinde şifreli bir tehditte bulundu.