New York Times'ın aktardığına göre, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, uzun yıllar Avrupa'nın en etkili siyasi stratejistlerinden biri olarak kabul edilirken, geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerde siyasi nüfuzunu kaybettiği belirtildi. Muhalefet lideri Peter Magyar ve Tisa Partisi'nin parlamentoda üçte iki çoğunluğu elde ederek kesin bir zafer kazandığı kaydedildi. Analistler, seçmenlerin propaganda ile gerçeklik arasındaki farkın çok büyümesi üzerine iktidarı değiştirme kararı aldığını vurguladı. Peter Magyar'ın, destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada Macaristan'ın 'tarih yazdığını' ve rejim değişikliği sözü verdiği aktarıldı. Analistler, bu sonucun seçmenlerin ani bir ideolojik dönüşümünü temsil etmekten ziyade, daha çok sadık işbirlikçileri ve propaganda aygıtıyla çevrili olan uzun süreli lider Orban'ın gerçeklikle bağını kaybetmesinin kişisel bir yenilgisi olduğunu belirtti. Analistler, Orban'ın siyasetinin yıllardır güçlü medya kontrolüne ve siyasi rakiplere karşı kampanyalara dayandığını kaydetti. New York Times, iktidarın ilerlemeden bahsederken, vatandaşların ekonomik sorunlar, yavaş büyüme ve düşen yaşam standardı ile karşı karşıya kaldığını açıkladı. İşsizliğin son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığı, sağlık ve eğitim sistemlerinin ciddi zorluklarla mücadele ettiği de haberde belirtildi. Eski bir Orban işbirlikçisi olan Peter Magyar'ın, daha ılımlı ve çatışmacı olmayan bir siyasi tarz sunarak, 'daha insancıl bir Macaristan' ve Avrupa Birliği ile daha iyi işbirliği mesajlarıyla seçmenleri bir araya getirmeyi başardığı aktarıldı. Magyar'ın zaferinin, kampanya boyunca Orban'ı açıkça destekleyen Donald Trump ve J.D. Vance gibi uluslararası müttefiklerine de siyasi bir darbe vurduğu belirtildi. 16 yıllık iktidarın ardından Orban'ın yenilgiyi kabul etmesiyle, modern Avrupa'daki en uzun siyasi dominasyonlardan birinin sona erdiği vurgulandı. Yönetimi sırasında ülkenin siyasi sistemini dönüştürdüğü ve bunun sıklıkla demokratik standartlardan uzaklaşma olarak eleştirildiği belirtildi. Diktatör olmasa da, Orban'ın yönetiminin kurumların zayıflaması ve gücün yoğunlaşmasıyla karakterize edildiği kaydedildi. Analistler, bu seçimlerin kilit dersinin basit olduğunu ve popülizmin ancak seçmen desteği olduğu sürece işlediğini belirtti. Orban'ın yıllarca medya aracılığıyla siyasi bir 'imaja' yatırım yaptığı, ancak vatandaşların gerçek sorunlarını ihmal ettiği kaydedildi. Propaganda ile gerçeklik arasındaki uçurum çok büyüdüğünde seçmenlerin iktidarı değiştirmeye karar verdiği vurgulandı. Birçok Macar için Peter Magyar'ın en büyük avantajının, Viktor Orban olmaması olduğu aktarıldı.