Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip Meksika Şehri'nin, onlarca yıldır yeraltı su kaynaklarının aşırı tüketilmesi nedeniyle hızla toprağa gömüldüğü ve bu durumun uzaydan bile görülebildiği bildirildi. Amerikan uzay ajansı NASA ve Hindistan Uzay Araştırma Kurumu (ISRO) tarafından 2025 yılının Temmuz ayında fırlatılan NISAR uydusunun şehirdeki yer hareketlerini takip ettiği ve çöküşün hızını net bir şekilde gösterdiği kaydedildi. NASA tarafından yayımlanan en son uydu görüntüleri, Meksika Şehri'nin yıllık yaklaşık 25 santimetre batış hızıyla dünyanın en hızlı batan büyük şehirlerinden biri olduğunu belirtti. AP'nin haberine göre, 1990'lı ve 2000'li yıllarda şehrin bazı bölgelerinin yılda 35 santimetreye kadar battığı vurgulandı. 20 milyondan fazla nüfusu ve yaklaşık 7.800 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en geniş ve kalabalık kentsel alanlarından biri olan şehir, geçmişte bir göl yatağı üzerine inşa edildi. Günümüzde şehir merkezindeki birçok cadde bir zamanlar kanal iken, bu gelenek kırsal banliyölerde de devam ediyor. Yeraltı sularının yoğun bir şekilde çekilmesi ve kentleşme, akiferi dramatik biçimde azaltarak şehrin bir asırdan fazla süredir batmasına neden oldu. Bu durum, 1573 yılında yapımına başlanan Metropoliten Katedrali de dahil olmak üzere birçok tarihi yapının gözle görülür şekilde eğilmesine yol açtı. Akiferin azalması, kronik su temini krizini de kötüleştirdiğini ve bu durumun daha da kötüleşmesinin beklendiği açıklandı. Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden araştırmacı Enrique Cabral-Cano, 'Bu durum, şehrin metro, kanalizasyon, su şebekesi, konutlar ve sokaklar gibi hayati altyapılarına zarar veriyor. Bu çok büyük bir sorun,' şeklinde görüşlerini aktardı. NASA, şehrin bazı bölgelerinde, ana havalimanı ve Bağımsızlık Meleği anıtı gibi yerlerde toprağın ortalama ayda yaklaşık 2 santimetre battığını, toplamda yılda yaklaşık 24 santimetreye ulaştığını kaydetti. Cabral ise bir asırdan kısa bir sürede şehrin 12 metreden fazla battığını belirtti ve 'Dünyadaki en yüksek yerleşim hızlarından birine sahibiz,' ifadelerini vurguladı. Meksika Şehri, yerleşim hızının uzaydan bile fark edilebilecek kadar hızlı olduğunu gösteriyor. NISAR uydusunun gerçek zamanlı yer yüzeyi değişikliklerini takip edebilmesiyle elde edilen tahminler temel alındı. NISAR bilim insanı Paul Rosen, bu projenin uzaydan Dünya üzerindeki detayları kaydederken, aslında yüzeyin altında ne olduğunu da anlattığını açıkladı. Rosen, 'Bu, bir şehrin içindeki tüm bu değişikliklerin pratik bir dokümantasyonudur. Sorunun tüm boyutunu görebilirsiniz,' diye belirtti. Ekip, zamanla belirli alanlara daha fazla odaklanmayı ve gelecekte bireysel bina düzeyinde ölçümler alabilmeyi umduğunu aktardı. Geniş bir perspektiften bakıldığında, araştırmacılar bu teknolojiyi dünya genelinde doğal afetleri, faylardaki değişiklikleri, Antarktika gibi bölgelerdeki iklim değişikliğinin etkilerini ve daha birçok şeyi izlemek için kullanmayı hedeflediğini kaydetti. Rosen, bunun uyarı sistemlerini güçlendirmek için kullanılabileceğini, örneğin yanardağ patlamaları durumunda bilim insanlarının hükümetleri tahliye ihtiyaçları konusunda bilgilendirmesine olanak sağlayacağını açıkladı. Cabral, Meksika Şehri için bu teknolojinin sorunu daha iyi anlamada ve sonuçlarını hafifletmede büyük bir adım teşkil ettiğini belirtti. Yetkililerin onlarca yıldır bu sorunu büyük ölçüde göz ardı ettiği, ancak giderek artan su krizinin araştırma yatırımlarını teşvik ettiği vurgulandı. AP'nin bildirdiğine göre, NISAR uydu görüntüleri ve bunlarla birlikte gelen verilerin, bilim insanları ve yetkililer için bu sorunu nasıl çözeceklerini planlarken kritik önem taşıyacağı kaydedildi. Cabral son olarak, 'Durumu uzun vadede hafifletmek için ilk adım onu basitçe anlamaktır,' diye vurguladı.