Međunarodni monetarni fond (MMF), Avrupa Birliği (AB) bakanlarına sunduğu bir dokümanda yapay zekanın (YZ) Avrupa ülkelerindeki verimlilik oranını beş yıl içinde yaklaşık yüzde 1 artırabileceğini ancak eşitsizliğin artması, elektrik şebekeleri üzerindeki yükün artması ve teknolojiye olan bağımlılığın artması gibi riskler taşıdığını belirtiyor. Bu riskin, hükümetlerin ekonomik entegrasyonu derinleştirmedikleri takdirde daha da artabileceği vurgulanıyor.

MMF'nin Dublin'deki AB Finans Bakanları toplantısı öncesinde hazırladığı bu rapor, yapay zekanın kullanım ve maliyetlerinin ülkeler, bölgeler ve işçiler arasında eşitsiz bir şekilde dağıtılacağını belirtiyor. Ayrıca, teknolojiyi daha geniş kitlelere yaymak için AB'nin tek pazarını tamamlamasının faydalı olacağı vurgulanıyor. Bu durum, eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi ve Avrupa Komisyonu tarafından dile getirilen endişeleri de yansıtıyor.

MMF, gelişmiş Avrupa ekonomilerindeki yaklaşık %60 işçinin yapay zekanın etkisi altında olan işlerde çalıştığını tahmin ediyor. Rapor, bazıların yapay zeka araçları sayesinde daha verimli hale gelebilecekken, diğerlerinin rutin görevlerin otomasyonu nedeniyle işlerini kaybedebileceğini belirtiyor. Özellikle yapay zekanın insan gücünü tamamlamak yerine değiştirme olasılığı yüksek işlerde bu durum daha belirgin olabilir.

MMF'nin raporunda ayrıca Avrupa veri merkezlerinin şu anda kıtada elektrik enerjisinin yaklaşık %3'ünü kullandığını ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte talebin hızla artacağı belirtiliyor. Frankfurt, Londra, Amsterdam, Paris ve Dublin gibi büyük teknoloji merkezleri en riskli bölgeler arasında yer alıyor. Veri merkezi kümeleri zaten yerel elektrik şebekelerine baskı uyguluyor.

Bu sorunu çözmek için AB'nin uluslararası ağ altyapısına yatırım yapması ve Avrupa enerji piyasasının entegrasyonunu derinleştirerek bu riski azaltması gerekiyor.

Rapor ayrıca, ABD ve Çin'in yapay zeka model gelişiminde hakim konuma sahip olması nedeniyle Avrupa'nın stratejik bağımlılığın riskine karşı da uyarıyor. Rapor, AB'nin kendi yapay zeka endüstrisine önemli yatırımlar yaparak dış teknolojiye olan bağımlılığı azaltması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, yapay zekanın faydalarının ülkeler arasında ve hatta ülkeler içinde eşit şekilde dağıtılamayacağı belirtiliyor.

Bu bağlamda, gelişmiş ekonomilerin bu teknolojinin etkilerine daha iyi hazırlanmış olmaları nedeniyle daha büyük avantajlar elde edeceği öngörülüyor.