Momčilo Otašević, Sırbistan'ın tanınmış oyuncularından biri olarak, medya karşısında her zaman dikkat çekici bir figür olmuştur. Yıllarca hem yerel hem de uluslararası sahnelerde rol almıştır ancak özel hayatını kameralardan uzak tutmayı tercih eder. Tüm enerjisini, kendi ifadesiyle "yapmaya başladığı" oyunculuğa harcar.

Momčilo Otašević, Bojana Stijović'in yönettiği ve 39. Hersek Novi Film Festivali'nde "Živko Nikolić" ödülünü kazanan "Crna Truba" filminde Maksim karakterini canlandırıyor. Bu rol, Otašević için hem zorlayıcı hem de tatmin edici bir deneyim oldu.

Otašević, bu rolün kendisini konfor alanının dışında bıraktığını kabul ediyor ancak aynı zamanda bunun onun için en keyifli ve rahat hissettiği durum olduğunu belirtiyor. Ona göre, yoğun çalışma temposu, sürekli enerji harcaması ve duygusal olarak zorlayıcı sahneler onu mutlu eden bir ortam yaratıyor.

Otašević, özellikle de duygusal ve zorlu sahneleri sevdiğini söylüyor. Bu tür sahnelerde kendini en rahat hissettiğini ve bu durumun ona oyunculukta büyük bir tatmin sağladığını ifade ediyor<h1></h1>ediyor.

"Crna Truba" filminin sonu, izleyiciye Maksim'in kaderi hakkında kendi yorumunu yapma fırsatı sunuyor. Otašević, kendi yorumunu paylaşırken bu yorumun yönetmenler ve senaristlerle aynı olmadığını belirtiyor. Otašević, Maksim'in sonunda kendini teslim ettiğini düşünüyor ve filmin son sahnesinde karakterinin duygusal dönüşümünü yansıttığını savunuyor.

Filmde Otašević'in kardeşi rolünü Marko Janketić oynuyor. Bu proje, ikilisi için ilk ortak çalışma deneyimi oldu. Otašević, Janketić ile oyunculukta bir bağ kurduklarını ve bu durumun filmin sonunda izleyiciye yansıyacağını düşünüyor.

Otašević, Karadağlı olmasına rağmen son yıllarda Zagreb'de yaşıyor. Çocuklarının yanında olmak istediği için hayatı onu buraya yönlendirdi.

Otašević, televizyon dizilerinde uzun yıllar rol alarak önemli deneyimler kazandı. 16 yılda 2000'den fazla bölümde yer aldı ve bu tecrübenin kendisini film oyunculuğunda da geliştirmesine yardımcı olduğunu söylüyor.

Otašević, özel hayatını kameralardan uzak tutmayı tercih ediyor. Oyunculuk kariyeriyle zaten kamuoyuna açık olduğunu belirtiyor ve bunun yeterli bir şekilde eksponasyon olduğunu düşünüyor.

Otašević, özellikle de ünlülerin her anını paylaşma baskısına karşı çıkıyor. Ona göre, herkesin özel hayatında gizlilik hakkı olması gerektiğini savunuyor.

Otašević, çocuklarının yanında olmak için sürekli çabaladığını ve onlara strpilenmeyi öğretmeye çalıştığını söylüyor. Onlara her şeyin hemen elde edilemeyeceğini ve sabırla beklemenin önemini anlatıyor.

Oyuncunun kızı, babasının bir tiyatro oyununda sahne aldığında onu izledi ve bu deneyim Otašević için unutulmaz oldu. Kızının ona "Baba, bugün ilk defa hayatımda mutluluktan ağladım" demesi, onun için en değerli ödül oldu.