Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Genel Müdürü Kirill Dmitriyev, Çarşamba akşamı X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD ile Rusya arasındaki potansiyel projeler portföyünün 14 trilyon doları aştığını bildirdi. Moskova'nın, ABD'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması karşılığında tarihi bir ekonomik iş birliği anlaşması teklif ettiği belirtildi.

Dmitriyev'in bu tahmini, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin bu ay bahsettiği ve sözde "Dmitriyev paketi" olarak adlandırdığı 12 trilyon dolarlık tekliften 2 trilyon dolar daha fazla olarak kayda geçti. Dmitriyev, Zelenskiy'nin bu rakamını "asılsız haber" olarak nitelendirerek reddetti. Beyaz Saray'ın ise bu teklifler hakkında henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadığı aktarıldı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, geçen hafta yaptığı açıklamada, Moskova'nın ekonomik konularda ABD'ye "iş birliği teklif ettiğini" doğruladı ve her iki ülkedeki şirketlerin ilişkileri yeniden tesis etmeye potansiyel olarak ilgi duyduğunu vurguladı. Peskov, "Elbette Rus pazarına geri dönmek isteyen Amerikan şirketleri var." ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Bloomberg ajansının Rus üst düzey yetkilileri arasında dolaşan ve daha geniş bir ekonomik ortaklığın parçası olarak Rusya'ya dolar ödeme sistemlerine erişimin yeniden sağlanmasından bahseden bir iç memorandumla ilgili haberinin ardından geldi. Peskov, anlamlı bir iş birliğinin Rusya ile Ukrayna arasındaki barış anlaşmasına bağlı olacağını belirtti.

The Economist gazetesinde Salı günü yayımlanan bir analizde, önerilen projelerin nadir minerallerin çıkarılması, Arktik'te petrol ve gaz geliştirilmesi ve hatta Alaska ile Rusya'yı birbirine bağlayacak bir tünel inşaatını içerdiği ifade edildi. Gazete, belirtilen rakamları ABD Başkanı Donald Trump'ı "tatmin etmek için tasarlanmış bir abartı" olarak nitelendirerek, öngörülen gelirlerin Rusya'nın son yıllarda yaklaşık 2 trilyon dolar civarında seyreden yıllık gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) miktarını fazlasıyla aştığına dikkat çekti. Dmitriyev ayrıca, yaptırımların kaldırılmasının ABD'nin yararına olacağını ileri sürdü ve Amerikan şirketlerinin kısıtlamalar nedeniyle 300 milyar dolardan fazla kaybettiği yönündeki uzun süredir devam eden iddiasını yineledi.