Sırbistan'ın Sancak bölgesindeki Novi Pazar Vatandaşlar Kurulu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben bir açık mektup yayımlayarak, Erdoğan'ın Sancak'a yapacağı ziyareti, Boşnakları aşağılayan ve bölgede sistemik baskı uygulayan mevcut rejimin itibarını yapay olarak yükseltmek için kullanmaması çağrısında bulundu. Kurul, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in yakın zamandaki Ankara ziyaretinin ardından ve Erdoğan'ın Sancak'a beklenen gelişi öncesinde bu açıklamayı aktardı.

Açıklamada, diplomatik ilişkiler ve ekonomik işbirliğinin, Sancak'ta sistematik baskı uygulayan bir rejimin imajını yapay olarak yükseltmek için kullanılmaması gerektiği belirtildi. Özellikle, seçim yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın otoritesinin kötüye kullanılması tehlikesinin vurgulandığı kaydedildi. Kurul, bunun, Boşnakları ve Müslümanları temelde marjinalleştiren politikalara destek izlenimi yaratacağını dile getirdi. Novi Pazar ve Sancak'ta on yıllardır süregelen ekonomik boğulma, gençlik ve bilime yönelik baskılar, güvenlik baskıları, kutsallara hakaretler ve sistematik ayrılık tohumları ekme gibi "acımasız bir gerçekliğe" tanık oldukları ifade edildi. Mektupta, "Resmi protokollerde ortaklıktan bahsedilirken, Novi Pazar ve Sancak'ta daha acımasız bir gerçekliğe tanık oluyoruz" denildi. Vatandaşlar Kurulu, Sancak'ın son 30 yılda tek bir büyük fabrika açılmadığı için Avrupa'nın ekonomik ve ulaşım açısından "kör bağırsağı" haline geldiğini kaydetti. Havaalanı ve demiryolu altyapısı vaatlerinin gerçekleşmediği, kötü ve güvensiz yolların bölgeyi izole ettiği belirtildi. Sırbistan'daki rejimin, dini cemaatlere ve siyasi partilere müdahale ederek liderleri ve halkı ayrıştırarak iç çatışmaları derinleştirdiğini vurguladı. Bu yapay olarak yaratılan bölünmelerin, iade sürecini durdurmak için bahane olarak kullanıldığı ve cemaatlerinin el konulan malların iadesi hakkından mahrum bırakıldığı açıklandı. Boşnak dilinin tam kullanım hakkı ve kültürlerinin devlet televizyonunda (RTS) tanıtımının engellendiği, devlet yetkililerinin ise kendilerini aşağılayan retoriğe göz yumduğu ve desteklediği de aktarıldı.

Günlük yaşamın, kendilerini koruması gereken kurumlar tarafından uygulanan aşağılamalarla dolu olduğu bildirildi. Polis mensuplarının yeni soykırım ve Srebrenica şarkıları söylediği, ulusal frekanslı televizyonlarda yetkililerin alkışları eşliğinde Müslümanların, Boşnakların ve Türklerin onurunu zedeleyen milliyetçi şarkıların yankılandığına tanık olunduğu kaydedildi. Osmanlı döneminin en önemli kutsal yapılarından Sinan Bey Camii'ne idrarını yapan bir polis memurunun utanç verici eyleminin, tarihlerine ve inançlarına tam saygısızlık mesajı gönderdiği hatırlatıldı. Novi Pazar Devlet Üniversitesi'nin (DUNP) fiziksel şiddet sahnesine dönüştüğü, rejimin görevlendirdiği kabadayıların öğrencilere ve profesörlere saldırdığı, diyalog yerine bilimin onurunu savunanların montajlanmış davalar ve yeni suçlamalarla karşı karşıya kaldığı aktarıldı. Kurul, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın otoritesi ve itibarının, bu tür baskıcı politikaları uygulayan bir rejimin itibarını yükseltmek için seçim yılında kötüye kullanılmasından derin endişe duyduğunu belirtti. Halklarının çıkarlarının, kendilerini sistematik olarak aşağılayan bir iktidarla işbirliği prizmasından ibaret gösterilmesini yıkıcı bulduklarını dile getirdi. Mektupta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Novi Pazar'da her zaman hoş karşılanan bir misafir olduğu vurgulanarak, cemaatlerinin kalkınma, barış ve gerçek işbirliği arzuladığı ifade edildi. Ancak, Erdoğan'ın ziyaretinin kendilerini marjinalleştiren ve korku içinde tutan politikaların tanıtım aracı olarak kullanılmaması yönünde çağrıda bulunuldu. Sağlıklı bir yaşam ortamına, onurlu işlere ve kabadayısız eğitime sahip olma haklarından vazgeçmeyecekleri, geleceklerinin yıllardır kendilerini ekonomik olarak boğan ve ulusal olarak aşağılayanlara yaltaklanarak değil, hakikat ve adalet üzerine inşa edilmesi gerektiği mesajı iletildi.