Novi Sad'da düzenlenen bir televizyon programında, üniversite profesörleri ve öğrenciler, lustrasyonun toplumsal gereklilikleri ve akademik özgürlük meseleleri üzerine görüşlerini paylaştı. Gecenin tartışma konusu, lustrasyon yasasının toplum için ne anlam ifade ettiğiydi.

Programın moderatörü Olja Bećković'in sunduğu "Utisak nedelje" isimli yayına, iletişim bilimleri master öğrencisi Boris Kojčinović, Belgrad Üniversitesi'nden Politi̇k Bilgiler Fakültesi Öğrenci Parlamento Başkan Yardımcısı Vuk Aleksić, Belgrad Üniversitesi Politi̇k Bilgiler Fakültesi Dekanı Maja Kovačević ve emekli öğretim üyesi Vesna Rakić Vodinelić katıldı. Bećković, programa katılacak olan Prof. Jeleni Kleut'un katılamadığını, kendisinin işten çıkarıldığını ve bu durumun tartışma konusunu oluşturduğunu aktardı.

Kojčinović, Kleut'un senatodaki oylama sonucunu önceden tahmin ettiğini belirtirken, bu durumun akademik özgürlükler için tehlike oluşturduğunu ve mevcut yöneticilerin adil olmadığını vurguladı. “Rektör Dejan Madić, etik dışı eylemleriyle biliniyor ve şu an profesör Kleut'un uygunluğu hakkında karar veriyor," dedi.

Bećković, Rakić Vodinelić'e, Kleut'un durumunun geçmişteki benzer vakalarla ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceğini sordu. Rakić Vodinelić, Kleut'un mevcut iktidar tarafından hedef alındığını ve bu durumun ilgili tarafların geri dönüş yapmasının ne kadar zor olacağına dikkat çekti. Rakić Vodinelić, “Alınan kararlar, gerici bakış açısının yansımasıdır ve akademik dünyada değişim için mücadele etmek şarttır,” ifadesini kullandı.

Aleksić, Kleut’un senatoda aldığı minimal destekle ilgili olarak, “Bu, iktidarın üniversite üzerindeki baskısını göstermektedir. Üç aşamalı bir yöntemle, önce kişinin yetenekleri sorgulanıyor, ardından işten çıkarılıyor ve en son olarak da diğerlerini disipline etme süreci başlıyor," dedi.

Dekan Kovačević ise, iktidarın baskıları karşısında kararlı duruş sergilemenin önemine değinerek, gelecek süreçte benzer durumların yaşanabileceğinden duyduğu endişeyi dile getirdi. “Toplumun içine düştüğü bu karanlık dönem, üniversiteler için bir dönüm noktası olabilir," dedi.

Kojčinović, 6 Ekim 2000 sonrası yaşanan olumsuz sonuçlara atıfta bulunarak, lustrasyonun şart olduğunu kaydetti. “Toplum, geçmiş hatalardan ders alarak, sorumluluk sahiplerini belirlemek durumundadır,” vurgusunu yaptı.

Katılımcılar, lustrasyon ve yolsuzlukla mücadelenin yalnızca bireylerin değil, tüm toplumun meseleleri olduğunu belirtirken, bu konudaki direnişlerinin devam edeceği sinyalini verdiler. Uluslararası platformda Türkiye'nin lustrasyon konusundaki görüşlerini etkilemeyeceğini ifade eden öğrenciler, bu sorunun Türkiye’deki üniversite ortamında da tartışılması gerektiği görüşünde birleşti.