Alanović, "Hiçbir ultimatuma katılmamız mümkün değil. Dekan ve yönetimin görevi, fakültenin işleyişini sağlamaktır. Bu nedenle, birkaç kez toplanan öğrencilere seslendim. Ancak bu, polis çağırdığım anlamına gelmiyor. Blokadayı sonlandırmaları için sürekli talepte bulundum" şeklinde konuştu. Öğrencilerin yurtdışına yatak, zincir ve battaniye getirmeye başlamasıyla, bir eylemin gerekli olduğunu kaydetti.

Alanović, profesör Jelena Kleut'un işten çıkarılmasının ardından fakültenin blokajda kalmasının, kurum için ciddi olumsuz sonuçlar doğuracağını ve bu durumun çözülmemesi halinde fakültenin kapanmasına neden olabileceğini belirtti. "Protestonun sebeplerini anlıyorum, ancak bunun sonuçları yüzünden de rahatsızım. Hem derslerin ve sınavların kim tarafından verileceği, hem de programların akreditasyon süreci aksayacak" dedi.

Ayrıca, polisin müdahale şekli hakkında yorum yapamayacağını aktaran Alanović, eylem sırasında herhangi bir yaralanma görmediğini belirtti. "Birinin zarar gördüğünden dolayı üzgünüm ama burada yeterince güvenli giriş çıkış sağlanamadı" ifadesini kullandı.

Son olarak, öğrencilere karşı bir düşmanlık hissetmediğini ifade eden Alanović, yapılan taleplerin anlaşılabilir olduğunu ve devletten beklenen sorumlulukların yerine getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. "Blokajı asla desteklemedim, ancak yapılan taleplerin anlamlı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.