İran ile İsrail arasındaki çatışmaların patlak vermesi, küresel enerji piyasasını derinden sarsarak ham petrol fiyatlarında ani bir yükselişe yol açtı. Peki, ham petrolün küresel piyasadaki fiyatı nasıl belirleniyor, nereden geliyor ve en önemli türleri hangileri?

Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından petrol fiyatları hızla yükseldi. Avrupa piyasası için kilit öneme sahip Kuzey Denizi petrolü Brent'in varil fiyatı, geçtiğimiz cuma günü yaklaşık 72 dolardan geçici olarak 85 doların üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 17 oranında artış kaydetti.

Tagesschau'nun aktardığına göre, küresel piyasada ham petrol genellikle vadeli işlemler yoluyla alınıp satılıyor. Bu durum, alıcının sipariş edilen miktarı hemen değil, belirli bir süre sonra alması anlamına geliyor. Vadeli sözleşmeler genellikle aylık bazda yapılır ve pratik uygulamada, spekülasyonu teşvik eden ve fiyat hareketlerini etkileyen vade sonundan önce sıklıkla yeniden satılırlar. En yüksek işlem hacmi genellikle ilk vadesi dolan sözleşmede olduğundan, finans piyasalarında en çok bu sözleşme takip ediliyor.

Fiyat oluşumunda sadece arz ve talep etkili olmuyor. Petrol küresel olarak Amerikan doları cinsinden işlem gördüğü için döviz kuru da önemli bir rol oynuyor. Zayıf bir dolar emtiaları ucuzlatabilirken, güçlü bir dolar genellikle daha yüksek fiyat anlamına geliyor.

Ham petrolün kalitesi esas olarak kükürt içeriğine bağlıdır ve buna göre hafif ve ağır olarak ayrılır. Kükürt, yüksek oranı rafineriyi daha karmaşık ve pahalı hale getirdiği için istenmeyen bir bileşendir; bu nedenle hafif petrol genellikle daha pahalıdır. Diğer önemli bir kriter ise yoğunluğudur, çünkü birçok rafineri sadece belirli türde ham petrolü işlemeye uygun olduğundan, fiyat hareketleri çoğunlukla önde gelen piyasalarda işlem gören referans türlere göre belirleniyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde kilit tür West Texas Intermediate (WTI) iken, Avrupa'da Kuzey Denizi'nden Brent referans olarak kabul ediliyor. Her ikisi de yüksek kaliteli hafif petrol türleri olup rafinerilerde benzin veya dizel gibi türevlere nispeten kolayca işlenebiliyor. Diğer türlerin fiyatları, esas olarak kükürt içeriğine göre bu referans türlere göre belirleniyor. Suudi Arabistan, Arab Light ihraç ederken, Venezuela'nın yüksek kükürt içerikli çok ağır petrol rezervleri bulunuyor; en önemli Rus petrol türü Ural da nispeten yüksek kükürt içeriğine sahip.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) yakın zamanda piyasada bu yıl aşırı arz olabileceği konusunda uyardı. Bu durum, OPEC+ ittifakına dahil ülkelerin üretim artışıyla ilişkilendiriliyor. Artan arz, geçtiğimiz yılın ikinci yarısında fiyat düşüşlerinin nedenlerinden biriydi. Aralık ayında Brent varil başına yaklaşık 60 dolardan işlem görürken, İran ile yaşanan çatışma fiyatı yaklaşık 85 dolara yükseltti. Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki ani artışın dünya genelindeki ülkelerin ekonomik kalkınması için risk oluşturabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Bu durumun ne kadar süreceği, mevcut çatışmanın ne kadar devam edeceğine büyük ölçüde bağlı.

Amerika Birleşik Devletleri şu anda dünyanın en büyük petrol üreticisi konumunda ve üretimini artırması, Donald Trump döneminin enerji politikasının önemli bir parçasıydı. Suudi Arabistan ve Rusya sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada yer alıyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın fiyatlardaki aşırı yükselişi hafifletmek için üretimi nispeten hızlı bir şekilde artırabileceğini belirtiyor.

Petrol tankerleri ve rafinerilere tedarik sağlayan petrol boru hatları, küresel ham petrol taşımacılığında kilit rol oynuyor. Süveyş Kanalı'nın yanı sıra, İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı da büyük öneme sahip, çünkü 2023 yılında dünya petrolünün neredeyse yüzde 20'si bu geçiş noktasından taşındı. Trump'ın Amerikan donanmasının, gerekirse bu boğazdan geçen tankerlere eşlik edeceğine dair duyurusu bile fiyat artışını durdurmadı, sadece yavaşlattı.