İki Amerikalı askeri yetkilinin aktardığı bilgilere göre, Orta Doğu'ya yaklaşık 2.500 Amerikan deniz piyadesinin konuşlandırılması, İran'daki savaşta yeni bir aşama olarak belirtildi. İran güçlerinin Hürmüz Boğazı'na yönelik saldırılarını artırmasıyla birlikte, 31. Deniz Piyadeleri Seferi Birliği'nin, İran ordusunun dünyanın petrolünün beşte birinin geçtiği bu dar su yolunu mayınlama kabiliyetinin Pentagon'u endişelendirmesi sebebiyle kritik bir konumda görev yapacağı kaydedildi. Amerikan hava saldırıları İran'ı büyük savaş gemilerinden vazgeçmeye ve uçaklardan kaçabilen mayınlarla donatılmış hızlı botları konuşlandırmaya zorladı. Bu botların muhtemelen Hürmüz Boğazı'na daha yakın adalardan oluşan takımadalardan kalkacağı belirtildi. Hint-Pasifik bölgesinden 31. Deniz Piyadeleri Seferi Birliği'nin önümüzdeki günlerde gelişiyle Pentagon'un adalara hızla saldırı başlatabileceği aktarıldı. Birliğin kabiliyetlerine aşina emekli üst düzey bir yetkili, piyade deniz piyadelerinin lojistik ve hava desteğiyle saldıracağını New York Times portalına bildirdi. Ancak, bu durum gerilimin tırmanma riskini artırdığı vurgulandı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'da Başkan Nicolas Maduro'yu tutuklamak için Ocak ayındaki saldırı gibi, kısa vadeli faydalar sağlayabilecek ancak ters giderse felaketle sonuçlanabilecek küçük çaplı askeri operasyonları hızla onayladığı kaydedildi. Trump, sosyal medya üzerinden Amerikan ordusunun İran'ın kilit limanı ve petrol ihracat merkezi olan Harg Adası'na büyük bir bombardıman saldırısı düzenlediğini açıkladı. Amerikalı lider, saldırının adadaki askeri güçleri "tamamen yok ettiğini" ancak Pentagon'a "nezaket nedenleriyle" petrol altyapısına zarar vermemesi talimatını verdiğini belirtti. ABD ve İsrail'in geçen ay sonunda İran ile savaş başlatmasından bu yana küresel petrol fiyatları yüzde 40 oranında arttığı kaydedildi. Bölgede halihazırda bulunan 50.000 Amerikan askerine kıyasla deniz piyadelerinin sayısının nispeten küçük olduğu belirtildi. Bununla birlikte, askeri komutanların deniz piyadeleri birliklerini, hızlı bir şekilde asker ve araç birliklerini sahaya sevk edebilmeleri nedeniyle takdir ettiği vurgulandı. Emekli üst düzey bir savunma yetkilisi, Hürmüz Boğazı'nda deniz piyadelerinin gemilerine, refakatçi tankerlere ve diğer gemilere yerleştirilen karıştırma cihazlarını kullanarak insansız hava araçlarına karşı operasyonlar da yürütebileceğini aktardı. Deniz piyadeleri seferi birliklerinin genellikle, kısa güverteli amfibi hücum gemisi de dahil olmak üzere birkaç gemiyle konuşlandırıldığı bildirildi. Diğer gemilerin ise piyade deniz piyadelerini, toplarını ve hem suda hem de karada hareket edebilen amfibi araçları gemiden kıyıya çıkarmak için taşıdığı belirtildi. Venezuela'daki savaşı destekleyen doğu kıyısındaki seferi birim ve Orta Doğu'ya konuşlandırılan 31. Deniz Piyadeleri Seferi Birliği (31. birim genellikle Japonya'nın Okinawa kentinde konuşlanıyor) ile Pasifik bölgesindeki Kore ve Tayvan dahil operasyonları destekleyecek hızlı tepki kuvvetlerinin bulunmayacağı açıklandı. Eski üst düzey bir Amerikalı savunma yetkilisi, bu durumun, kritik hava savunmalarının Güney Kore'den Orta Doğu'ya kaydırılmasıyla birlikte Amerikan savunmasında ek bir boşluk bıraktığını kaydetti. Geçmişte, halk arasında "Amerika'nın 9-1-1 kuvveti" olarak bilinen deniz piyadeleri seferi birliklerinin çatışma bölgelerine konuşlandırıldığı, büyükelçilikleri tahliye ettiği ve korsanlara karşı operasyonlar yürüttüğü aktarıldı. 15. Deniz Piyadeleri Seferi Birliği'nden deniz piyadelerinin, ABD'nin 2001'deki Afganistan işgali sırasında sahadaki ilk geleneksel Amerikan kuvvetleri arasında yer aldığı belirtildi.